Raşı ne demek? | Raşı anlamı nedir? | Raşı

Raşı anlamı nedir?

Raşı ne demek?

Raşı anlamı nedir?

Raşı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rasi

Türkçe Sözlük

(i. A. «rüşvet» ten). Rüşvet veren.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kımıldamayan, oynamayan, sabit. Lenger atmış olan, demir üzerinde bulunan gemi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alphabetical sequence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) aşınma yenme, yıpranma; aşınmış veya aşındırılmış kısım yahut ondan kopan parçalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), (s) aşındırmak ve bilemek veya cilâ yapmak için kullanılan bir madde; aşındırıcı şey, yıprandırıcı madde; (s). aşındıran, bileme veya cilâ işinde kullanılabilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Akıl aslında bir kabiliyettir, zeka da öyle. İkisi arasındaki en önemli fark, bir başkasından akıl alabilirsiniz ama zekayı asla. O, her insanın kendisine mahsustur.

Bir hastalık söz konusu olmadığı sürece şüphesiz herkesin aklı vardır. Akıllı olmak, kendi davranışlarını bilmek, kontrol edebilmek, doğru ve yanlışlarını değerlendirebilmek yeteneğidir.

Akıl, insanı hayvandan ayırt eden en önemli faktördür. Hayvanlar yalan söyleyemez ama insanlar sık sık bu yola başvurur. İşte insandaki yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda fikir yürütebilme, görüş belirtebilme yeteneği akıldır.

‘Ah şimdiki aklım olsaydı’ lafını çok işitmişizdir. Demek ki, akıl insan olgunlaştıkça da değişiyor ve insanın kendisi de bunun farkına varıyor. Bir insan değişik fikirlerle diğerinin aklını karıştırabilir. Hayret verici, şaşırtıcı şeyler insanın aklını durdurabilir.

Bir şeyin içeriğini anlamamak ‘akıl erdirememek’ olarak nitelendirilirken başkalarının çözemediği bir sorunu çözen kişiye ‘bir tek o akıl etti’ denilir. Birine bir yol göstermek ona ‘akıl vermek’tir. Bir şeyi hatırlamak, unutmamak ‘akılda tutmak’tır. ‘Akılsız’ tanımı ise doğru ve isabetli düşünemeyen anlamında kullanılır.

Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel olarak zekanın 12 yaşına kadar hızla geliştiği sonra gelişme hızının yavaşlayarak 20 yaşına kadar sürdüğü, orta yaşlarda ise zeka seviyesinin sabit kaldığı kabul edilir.

Zeka hayvanlarda da vardır. Hayvanlarda zeka bir nevi içgüdüsel olaydır. Şüphesiz hayvan zekası insana göre gelişmemiştir ama her iki zeka türü de sinir sistemi ile ilgilidir. İnsanı ayıran, evriminde oluşmuş konuşabilirle özelliği, dik durabilmesi, el yapısı nedeniyle aletleri kullanabilmesi ve gelişmiş beyin ve sinir sistemidir.

Zeka, bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir müzik bestecisi kendi duygusal yapısının içersinde en karışık eserleri aklıyla değil zekası sayesinde oluşturur. Biz bu kişilere ‘müzik dehası’ diyoruz. Ancak bu müzik dehaları en basit bir matematik problemini bile çözemeyebilirler.

Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere, iradeye ve bilgi edinme isteğine göre farklılıklar gösterebiliyor. Akıl somut olarak ölçülemez ama zeka pek sağlıklı olmasa da IQ denilen bir testle ölçülmeye çalışılıyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kon). (san). bir kelimenin aksi anlamda kullanılması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Yunanca’dan gelir. Fr. Anthracit, kimya). Maden kömürüne benzer bir maden ki, iyi yanmayıp kurşun kalemi imaline yarar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anthracite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind coal. broken coal. coal glance. hard coal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perineum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

between. among. amongst. amid. amidst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

between. among.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the midst of. mid. inter-. between. among. amongst. amid. amidst. betwixt. 'tween.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amid. among. between.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amid. among. between. betwixt. in between. in the midst of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Zaman zaman, seyrek olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. botanik). Baklagillerden, yerfıstığını veren bitki (Arachis hypogaea).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Arkası kesilmeden, sürekli olarak, ara vermeksizin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continuously.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Aristokratlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aristocracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aristocracy soyluerki.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aristocracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love affair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love affair. romance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patrimony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?

Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD’de durum tam tersidir.

Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.

Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler sadece onları paketleyenler ve satanlardır, çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.

Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı kamuflaj yaparak neslin devamını sağlamaktır.

Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.

Daha çok kabul gören bir diğer görüşe göre ise beyaz kabuklu yumurtalar beyaz ibikli ve kulak memesi beyaz olan tavuklar tarafından yumurtlanıyormuş. İbik ve kulak memesi kırmızı olanlar ise kahverengi kabukları olanları yumurtluyormuş.

Kabuğu hangi renk olursa olsun işte size yumurta ile ilgili bazı faydalı bilgiler: Yumurtayı haşlayıp haşlamadığınızı unuttunuz. Masanın üstünde fırıldak gibi döndürün. Eğer hemen duruyorsa taze yani pişmemiş, biraz daha uzun süre dönmeye devam ediyorsa içi katı yani haşlanmış demektir. Yumurtanın tazeliğini merak ediyorsanız suya koyun, taze ise suda batacak, bayat ise yüzecektir.

Yumurtada hemen hemen hayati tüm vitaminler vardır. Bulunmayan tek vitamin C vitaminidir. Yumurtanın besin değeri yüksek olan kısmı sarısıdır. Akı ve sarısı karıştırılarak, omlet gibi pişirilen yumurtalarda, aktaki bazı maddeler sarıdaki vitaminlerin bir kısmının etkilerini yok ederler.

Kalori açısından et ve süt ile mukayese edildiğinde 55 gramlık bir yumurta, 40 gram yağlı sığır etine veya 100 gram yağlı süte eşdeğerdedir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. ibranîce, Fr. kimya). Yumuşak beyaz kütle veya sert billûr halinde bulunan magnezyum borat ve kloriti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Brasilia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Bura, bu yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

this place. here.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

this place. here.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Y.). Bir işin görülmesinde çok dolaşık yollardan uzun muameleler yapılması usulü, kırtasiyecilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucracy. red tape. red-tapism. officialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucracy. red tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red tape. bureaucracy. officialdom. officiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çapraz vaziyette olup birbirine kavuşan: Çapraşık kayışlar, (bk.) Çepreşik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inexplicit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confused. complicated. abstruse. complicate complicated. dark. devious. hazy. involved. prickly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haze. involution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weight of the container excluded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Halk hâkimiyetine dayanan idare şekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Turan Türkleri büyük kahraman kağanının Farsça adı. Alp er Tonga asıl adıdır. Büyük İskender’den evvel yaşamıştır. Kaşgar’daki ilk müslüman Türk sülalesi Karahanlıların Afrasiyab neslinden geldiği söylenmektedir. Alper Tonga Hüsrev tarafıandan öldürülmüştür.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost of bread. modest livelihood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kalbin normal atışlarına, fazladan atış eklenmesine Ekstrasistol bir başka deyişle fazladan atış denir. Kalbin bir atışı, vaktinden önce olur. Sonra, bir süre atış olmaz. Bu atışlar, tek tek veya arka arkaya meydana gelir. Kalp hastalıklarında görüldüğü gibi; fazla sigara, içki içmek; heyecanlanmak ve hazmı güç yemeklerden sonra da görülebilir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Marrup, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı sıcak suya, 1 kahve kaşığı ufalanmış marrup yaprağı konur. 10 dakika bekletildikten sonra süzülür. Şikayet ortaya çıktığı zaman içilir.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. bir hayvanın iç organlarında yaşayan asalak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Avrasya. Eurasian (s.),(i.) Avrupa ile Asya'ya ait; (i.) bir Avrupalı ile bir Asyalının evlenmesinden doğan çocuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

