Prim ne demek? | Prim anlamı nedir? | Prim

Prim anlamı nedir?

Prim ne demek?

Prim anlamı nedir?

Prim | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: prim

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Sigortalara ödenen ücret. 2. Bir işe heveslendirmek için mükâfat olarak verilen para. 3. Pay senetlerinin asıl fiyatı İle piyasa fiyatı arasındaki fark.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

premium. bonus. bounty. contango.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonus. bounty. premium. incentive payment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The privet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Formal; precise; affectedly neat or nice; as, prim regularity; a prim person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To deck with great nicety; to arrange with affected preciseness; to prink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To dress or act smartly. dress primly contract one's lips; 'She primmed her lips after every bite of food' assume a prim appearance; 'They mince and prim'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

premium. advance premium. bonus. bounty. contribution. option money. optional money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assume a prim appearance; 'They mince and prim'. contract one's lips; 'She primmed her lips after every bite of food'. dress primly. affectedly dainty or refined. exaggeratedly proper; 'my straitlaced Aunt Anna doesn't approve of my miniskirts'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Primary. primary. short for primary recovery: recovery of oil and gas from a reservoir using only the natural pressure of the reservoir itself to force the oil or gas out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Prime Interest Rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. (-med,- ming) fazla resmi, çok ciddi, usule fazla meraklı; f. çok resmi davranmak, ciddi tavır takınmak. primly z. fazla resmi olarak. primness i. fazla ciddiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Premium on Issued Shares)

Ortaklıkların hisse senetlerini nominal değerinin üzerinde bir fiyatla ihraç etmeleri sonucunda satış fiyatı ile nominal değer arasında oluşan farktır. Bu gelir, ortaklıklar için vergiden muaf bir gelir olup bilançolarının pasif bölümünde özkaynak kaleminde yer alır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İpekli basma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

print.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gedruckt. bedruckt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Burundan, genizden konuşmak (eski kelime).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Lat. baskı ruhsatnamesi (özellikle Katolik Kilisesi tarafmdan verilen).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). 1. Toz İken sıkıştırılarak hap halina konmuş İlâç. 2. Buna benzer türlü şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tablet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. dış görünüşe göre, yüzünden, ilk bakışta. prima facie evidence huk. karşıtı ispatlanıncaya kadar geçerli olan delil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önce gelme, ileri gelme; baş papazlık; papalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Operada baş kadın rolünü oynayan artist.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prima donna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prima donna. diva.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prima donna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

primadonna; k.dili sinirli ve kibirli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gemiye yükletilen mallara iyi bakılsın diye eskiden gemicilere ve süvariye verilen para; kaptan aidatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. esasi, asli; baş, başlıca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. asıl, ana, asli, birinci, esasi; başlıca, ileri gelen; ilkel, ilksel, iptidat; i. birinci sırada olan şey; A.B.D. parti adaylarının seçimi. primary coil transformatörde ana sargı. primary school ilkokul. primar'ily z. evvela; aslında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. zooloji). Bütün maymun çeşitlerini içine alan memeliler takımı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. primate

hay. b. maymun

Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baş piskopos; zool. primat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kullanıma hazırlamak; top veya tüfeğe ağızotu koymak; (boya) astar vurmak; talimat vermek, ne söyleyeceğini öğretmek (şahit); içki içirip sarhoş etmek. prime the pump tulumbanın silindirine su döküp işlemeye hazırlamak; ticareti hızlandırmak için pa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayatın olgunluk devri; bir şeyin en mükemmel olduğu devir; başlangıç; seçkin şey; mat. asal sayı; dakika için kullanılan (') işareti. the prime of life hayatın en dinç ve güzel devresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. baş; birinci; ilk; asıl, asli; mat. asal (sayı). prime cost asıl fiyat, maliyet. prime meridian baş meridyen. prime minister başbakan. prime mover ana kuvvet. prime number asal sayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. prime time

altın saatler

Televizyonun en çok izlendiği saatler.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tüfeğin ağızotu, falya barutu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. okuma kitabı; herhangi bir konu hakkında kısa ilk kitap. great primer matb. on sekiz puntoluk harf. long primer matb. on puntoluk harf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilksel, ilkel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işlemeye hazırlama (tulumba); yemleme, ağızotu, falya barutu; astar boya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ilk defa çocuk doğuran; ilk doğuma ait. primipara i., tıb. ilk defa doğuran kadın, yalnız bir çocuk doğurmuş olan kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. primitif

fel. ilkel

Zaman bakımından en eski olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(1). MS 1500 yılından önce yaşamış ressamların çoğunlukla arkaik tarzda yapılmış resimlerine verilen ad. 2. Sanatta, kendini eğitmiş ve/veya resimlerinde sade bir üslup kullanan sanatçıların çalışmaları. 3. Afrika zencileri, Okyanusya ve Amerikan kızılderililerinin sanatı. Terim, bu anlamıyla üçüncü dünya ülkeleri sanatını aşağılayıcı bir niteliğe sahiptir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ilk, asli, eski, evvelki; iptidai, ilkel, ilksel; basit, kaba, eski usul; gram. kurala bağlı olmayan, türetilmemiş; i. kurala bağlı olmayıp işitilerek öğrenilen kelime; mat. bir denklemin basit ve esas şekli; ilkel sanata benzer resim yapan res

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilkelcilik. primitivist i. ilkelcilik yanlısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. primitivisme

fel. ilkelcilik

1. Avrupa sanatının çağımıza kadar geçirdiği gelişmelerden habersiz görünen, ilkel ulusların sağlam, kaba, saf, yalın biçimli sanatını benimseyen görüş. 2. İlkellik özlemini ileri süren düşünce akımlarının genel adı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(1) İçinde primitif öğeler taşıyan sanat. (2) Rusya`da 1905 ile 1920 arasında gelişen, kübizm ve fütürizm düşüncesi ile Rus halk sanatının etkisinde gelişen sanat hareketi. Larinov, Goncharova ve Malevich`in ilk dönem çalışmaları örnek gösterilebilir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilk cet, ata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilk evlât olma; huk. büyük evlât hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. başlangıçta mevcut olan, ilk; esasi; biyol. bir fert veya uzvun ilk büyüme devresinde görülen; i. temel ilke.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. itina ile giyinip makyaj yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. çuhaçiçeği, bot. Primula veris; s. çuhaçiçeğine ait; çiçekli, çiçeği çok; açık sarı. the primrose path zevk ve sefa yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ana kuvvet, hareketin ilk kaynağı; doğudan batıya doğru yirmi dört saatte dönerek gökcisimlerini taşıyan hayali gök küresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. eşleri arasında birinci olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. azar, paylama, tekdir; f. azarlamak, tekdir etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance premium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insurance premium. premium paid for insurance. class rate. insurance portfolio. policy premium. rate of insurance. insurance rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by