Rafi ne demek? | Rafi anlamı nedir? | Rafi

Rafi anlamı nedir?

Rafi ne demek?

Rafi anlamı nedir?

Rafi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rafi

Türkçe Sözlük

(I. A. «ref’» den if.) (mü. râfia). 1. Kaldıran, yükselten (Allah’ın 99 adından biridir). Yâ râfî. 2. (anatomi). Gözkapağı gibi bazı organları yukarı kaldırmaya yarayan (kas ve sinir).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kaldıran, yücelten, yükselten. Allah’ın isimlerinden, (bkz.Abdürrafi’). Rafi’ b. Hadic, sahabeden.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Rafı’nin kulu. (bkz.er-Rafi). Allah’ın isimlerinden

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good judge of character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yazma kabiliyetinin kaybı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Yun.

ruh b. yazma yitimi

Ellerinde, parmaklarında hiçbir sakatlık olmamasına karşın ruhsal sebeplerle yazma melekesini yitirme.


Yabancı Kelime by

Genel Bilgi

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testinden ağza atılacak bir şekerle veya sakızla kurtulmak mümkün değildir. Alkol aldığımızda veya sarımsak, soğan benzeri keskin kokulu yiyecekleri yediğimizde nefesimiz kokar. İstediğimiz kadar ağzımızı yıkayalım, dişlerimizi fırçalayalım, şeker yiyelim veya sakız çiğneyelim, fark etmez bu kokuyu tam olarak giderenleyiz.

Bu kokuların nedenleri ağza veya boğaza bulaşan alkol, ağızda dişlerin arasında kalan yiyecekler değildir. Onlar ağzın yıkanması ile giderilebilir. Bu kokular mideden de gelmez, çünkü yiyecek gitmediği zamanlarda yemek borusunun ucu hep kapalıdır. Tüm bu alkol ve kokulu yiyeceklerin molekülleri midedeki hazım sırasında mide duvarından geçerek kana karışır. Böylece akciğerlere ulaşarak nefesle beraber çevreye yayılırlar.

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testlerinde, nefesteki dolayısıyla kandaki alkol miktarı ölçülür. Cihaza üflemeyle dışarı verilen havanın 2.000 santimetreküpü kanda bulunan alkol miktarını gösterir. Bu oran, alınan alkol miktarının kişinin ağırlığına bölünmesi ve erkeklerde 0.7, kadınlarda ise 0.6 katsayısının çarpılması ile hesaplanabilir.

Bu katsayılar arasındaki farkın nedeni, aynı vücut ölçüleri ve yağ oranlarına sahip bir kadın ve erkek üzerinde yapılan deneylerde, her ne kadar alkolün yüzde 20’si midede, yüzde 80’i ince bağırsaklarda kana karışsa da, kadınlarda alkolün midede daha az parçalanarak kana karışım oranının yüzde 30 daha fazla olması, kadınların daha çabuk sarhoş olmaları ve sarhoşluğun daha uzun sürmesinin gözlemlenmesidir.

Bir kadeh sek rakı veya iki bardak şarap kanda 40 gram alkol bulunması anlamına gelir. Böyle bir doz 75 kilo ağırlığındaki erkekte 40((75XO,7)=0.76 gr/litre sonucunu verir ki, trafikteki yasal limiti aşar.

Bu miktarda alkolü 60 kilo ağırlığındaki bir kadın aldığında suçlu olur, çünkü hesaba göre kanında 40( (60x0,6)= 1.1 gr/litre alkol çıkar.

İnsanlarda bir litre kandaki alkol oranı 0,5 gramı geçtikten sonra refleksler yavaşlar, sürücü bilincine hakim olamaz. Bu da ciddi kazalara yol açar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testinden ağza atılacak bir şekerle veya sakızla kurtulmak mümkün değildir. Alkol aldığımızda veya sarımsak, soğan benzeri keskin kokulu yiyecekleri yediğimizde nefesimiz kokar. İstediğimiz kadar ağzımızı yıkayalım, dişlerimizi fırçalayalım, şeker yiyelim veya sakız çiğneyelim fark etmez, bu kokuyu tam olarak gideremeyiz.