home rental. house rent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unreceipted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interplanetary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heartbreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heartache.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heartbreak. wound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekday.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. kimya). Hidrojen ile basit veya birleşik bir maddenin birleşmesinden meydana gelen asit.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uluslararası tanınan standartları tanımlayan bir örgüt. Üyeleri çeşitli ülkelerden seçilen örgütün görevleri arasında, bilgisayar, fotoğrafçılık ve reporgrafinin çeşitli yönleriyle ilgili standartları belirlemek de bulunmaktadır. Örneğin ISO film hassasiyeti, fotoğraf emülsiyonlarının ışık hassasiyetini ve pozlama gereksinimlerini belirlemektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Esmer, sarışın karşıtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). istavrite benzer bir küçük balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merâsiyye). Mersiyeler, ağıtlar, (bk.) Mersiye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مراثی] ağıtlar, mersiyeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MERASİM) (i. A. c.) (müfredi olmayıp bazı mânâlarda «resm» in cem’i gibi kullanılır, (bk.) Resm). Resmî muameleler, törenler, tören: Teşrifat merasimi, merasime çok riayet ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremonies. ceremony. ceremonial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremony. function. celebration. commemoration tören.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremony. formalities. formal procedures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مراسم] törenler. 2.tören.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simple. formal. simply. without ceremony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Yonulmamış. 2. mec. Terbiye görmemiş, ham, kaba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnumbered. numberless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

post-school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extramural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

that place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

that place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Mutlakıyyet, hükümdar otoritesinin hiçbir şekilde tahdit edilmemiş olması hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autocracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autocracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberal democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberal democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dockage or buoyage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dockage or buoyage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. asalak, parazit, tufeyli. parasitic(al) s. parazit, asalak. parasitically z. parazit olarak. parasit'icide i. parazitleri öldüren şey. parasitism i. parazitlik, asalaklık; tıb. vücutta parazitlerden ileri gelen hastalık. parasitol'ogy i. parazit

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Parası, mal ve serveti olmayan, züğürt, müflis. 2. Para karşılığında olmayan: Parasız okul, mal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penniless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complimentary. free. impecunious. pushed. short. stranded. without money. penniless. broke. badly-off. complimentary bedava. gratis. for nothing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free of charge. free. penniless. sb who has no money. poor. gratis. bust. complimentary. destitute. fundless. gratuitous. impecunious. out of cash. without payment. stony. in stook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utterly penniless. barehanded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utterly penniless. barehanded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Para ve servet yokluğu, züğürtlük, para kıtlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pennilessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of money. penury. impecuniosity. want of money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ -rases) kon. san. dolambaçlı ve uzun sözlerle ifade, dolaylı anlatım. periphrastic s. dolambaçlı olarak ifade edilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deyim kurma tarzı; müz. cümleleyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). iktidarın zenginlerin elinde toplandığı hükümet şekli.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ploutocratie

top. b. varsıl erki

Zenginler iktidarı, zenginlerin yönetimi.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kabara. Kabara gibi yer yer konulan süs.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rasad» dan İf.). 1. Dikkatle bakıp bekleyen, gözeten. 2. Astronomik rasad yapan. 3. Gözcü, askerî gözcü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rüşd» den) (c. râşidîn). Ergin, olgun, doğru yoldan giden. Hulefây-i RAşidîn = ilk dört halîfe: Hz. Ebû-Bekr, Ömer, Osman ve Alî.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Olgun, ergin, akıllı. 2.Doğru yolda olan. 3.Hak din olan İslam’ı kabul eden. Kur’an’da Hucurat suresi ayet 7’de geçmektedir. Ayrıca 4 halife için Raşid halifeler denmiştir. - Türk dil kuralına göre «d/t» olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Raşid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. râşid). 1. Akıllılar. 2. Doğru yolu bulanlar, hak yolunu kabOl edenler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rasef» ten smüş.) (mü. rasîfe). Sağlam, muhkem, metîn, sağlam yapılmış.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam dayanıklı. 2.Denizin yüzüne çıkmış kayalar. 3.Taş, temel, rıhtım.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Rıhtım, su içine yapılan set.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rüsûh» tan). (c. râsihîn). 1. Sâbit, metîn, sağlam. 2. Bir ilimde otorite sayılan bilgin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ راسخ] derin din bilgisi olan. 2.temeli sağlam olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, temeli güçlü, dayanıklı. 2.Bir bilimde, özellikle din alanında çok derinleşmiş olan (kimse). Kur’an’da Rasihûn olarak geç(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Rasih).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «resm»den if.). Resim yapan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Resim yapan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Adet.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Âdet, töre. Merasim, tören. 2.Formalite.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rasânet» ten) (mü. rasîne). Sağlam, metîn, muhkem.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sağlam, dayanıklı, güçlü.

