Raiş ne demek? | Raiş anlamı nedir? | Raiş

Raiş anlamı nedir?

Raiş ne demek?

Raiş anlamı nedir?

Raiş | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rais

Türkçe Sözlük

(i. A. «rîş» den) (mü. râişe). Rüşvet alanla veren arasında aracılık eden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). değer biçme, kıymet takdir etme, tahmin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). değer biçmek, kıymet takdir etmek, keşfini yapmak; tahmin etmek. appraisement (i). değer biçme, kıymet takdir etme; tahmin appraiser (i). muhammin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. arûs). Gelinler, (bk.) Arûs.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. eti veya sebzeyi yağda çevirdikten sonra kendi suyuyla yavaş yavaş pişirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). kötülemek, ayıplamak, kıymetini takdir etmemek; (i). kötüleme, ayıplama. dispraisingly (z). kötüleyerek, ayıplayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bilhassa Kraliçe 1. Elizabeth zamanında giyilen kırmalı yakalık; istihkâma konan uçları sivri kazıklar, şarampol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) korkunç .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ibranice deyim; ibrani düşüncesi veya geleneği; Musa dini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ibranice bilgini; Musevi gelenek ve mezhebine bağlı kimse. Hebraistic (s). ibranilere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. övmek, methetmek, sena etmek; hamdetmek, şükretmek; i. övgü, sena, medih, sitayiş; hamt, şükür.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. övülmeye değer, takdire layık. praiseworthily z. övülmeye layık bir şekilde, methe lâyık surette. praiseworthiness i. methe layık olma, değerlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f kaldırmak, yükseltmek; ayağa kaldırmak; öldükten sonra tekrar diriltmek; bina etmek, inşa etmek; toplamak (para); besleyip üretmek, yetiştirmek, büyütmek; çıkarmak, meydana getirmek; uyandırmak, harekete getirmek; ses yükseltmek; canlandırmak, şevk

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kabartma; ahçı. mayalanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuru üzüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. var olma nedeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ifrat taraftarlarının prensipleri. ultraist i. müfrit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yukarı kaldırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. gerçeğe benzeyiş, görünüşte doğruluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by