Bu kokuların nedenleri ağza veya boğaza bulaşan alkol, ağızda dişlerin arasında kalan yiyecekler değildir. Onlar ağzın yıkanması ile gideribilir. Bu kokular mideden de gelmez, çünkü yiyecek gitmediği zamanlarda yemek borusunun ucu hep kapalıdır. Tüm bu alkol ve kokulu yiyeceklerin molekülleri midedeki hazım sırasında mide duvarından geçerek kana karışır. Böylece akciğerlere ulaşarak nefesle beraber çevreye yayılırlar.

Trafik denetlemelerinde yapılan alkol testlerinde, nefesteki dolayısıyla kandaki alkol miktarı ölçülür. Cihaza üflemeyle dışarı verilen havanın 2.000 santimetreküpü kanda bulunan alkol miktarını gösterir. Bu oran, alınan alkol miktarının kişinin ağırlığına bölünmesi ve erkeklerde 0.7, kadınlarda ise 0.6 katsayısının çarpılamsı ile hesaplanabilir.

Bu katsayılar arasındaki farkın nedeni, aynı vücut ölçüleri ve yağ oaranlarına sahip bir kadın ve erkek üzerinde yapılan deneylerde, her ne kadar alkolün yüzde 20’si midede, yüzde 80’i ince bağırsaklarda kana karışsa da, kadınlarda alkolün midede daha az parçalanarak kana karışım oranının yüzde 30 daha fazla olması, kadınların daha çabuk sarhoş olmaları ve sarhoşluğun daha uzun sürmesinin gözlemlenmesidir.

Bir kadeh sek rakı veya iki bardak şarap kanda 40 gram alkol bulunması anlamına gelir. Böyle bir doz 75 kilo ağırlığındaki erkekte 40(75*0,7)=0,76 gr/litre sonucunu verir ki, trafikteki yasal limiti aşar.

Bu miktarda alkolü 60 kilo ağırlığındaki bir kadın aldığında suçlu olur, çünkü hesaba göre kanında 40(60*0,6)=1,1 gr/litre alkol çıkar.

İnsanlarda bir litre kandaki alkol oranı 0,5 gramı geçtikten sonra refleksler yavaşlar, sürücü bilincine hakim olamaz. Bu da ciddi kazalara yol açar.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the lower part. the underside. remainder. the rest. the outcome. all that is involved (is only.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. angiographie

tıp damar görüntüleme

Damar içine X ışınlarını geçirmeyen bir madde verildikten sonra damarların filminin alınması.


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

iMac’ın yeni grafik kartı.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Bir sıvı karışımındaki metal miktarlarını saptayan analiz yöntemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paternal line. paternal side.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. bibliographie

kaynakça

Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bibliography. bibliography kaynakça.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bibliography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. biographie

öz geçmiş

Bir kimsenin doğumundan yaşadığı güne kadar geçirdiği belli başlı evreleri içeren yazı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life history.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biography. autobiography. life. life history. memo. memoir. personal record.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. Y). Basılacak resim veya yazıların kalıbını çinko üzerine çıkarmak sanatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Y.) (mü. coğrâfiye). Coğrafya ilmine mensup, coğrafya ile alâkalı. Encümen-i coğrafî; tahkikaat-ı coğrâfiye. (c.) CoğrâfiyyUn: Coğrafya ilmiyle uğraşan, bu ilmin mütehassısı, coğrafya bilgin ve muharrirlerinden olan: Coğrâfî-i İdrîsî = Ünlü coğrafyacı Idrisî. Meşâhir-i coğrâfîyyûr.dan Istahri = Unlü coğrafyacılardan Istahrî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geographic. geographical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geographical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geographical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yazı makinesiyle yazma işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. sosyoloji). İnsan topluluklarının durum ve gelişimini konu olarak alan istatistik. Nüfus coğrafyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