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

Fr. raciste

ırkçı

Irkçılık yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rickety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. tıp). Çocuklarda kemiklerin çarpılması hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çocuklarda görülen bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar D vitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş görmeyen, sıhhi olmayan, rutubetli, karanlık ve basık tavanlı evlerde yaşayan, yeteri kadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenen çocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya çıkar. Çocukta huysuzluk ve devamlı terleme görülür, iştahı azdır. Bazıları kabızlık çeker, bazıları da ishal olurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri soluk ve kansızdır. Dişleri geç çıkar ve erken çürür. Ayakta durmayı ve yürümeyi geç öğrenir. Bacak kemikleri çarpıktır. Düztabanlık görülür. Deniz, kum veya güneş banyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık banyo yaptırmak yaralıdır. Aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Zeytinyağı veya cevizyağı.

Hazırlanışı : Hastanın vücudu zeytinyağı veya cevizyağı ile ovulur. 6 saat sonra ılık banyoda yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rickets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Büyük dağ.

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

Fr. racisme

top. b. ırkçılık

İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

between the lines. line space. interlinear space.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interurban. intercity. long-distance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-distance. intercity. interurban. inter city. overland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

symphony orchestra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

symphony orchestra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hayran, şaşkın.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سراسيمه] afallamış, sersemleşmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whenever he feels like it. regardless of the time or the place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the course of. while. during. whilst. pending.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

during. when necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

respective. in order of. respectively. seriatim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in turn. in order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Karmakarışık. 2. Yolsuz, münasebetsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unordered. untimely. inapposite. inappropriate. without waiting one's turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talcum powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talcum / dust powder. talc. talcum powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attic. garret. loft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garret. attic. mansard. attic story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az aydınlık yerlerde kolay görünmeme hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Az aydınlık yerlerde, görememek şeklinde ortaya çıkan bir çeşit göz hastalığıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yeşil bakla, su.

Hazırlanışı : Altı bardak suya 1 avuç yeşil bakla konur. Haşlandıktan sonra, hepsi bir kerede yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(I. Y. Fr.). Dini benimseyen ve Tanrı adına hüküm sürer devlet şekli.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. théocratie

top. b. din erki

Siyasi iktidarın, Tanrı’nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theocracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Traş olmuş. 2. Yontulmuş, üstü düzeltilmiş. Nâ-trâşîde = Yontulmamış, terbiyesiz, kaba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occupation. vocation. pursuit. profession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line. profession. occupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

luck money. luck penny. pocket piece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçok ulusları ilgiiendiren, milletlerarası, beynelmilel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international. transnational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(International Market)

İMKB Uluslararası Menkul Kıymetler Serbest Bölgesi içinde “Serbest Bölgeler Mevzuatına” göre faaliyet gösterecek esas olarak eski Doğu Bloku Ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerindeki şirketlere ait menkul kıymetlerin işlem göreceği pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intercollegiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakışma, uyma, uygunluk, münasebet: Yaraşık almaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming. it befits. suitable. seemly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fare. travelling money. turnpike money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Utanılacak hâl.

Türkçe Sözlük by