Punt ne demek? | Punt anlamı nedir? | Punt

Punt anlamı nedir?

Punt ne demek?

Punt anlamı nedir?

Punt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: punt

Türkçe Sözlük

(i.). Punduna getirmek ve punckrnu bulmak = Tam zamanını, sırasını btilmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To play at basset, baccara, faro. or omber; to gamble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Act of playing at basset, baccara, faro, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A flat-bottomed boat with square ends.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is adapted for use in shallow waters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To propel, as a boat in shallow water, by pushing with a pole against the bottom; to push or propel with exertion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To kick before it touches the ground, when let fall from the hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of punting the ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To boat or hunt in a punt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To punt a football. a kick in which the football is dropped from the hands and kicked before it touches the ground; 'the punt traveled 50 yards'; 'punting is an important part of the game' an open flat-bottomed boat used in shallow waters and propelled by

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reckoning. position. appropriate time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kick in which the ball is dropped from the hands and kicked with the instep before it reaches the ground Punts usually occur when it is fourth down for a team that does not want to risk losing possession by trying for a first down, but is too far away f

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A flat bottomed boat propelled up by means of a long pole thrust against the bottom of the river, or shallow water Punting is a very popular activity in the Summer term, especially on the Cherwell It is not as difficult to manage as it looks, although occ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kick on which the ball is dropped and kicked before it reaches the ground A goal cannot be scored with a punt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A type of kick used to get the ball downfield, usually on fourth down The punter takes a long snap from center, and then kicks the ball before it hits the ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The dome shaped indentation in the bottom of a wine bottle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is the concave indentation in the bottom of certain wine bottles--especially those containing sparkling wine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When a team kicks the ball because they can't score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kicking technique used by goalkeepers The goalkeeper drops the ball and kicks it before it touches the ground. the hollow in the base of a wine bottle The French term is Pointe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A goalkeeping distribution technique where the ball is dropped from the hands and then kicked off the laces of the soccer shoe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A semimythical land that the Egyptian texts refer to as a source for trade Its exact location is still unclear, but it was south of Egypt, perhaps in modern day Somalia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To bump someone from behind, usually causing a spin Tactic perfected by many popular NASCAR drivers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When the ball is dropped from the kicker's hands and kicked before hitting the ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When a goalkeeper kicks the ball high down field toward the opposing goal. formerly the basic unit of money in Ireland; equal to 100 pence. an open flat-bottomed boat used in shallow waters and propelled by a long pole. a kick in which the football is dro

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. Amerikan futbolunda top yere düşmeden tekme ile çelmek, topu uzağa tekmelemek; i. top yere düşmeden tekme ile çelme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. altı düz sandal; f. böyle sandalı sırıkla sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. faro denilen iskambil oyunu ile kumar oynamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (müz). kontrpuana ait , iki veya daha çok sayıda melodinin bir arada çalınmasından meydana gelen; )bak). counterpoint.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kopmuş parça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken bit. fragment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. i.). Vapurda ince demir sütün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Matbaacılıkta harflerin ve aralıkların boyunu bildiren ölçü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point. type size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A point or hit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point. point. size of type. centre. center. font. typeface.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. camcılıkta sıcak cama şekil vermek için kullanılan demir çubuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by