İnsan topluluklarının istatistik karakteriyle ilgilenen sosyoloji ve antropoloji dalıdır. Özellikle toplam nüfus, yoğunluk, doğum ve ölüm oranları, göçler, evlilikler vb olayları inceleyen bilim dalıdır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. démographie

nüfus bilimi

İnsan nüfusunu yapı, gelişme ve dağılım açısından inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demography. vital statistics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. démographique

nüfus bilimsel

Nüfus bilimiyle ilgili.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demographic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demographic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. epigraphie

yazıt bilimi

Konusu, yazıtları incelemek olan tarihe yardımcı bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

around. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

around.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

around. about. around. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

around. circum -.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). İstendiği zaman tekrarlatmak üzere ses titreşimlerini iz halinde tesbit etme işi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. graphique

çizge

Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş biçim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chart. graph. tableau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chart. graph. graphic. diagram. graphics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagram. graph. graphic. chart. profile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diagram , graphic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Grafik ekolayzer, önceden tanımlanmış farklı frekans aralıklarının özelliklerini etkiler. Bu değerler ayrı ayrı ya da farklı stiller için önceden belirlenmiş değerler seçilerek ayarlanabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead. graphite. black lead. plumbago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graphite. black lead. blacklead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plumbago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Bir bölgedeki yeraltı ve yerüstü sularının tamamı ve bunları inceleyen ilim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1) Dinsel içerikli sanat yapıtlarında, dinsel olay ya da kişi ile ilgili tipleşmiş hatta bir ölçüde standartlaşmış biçim düzenlerini veya kalıplarını inceleyen bilimsel disiplin. (2) Simgesel dil.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir zamanlar herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok geçerli bir sebep vardı.

Yüzyıllarca önce yolun karşısından gelenin dost mu, yoksa düşman mı olduğunu kestirmek mümkün değildi. İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için, yolun solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarını emniyete alır, sağ ellerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi.

Yolun solundan seyahat, ilk defa 1300 yıllarında, papanın Roma’ya gelecek hacıların yolda karmaşaya sebep vermemeleri için, yolun solundan gitmelerini söylemesiyle resmileşti ve yüzyıllar boyu devam etti.

18. yüzyılın sonlarında ABD’de birçok atın çektiği posta arabalarında, sürücü koltuğu yoktu ve sürücü en arkada ve soldaki atın üstünde oturuyordu. Bu da yolun solundan gidildiğinde karşıdan geleni ve yolun kontrolünü zorlaştırıyordu.

Çok geçmeden ABD’de trafik sağdan işlemeye başladı. Fransız İhtilali sırasında, ihtilalin liderlerinden Maximilien Robespierre, büyük bir olasılıkla Katolik kiliseye meydan okuyanlara bir jest olsun diye, Parislilerden yolların sağından gitmelerini istedi.

Bir süre sonra aslında kendisi de bir solak olan Napolyon, ordularındaki ikmal arabalarının yolların sağından gitmeleri emrini verdi ve zaptettiği her ülkede de bu uygulamayı hayata geçirdi.

İngiltere hiçbir zaman Napolyon tarafından zapt edilemediğinden İngilizler yolun solundan gitme alışkanlıklarından vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler. Zaten İngilizler’de Amerikalılardan farklı olarak sürücü arabanın üstünde ve sağında oturuyordu.

Modern araba teknolojisinin gelişmesi ile bu gelişimin dünyada öncüsü olan ABD’de sürücü koltuğu ve direksiyon sağdan gidişe uygun olarak sola konuldu ve dünyanın birçok bölgesinde bu şekilde yaygınlaştı.

İngiltere’de ve eski sömürgelerinde, trafik akışını sağ şeride almanın faturası o kadar yüklüdür ki, artık isteseler de kolay kolay bunu yapamazlar.

