Quit ne demek? | Quit anlamı nedir? | Quit

Quit anlamı nedir?

Quit ne demek?

Quit anlamı nedir?

Quit | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ted, -ting) s., i. bırakmak, geçmek, vaz geçmek; kesilmek, durmak, dinmek; gitmek; terketmek; k.dili işten ayrılmak; ödemek; s. kurtulmuş, serbest; arı; i. bırakma, terketme. be quits k.dili hesaplaşmış olmak. cry quits yeter artık demek. double or

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). suçsuz çıkarmak, beraat ettirmek. acquit oneself görevini yapmak; davranmak hareket etmek. acquit oneself well vazifesini iyi yapmak. be acquitted beraat etmek, temize çıkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). suçsuzluk hükmü, beraat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zimmetten kurtulma; ibra senedi, makbuz,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskilik, antikalık; eski zamanlar, eski zaman adamları, eski zaman medeniyeti; (gen). (çog).. eski zaman kalıntıları; çok ihtiyar kimse, çok eski şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) tarafsız, bitaraf,adil, insaflı, haktanır; (huk.) adalet ve nısfete uygun; mahkemede müdafaası mümkün. quitableness (i.) insaf, adalet; tarafsızlık. equitably (z.) insafla, adaletle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) binicilik, atıcılık .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) adalet, insaf, hakkaniyet,denkserlik; (huk.) resmi kanunlara ilave edilen adalet üzerine kurulmuş kurullar ve evvelki emsal; (huk.) davalı ve davacı arasında eşitlik ve denkserlik namına verilen karar; (tic.) borç ve ipotekten sonra firma ve sahibini

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. insafsız, haksız, adalete aykırı. inequitably z. adaletsizce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. insafsızlık, haksızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. günah; kötülük; haksızlık, adaletsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'ya mahsus baklagillerden bir çeşit ağaç veya çalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sivrisinek. mosquito fleet den., argo kücük harp gemilerinden meydana gelen donanma. mosquito net cibinlik. mosquito netting cibinlik kumaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(man.) ilgisiz sonuç, mantığa sığmayan sonuç: konuşulanla ilgisi olmayan söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yakınlık, hısımlık, akrabalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ayrık otu, botç Agropyron repensç

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. özellikle gayri menkul mülkün talep ve dava haklarından tamamen vaz geçme; ibraname; f. haklarından vaz geçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. tamamen, bütün bütün, her yönüyle, gerçekten, hakikaten; k.dili epey. quite a bit, quite a lot epeyce; pek çok defa. quite a man harika adam. quite a view şahane manzara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Quito, Ekvador'un başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski derebeylik sisteminde bir mülkün kirasını ödeyerek başka her türlü görevden bağışık olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. affolunma, borçtan veya yükümden kurtuluş, temize çıkma; aklama belgesi, ibraname, alındı, makbuz; bedel, ücret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işi tamamen terkeden kimse, işten çekilen kimse; sözünden dönen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. at toynağındaki irinli yara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karşılığını verme, mukabele, karşılık, lâyığını verme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. karşılığını yapmak veya vermek; mükâfat veya ceza vermek; telafi etmek, acısını çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aynı zamanda her yerde mevcut, hazır ve nazır. ubiquitously z. her zaman bulunarak. ubiquitousness i. her yerde hazır olma veya bulunma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aynı zamanda her yerde veya bir çok yerlerde mevcut olma; başı ve sonu olmadan mevcut olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karşılık görmeyen, karşılıksız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by