Ramak ne demek? | Ramak anlamı nedir? | Ramak

Ramak anlamı nedir?

Ramak ne demek?

Ramak anlamı nedir?

Ramak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ramak

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hayat kalıntısı, ancak nefes alacak derecede hayat: Ben gittiğim zaman bedeninde bir ramak kalmıştı. 2. mec. Pek az, kıl payı: İşin bozulmasına ramak kaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

used in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رمق] çok az. 2.son nefeslik hayat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to steer a ship. to manage abnormal conditions. to master.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bulmaya çalışmak, araştırmak, cüst ü cû etmek: Kaçan atını arıyor. 2. İstemek, talebetmek: Hakkımı arıyorum. 3. Yoklamak, muayene ve teftiş etmek: Birinin ceplerini, üstünü aramak. 4. Ümit etmek, var zannında bulunmak: Bizde öyle şey aramal 5. Arzu etmek, bir şeyin olmasına çalışmak: Siz kavga arıyorsunuz. 6. Bakmak, kaydetmek, nazar-ı itibara almak: Ben öyle şey aramam. Arayıp bulmak = İsteyerek bir belâya duçar olmak. Çare aramak = Tedbir düşünmek. Gökte arayıp yerde bulmak = Umulanın haricinde olarak kolaylıkla maksada nail olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

look for. search for. search. seek. try to find. seek for. hunt. miss. comb. comb out. gun for. hunt after. hunt for. hunt out. be on the look-out for. have a look-see. poke. quest. rout. rummage. scout about. scout around. seek after. be spoiling fo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

look for. search for. search. seek. try to find. seek for. hunt. miss. comb. comb out. gun for. hunt after. hunt for. hunt out. be on the look-out for. have a look-see. poke. quest. rout. rummage. scout about. scout around. seek after. be spoiling fo. cal