Hangi ülkede olursanız olun, trafiğin yönü ister sağdan olsun ister soldan, karşıdan karşıya geçmeden önce, siz yine de her iki yöne bakmayı ihmal etmeyin.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (İbrânîce’den). Dört büyük melekten biri ki, kıyâmet gününde sûr üflemekle görevlidir: SÜr-ı İsrâfîl.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dört büyük melekten sura üfürme görevi verilen melek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Stenograf.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. calligraphie

güzel yazı sanatı

Harflere güzel biçimler vererek yazma sanatı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calligraphy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Haritacılık.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. cartographie

haritacılık

Harita ve bu haritalarda kullanılan işaretlerin özelliklerini araştıran, haritanın tasarım, basım ve kullanım yöntemlerini geliştirmeye yönelik araştırmalar yapan bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Baleyi sahneye koyma san’at ve ilmi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

choreography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Choreography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Haritacılıkla, harita ile alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lexicographie

sözlük bilgisi

Sözlük bilimine ilişkin bilgiler.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lithography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lithography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Dağın sivri tepesi. 2.İslam’dan evvel Arapların putu. -İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Maden ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini, billûrlaşma özelliklerini inceleyen ilim dalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metallography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Sınırlı bir konu üzerinde yazılan yazı, kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monograph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rıfk» dan if) (mü. murâfıka). Yoldaşlık ve arkadaşlık eden, bir şeyle birlikte bulunan: Gümüş, toprakta ekseriya kurşunla murâfık bulunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «refâkat» ten if.). Refakat eden, arkadaşlık eden, birlikte bulunan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مترافق] refakat eden. 2.karışık, bir arada.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Trafik ışıkları uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller Örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi ‘dur’ sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830’lu yıllarda ‘ikaz’ ışığının rengi yeşil, ‘geç’ ışığının ise beyazdı.

Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı. Beyaz renkli ‘geç’ sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabiliyordu. Ama daha da kötüsü ‘dur’ işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, ‘geç’ sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.

Sonunda demiryolcular kırmızıyı ‘dur’, yeşili ‘geç’ sarı rengi de ‘ikaz’ sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.

Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868’de Londra’da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.

Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.

Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliştirdi. 1914’de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923’de de patentini aldı. Morgan 1963’de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.

Morgan’ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir “T” üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.

Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala ‘ikaz’ anlamındadır ama günümüz sürücüleri onu ‘geç’ sinyali olarak algılıyorlar.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

İng. oceonography

deniz bilimi

Okyanus ve denizlerin fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine deneysel araştırmalar yapan bilim kolu, ana deniz bilimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oceanography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oceanography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autobiographie

ed. öz yaşam öyküsü

Bir kişinin kendi yaşam öyküsü üzerine yazdığı yazı veya eser.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autobiography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autobiography. autobiography özyaşamöyküsü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autobiography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autobiographique

öz yaşam öyküsüne dayalı

Bir kişinin kendi yaşam öyküsü üzerine yazdığı esere dayalı olarak yapılmış.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Bir ekosistemin tamamında veya ekosistemin belirli kısımlarında besin maddelerinin artması, zenginleşmesi olayını niteleyen bir terimdir. Bir ekosistemde besin maddeleri verimini ve fotosentez ürünlerini arttırma hususunda etkili olan tüm süreçlerin toplu ifadesidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Katran, petrol, neft gibi maddelerden çıkarılan karbonlu bir madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paraffin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paraffin. paraffin wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yerkabuğunun taş yapısını inceleyen ilim.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pétrographie

taş bilimi

Taşların yapısını inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

petrography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Açık saçık yazı ve resimler, bahnâme edebiyatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pornography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

porn. pornography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pornography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pornographic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pornographic. x rated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. Y.). Röntgen cihazıyla alınan resim.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Her çeşit ayaklık ve destek.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Rahat ve huzurlu yaşayan.

