Ramp ne demek? | Ramp anlamı nedir? | Ramp

Ramp anlamı nedir?

Ramp ne demek?

Ramp anlamı nedir?

Ramp | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ramp

Türkçe - İngilizce Sözlük

To spring; to leap; to bound; to rear; to prance; to become rampant; hence, to frolic; to romp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To move by leaps, or as by leaps; hence, to move swiftly or with violence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To climb, as a plant; to creep up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A leap; a spring; a hostile advance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A highwayman; a robber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A romping woman; a prostitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any sloping member, other than a purely constructional one, such as a continuous parapet to a staircase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A short bend, slope, or curve, where a hand rail or cap changes its direction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inclined plane serving as a communication between different interior levels. an inclined surface or roadway that moves traffic from one level to another a movable staircase that passengers use to board or leave an aircraft North American perennial havi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proscenium. forestage. apron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ramps, also known as wild leeks, are wild onions, which resemble scallions with broader leaves They can be found in specialty produce markets from March to June and grow from Canada to the Carolinas Although the garlicky-onion flavor of ramps is a bit str

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A connecting roadway providing access in one direction from one road to another Some actual ramps may serve two-way traffic, but this practice is generally not used in newer designs We can conceptually consider such roads as two parallel ramps in opposite

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Remote Access Management Program A project carried out by Information and Educational Technology to provide remote access services to faculty See the RAMP Project Report. means an inclined walking or working surface that is used to gain access to one poin

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An oblique or sloping interior road to mount the terreplein of the rampart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wild onion that resembles a scallion with a strong garlic-onion flavor Found in specialty produce markets from March to June.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Ramps, also known as wild leeks, are wild onions which resemble scallions with broader leaves They can be found in specialty produce markets from March to June and grow from Canada to the Carolinas Although the garlicky-onion flavor of ramps is a bit stro

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lifting of intermodal containers or trailers unto intermodal flatcars by special lift machines Slang word for an intermodal terminal where trailers and containers are lifted unto departing railcars or lifted off arriving railcars.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The apron or open 'tarmac' in form of an FBO or terminal facility This space is busy, used for deplanement, parking of aircraft, etc Some facilities will permit automobiles to drive to the aircraft on the ramp, a feature of real benefit to the traveler wi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The slow rise to full pressure after first turning on the machine, available from some manufacturers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To climb, to slope from one level to another, an inclined plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rapid Acquisition and Manufacture of Parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A concept often used with HELs and manufactured-housing transactions to describe a series of increasing monthly prepayment speeds, prior to a plateau, on which the expected average life of a security is based.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The aircraft parking area at an airport, usually adjacent to a terminal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inclined plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A vertical curved easing in a handrail; an incline plane for passage of traffic. the output current of a power supply as a function of time over a given cycle See also power supply program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wild onion which resembles the leek, the ramp has a strong onion-garlic flavor It may be used as a substitute for leeks, scallions, or onions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Inclined plane connecting separate levels. Risk Assessment Management Process. an inclined traffic way leading from one elevation to another. an inclined surface or roadway that moves traffic from one level to another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

North American perennial having a slender bulb and whitish flowers. a movable staircase that passengers use to board or leave an aircraft. behave violently, as if in state of a great anger. furnish with a ramp; 'The ramped auditorium'. be rampant; 'the li

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meyilli yüzey veya yol, rampa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. şahlanmak, şaha kalkmak; saldırmak; i. şahlanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). adalenin kasılmasına sebep vermek; mâni olmak, sıkıntı vermek; kenetlemek. cramp one's style bir kimsenin söz veya davranışlarını kısıtlamak. cramp the wheel direksiyonu tam kırmak. cramped (s). okunması zor; kasılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). adale kasılması, kramp; şiddetli karın ağrısı; engel mânia; (mak). mengene, kenet, krampon; (çoğ). sancılı aybaşı. crampfish (i). torpilbalığı. writer's cramp çok yazmaktan parmaklarda meydana gelen kramp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mak). mengene,kenet, krampon, kanca, perçin çivisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kuru sıva üzerine zamklı boya ile yapılan duvar resmi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yunusbalığına benzer memeli bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Al. Fr.). Adalenin kasılması.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. crampe

tıp kasınç

Bir veya birkaç kasın irade dışı, ağrılı ve geçici olarak kasılması.


Yabancı Kelime by

Sağlık Bilgisi

Kaslarda, şiddetli bir ağrı ile beraber istek dışı meydana gelen kasılmalara kramp denir. Çoğunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atardamar hastalıkarından kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Diğerlerinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sirke, bal, su.

Hazırlanışı : Bir kaba 1 fincan sirke, 1 fincan sıcak su ve 1 fincan süzme bal konur. İyice karıştırılır. Gün aşırı sıcak sıcak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cramp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cramp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Al. Fr.). 1. Sıkıca tutmaya yarayan, bir tarafı eğri metal parçası veya çivi. 2. Futbolcuların pabuçlarının altına çakılan çivi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crampon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stud. spike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cleat. clamp. cramp. crampon. dog iron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Midede veya bağırsaklardaki hazmolmuş gıdaların, oralarda herhangi bir yere takılması sonucu şiddetli bir ağrı meydana getirmesine mide krampı veya mide spazmı denir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tarçın, su.

Hazırlanışı : Bir çay bardağı sıcak suya, 1 kahve kaşığı tarçın konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Parça parça olmuş, pek çok parçalara ayrılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all in pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smashed to bits. in tatters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all in pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smashed to bits. in tatters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. I. denizcilik). İki geminin yahut bir gemi ile diğer bir şeyin temas edecek surette yanyana yanaşması, karınkarna gelmeleri. Rampa etmek = Yanaşıp dokunmak: Vapur rıhtıma rampa etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ramp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ramp. access ramp. gradient. upgrade. loading ramp. loading platform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

platform. ramp. rising ground. slope. incline. grade. loading ramp. sidling up to. handgrapnel. boarding. landing. ascent. railway grade. upgrade. gradient. bank. ascending gradient. rise. haulage incline. elevated approach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vaktiyle muharebede rampa edilince düşman gemisine giren t ker.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. öfkelenmek, köpürmek; saldırmak; i. saldırı; şiddetli öfke.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. saldırgan, öfkeli, kızgın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şaha kalkma, şahlanma; ifrat, haddi aşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınır tanımayan, başıboş; yaygın; şahlanmış, şaha kalkmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kale duvarı, sur, siper, istihkâm; f. sur ile çevirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir tür ;çançiçeği, bot. Campanula rapunculus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stockade. shoulder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shoulder. palisade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mübadele, bir malın diğer bir mal ile değiştirilmesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. serserice dolaşmak; ağır adımlarla yürümek; yaya olarak yolculuk etmek, taban tepmek; çiğnemek, ayak altında çiğnemek; i. derbeder ve serseri kimse; avare gezme; ağır adım ve sesi; uzun yaya gezintisi; den. tarifesiz işleyen yük vapuru. tramp o

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. i.). Değiş tokuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trade-in. barter. bartering. change of goods. swap. trade. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çifte çomakla çalınan küçük davul ki, askere kumanda için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

side drum. snare drum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snare drum. tambour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drummer (who plays a snare drum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ayak altında çiğnemek, ayak altına almak; i. ayakla çiğneme; ayakla çiğneme sesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

springboard. trampoline. diving board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

springboard. divingboard. tranpolin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tramplen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by