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

search. seek. to look for. to seek. to search. to miss. to ask for. to inquire after. to drop in on. court. feel. feel after. inquire. look up. nose. pursue. quest. regret. root about. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaynar kazan gibi çokur çokur etmek takırdamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Parça parça kesmek, paralamak: Tahta, ekmek, et, soğan doğramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butcher. chop. cube. mince. saw. to cut into pieces. to cut sth up. to chop. to slice. to mince. to carve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cut into slices or pieces. to carve. to chop to bits. to hack. to mince. to hash. to hackle. to cup-up. saw. take to pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ekşimek, mayalanmak. Osm. tahammür etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ferment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bozguna uğramak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Zor ve şiddetle tutmak, kapmak, yakalamak, bütününü avuç içine almak: Portakalın birini kavradı. 2. Sarmak, etrafını almak, çevirmek, içine almak: Sızılar vücudunu kavradı, ateş mahalleyi kavradı. 3. Anlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compass. understand. absorb. comprehend. fathom. seize. grasp. get a grip. hold. apperceive. appreciate. apprehend. bite. catch. catch on. clasp. clench. clip. clutch. come home. conceive. cup. dawn on. digest. discern. get. get hold of. grip. latch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehend. bite. catch. clasp. clutch. comprehend. digest. fathom. grasp. grip. perceive. read. realize. see. seize. snatch. to comprehend. to understand. to apprehend. to grasp. to seize. to grip. to bite. to snatch. to clutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grab. clasp. to comprehend. to grasp. to seize. to conceive. to clutch. crabbing. to engage the clutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fazla bükülüp buruşmak, buruşup toplanmak: İplik kıvrıyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) terkedilmek, metruk bırakılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (eski Türkçe’de). 1. Topraktan hendek ve tabya yapmak. 2. Ölçüp biçmek. 3. Orakla biçmek, hasat etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çok az bir şey kalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Havaya kalkıp öteye fırlamak, oynamak: Çocuklar sıçrayıp oynuyorlardı; çamur üstüme sıçradı. Can, akıl başa sıçramak = Dehşet gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jump. bounce. leap. skip. start up. vault. splash. splatter. splutter. bound. buck. capriole. cavort. gambol. hop. jerk. jink. leap up. skitter. spatter. spring. sputter. squirt. take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounce. bound. caper. gambol. hop. jig. jump. leap. prance. spring. start. to leap. to start. to spurt out. to splash. to pounce on. to jump. to spring. to bounce. to bound. to skip. to strat. to hop. to gambol. to spread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to jump. to spring. to leap. to start. to be startled. to fly out. to be thrown out. to spatter. to splatter. to splash. to spread. to hop. to jerk. to spill. to pulsate. to arch. to ramp. to hitch. to whisk. to jolt. to vault. bounce. buck. cavort. gambo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Saç, sakal vesaireyi tarakla ayırıp temizlemek: Başını, sakalını, çocuğunu taramak. 2. Yün ve keteni tarak denilen Aletle açmak: Şiltenin yününü taramak. 3. Taşı, dişli çelik kalemle tesviye etmek: Bu mermeri iyi taramamışlar. 4. Her tarafını açıp bakmak, karıştırmak: Bütün eşyayı arayıp taradılar. 5. mec. Hırsızlık maksadiyle karıştırmak: Yankesiciler adamcağızını cebini taramışlar. 6. (denizcilik) Tarak dubasıyle deniz dibini temizleyip derinleştirmek. Arayıp taramak = Etraflıca sorup anlamak, araştırma yapmak, (denizcilik). Demir taramak = Gemi rüzgâr veya akıntıya uyarak demiri sürüklemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comb. groom. drag. sweep. scan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comb. drag. dredge. rake. sift. to comb. to rake. to harrow. to tease. to card. to heckle. to rove. to drag. to scan. to rake. to rake about/around. to hackle. to search.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scan. to comb. to rake. to harrow. to card. to hackle. to dredge. to rake strafe. to search thoroughly. to scan. to hachure. to rabble. to hatch. to rule. to sweep. to scoop. to skim. to survey. to break. to trawl. to ripple. to garnett. comb out. drag. d

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «ok» tan). ı. Geçerken bir yere ilişmek, geçici olarak durmak: Geçerken bize uğrayın. 2. Düşmek, tutulmak, Osm. Dûçâr ve giriftâr olmak: Bir baş ağrısına uğradım; belâya uğradım; iftiraya uğradı. 3. Geçmek: Konya yolu Kütahya’ya uğruyor mu? 4. Fırlamak, çıkmak: Gözleri dışarıya uğramış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stop by. visit. call on. call upon. come by. drop in. drop in on. put in an appearance. experience. fall into. meet. receive. undergo. call at. come over. come round. drop around. incur. look up. run against. run in. stop in. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. to stop by in passing. to meet with. sufer. to call by/on. to drop in on. to drop by. to stop by. to stop round. to call. to pop in. to come over. to come round. to stop off. to experience. to suffer. to undergo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. call in. call on. come by. encounter. to pay a flying visit. incur. pop in. receive. run against. stop off. take. touch at. undergo. to pay a visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. işe gelmek, iş görebilmek, kullanılabilir hâlde olmak: Bu bana yaramaz. 2. Faydalı olmak, kendisinden faydalanılmak: O adam bize çok yaradı. 3. Uygun ve muvafık gelmek, sıhhate faydalı olmak: Buranın havası bana yaradı, bu yemek, bu su bana yaramıyor. 4. Lâyık olmak, gerekmek: Ona iyilik yaramaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agree. agree with. avail. benefit. correspond. do for. lend itself to. profit. serve. be of service to. suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefit. to be serviceable. to be of use. to be useful. to do good. to benefit. to be suitable. to work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be of use to. to serve sb's purpose. to serve. to avail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Par par veya aralık aralık parlamak, 2. Şimşek çakmak.

Türkçe Sözlük by