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

Fr. raffinage

arıtım

Petrol, yağ vb. maddeleri arıtma işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tasfiyehâne, damıtma yeri: Petrol rafinerisi, şeker rafinerisi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. raffinerie

arıtımevi

Şeker, petrol vb. maddelerin arıtıldığı yer.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refinery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refinery. oil refinery arıtımevi. tasfiyehane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refinery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Bazı hücrelerde bulunan billûrî bir madde.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bırakan, salıveren.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. «râfıza»dan imen.) (mü. râfıziyye). Şiî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şît mezhebi, Şiî inancı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sarrafın aldığı fark, ücret.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sérigraphie

ipek baskı

Bir lastik silindir ile uygun bir malzemenin şablon maskeye bastırılarak görüntünün bir yüzey üzerine geçirilmesi işlemi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk screen printing. screen printing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serigraphy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Sinematografla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Söylenen sözleri hususî işaretlerle ve hızlı yazmaya yarayan bir yazı çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stenography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stenography. shorthand. brachygraphy. stenograph. tachygraphy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). İzdüşümle bir ekran üzerine alınan hayallerin müşahhas ve canlı olarak gösterilmesi usûlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y.). Jeolojinin yer tabakalarını inceleyen kolu.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yerel trafik sorunları, çalan CD, MiniDisc ya da kasetinizin yerine verilecektir; kafa biriminizde ses kapatılmış olsa bile anons duyulacaktır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. taraf), (bk.) Taraf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by. per.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by. on the part of. per.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr ). Teleo jektifle uzaktaki cisimlerin resmini büyü’ rek çekme tekniği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Telgrafla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kara, yeryüzünün kara kısmı, toprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Kabartma şekiller üzerine baskı yapma tekniği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Tipografi ile alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positron emission tomography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tomography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Doğada büyük boyutlu topografik değişiklikler yaparak yapıtlar oluşturmaya yönelen sanat dalı. Topografik sanatçılar, genellikle inşaat makineleri kullanarak yapay yeryüzü şekilleri yaratmaya çalışırlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. İ.). Gidiş-geliş, seyrüsefer: Deniz trafiği, kara trafiği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flow of traffic. dispatch / handling of traffic. through traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic beacon / light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lane. traffic lane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

traffic policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok ince filtre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık açısından çok zayıf olurdu. İüphesiz böyle bir yumurtayı yumurtlamak da tavuk için bir işkence olurdu. Aslında dış yüzeyi en dayanaklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki bir yumurta da bulunduğu yerden yuvarlanıp gidince nerede duracağı belli olmaz.

Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu sekil, yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır.

Yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez, ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Asıl önemlisi bu şekli ile yumurtanın kuştan veya tavuktan daha rahat çıkmasıdır. Genel tahminin aksine yumurtanın yuvarlak yani daha geniş tarafı önce çıkar. Hem bunu hem de yumurtanın her iki tarafındaki farklı şeklini sağlayan yumurtanın çıkış yolu üzerindeki kaslardır.

Pek alakasız gözükse de tavuğun içinde yumurtanın oluşmaya başlayabilmesi için önce güneş ışığının veya yapay bir ışığın tavuğun gözüne çarpması gerekir. Böylece göz yolu ile uyarılan tavuğun hipofiz bezi bir hormon salgılar. Bu hormon kan dolaşımına girer ve bu yolla yumurtalığa taşınır.

Hormon burada bulunan binlerce yumurtadan birinin içine pirer ve o yumurtanın aniden çok hızlı bir şekilde büyümesini sağlar. Önce yumurta sarısı meydana gelir ve yumurta, yumurta kanalına geçer, döllenme organlarında geçirdiği aşamalardan sonra 24-25 saatte oluşumunu tamamlar.

Yumurta, yumurta kanalını kesik kesik hareketlerle geçer. Buradaki dairesel kaslardan sırası ile geçerken, yumurtanın önündeki kas gevşek durumda iken arkasındaki kas kasılır, daralır.

Yumurta bu kanalın başında iken küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kaslar büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik bir sekil almasına sebep olurlar. Çıkışa kadar yumurta kabuğu da sertleşir ve bu haliyle dışarı çıkar. Yumurtanın şeklinin ve kalın kısmının önce çıkışının nedeni de budur. Sürüngenlerde ise bu düzenek yoklur. Onların yumurtaları çıkışta küresel şekildedir.


Genel Bilgi by