Rei ne demek? | Rei anlamı nedir? | Rei

Rei anlamı nedir?

ReI ne demek?

ReI anlamı nedir?

ReI | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rei

Teknolojik Terim

Recommended Exposure Index (Önerilen Pozlama İndeksi), bir dijital fotoğraf makinesinin hassasiyeti hesaplanırken kullanılan standarttır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

house husband.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

master. patriarch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family head. head of the family. genarch. head of a family. head of the household. housefather. household head. householder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

19. yüzyılın sonra İstanbul’un belediye reislerinden Hüseyin Bey, kahvede iskambil oynamaya giden bir seyyar ekmekçiyi cezalandırmak için atının yerine bağlattı. Seyyar sırtındaki ekmek küfeleriyle bekledi.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ucu eyere bağlanan dizgin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bedenen varoluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yabancı, ecnebi; harici, dış; ilgisi olmayan. foreign accent yabancı aksanı. foreign affairs dışışleri. foreign-born (s). ikamet ettiği memleketten başka bir memlekette doğmuş. foreign exchange döviz; döviz alım satımı. foreign minister dış işleri

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). navlun, nakliye ücreti; yük, hamule; yük katarı, marşandiz; (f). yüklemek; nakletmek. freight car yük vagonu. freight train marşandiz, yük treni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). navlun, nakliye ücreti: yük, eşya; yük nakletme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şilep; yük sevkeden firma; ambarcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). bunda, bunun içinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). gelecekte, istikbalde; aşağıda (resml yazıda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

port reeve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

port reeve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Yu., mit. su perisi; zool. uzun ve yassı deniz kurdu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) eşsiz, misli bulunmaz; (i.) eşsiz kimse; mükemmel şey; altı puntoluk matbaa harfi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. motorda erken ateşleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Almanya veya Alman hükümeti. First Reich 9. yüzyılda kurulup 1806'da yıkılan Kutsal Roma-Germen imparatorluğu. Second Reich 1871-1933 arasındaki Almanya imparatorluğu (1871-1919) veya Weimar Cumhuriyeti (1919-1933) veya her iki hükümet. Third Reich A

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. maddeleştirmek, somutlaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. saltanat, hükümet; hükümet müddeti; devir, asır; f. saltanat sürmek, hükümdarlık etmek; hakim olmak, hüküm sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Reiki, şifa ve ruhsal çalışmalara dayanan binlerce yıllık ve enerji aktarımı ile şifa vermeye dayalı bir tekniktir. Batı’ya yayılmaya başladığında “Evrensel Yaşam Enerjisi” olarak tercüme edilmiştir. Ancak ezoterik olarak “yüce kaynağın bilincini taşıyan, ruhsal amaçla çalışan yaşam gücü enerjisi” açıklaması anlamını daha iyi ortaya koyar. Yani Reiki, bir ruhsal şifa tekniğidir.

Kaynağının Tibet olduğu sanılan Reiki, 19. yüzyılda Japon Budisti olan Dr. Mikao Usui tarafından yeniden ortaya çıkarılmış ve bir şifa tekniği halinde sunulmuştur.

Reiki, bedende meydana gelen enerji dengesizliklerini ve negatif enerji blokajlarını çözebilmek için yetersiz veya eksik kalan kendi enerji bedenimizi dengeleyip, tamamlayarak ve temelde bilinç değişikliği gerçekleştirerek ruhsal, dolayısıyla da fiziksel iyileşme sürecini başlatmamız yolunu açar.

Reiki fiziksel, zihinsel, duygusal sorunların tümünde kullanılabilir. Reiki bir din değildir ve hiçbir inanca bağlı tutulmaz. Japonya, Amerika ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde Reiki klinikleri bulunmaktadır. Türkiye’de de son yıllarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Reiki, bir Reiki Master’ının, öğrencisine Reiki’yi kullanma yeteneğini transfer etmesiyle olur. Seminere katılan kişi enerjiyi, enerjinin çalışma sistemini ve el ile tedavi etmeyi öğrenir.

Enerji aktarımı sırasında uygulama yapılan kişiye, o kişiden de uygulama yapan kişiye herhangi bir problem geçmez. Reiki, uygularken konsantrasyon ve inanmak şart değildir. Siz inanmasanız bile o çalışır ve şifa verir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sarfolunmuş parayı tediye etmek, parasını geri vermek. reimbursement i. ödeme, masrafını iade.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., eks. çoğ. dizgin, yular; idare vasıtaları; f. dizgin ile idare etmek, dizginini çekmek; idare etmek. rein in, rein up dizginini çekip durdurmak. give rein to dizginini salıvermek, başıboş bırakmak. reinless s. dizginsiz, başıboş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tekrar bedenli olmak, yeni bedene girmek; yeni bedene sokmak (ruh).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ruhun bir bedenden diğerine geçmesi, ruh sıçraması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tek., çoğ. ren (geyik), kuzey geyiği, zool. Rangifer tarandus. reindeer moss renlikeni, bot. Cladonia rangiferina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yeni kuvvet vermek, takviye etmek, imdat götürmek; fazla asker veya kuvvet göndererek takviye etmek; i. kuvvetlendirici şey. rein- forcement i. takviye; takviye için gönderilen asker. reinforced concrete betonarme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., (eski) böbrekler, böğürler, bel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. eski mevkiine veya haline iade etmek. reinstatement i. eski mevkiine dönme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. reasürans etmek; tekrar sigorta etmek. reinsurance i. reasürans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (parayı, geliri) yeniden yatırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(REİS) (i. A. «re’s» ten) (c. rüesâ). 1. Baş, Amir, başkan: Kabîle, cemâat, reisi. Reîsü’l-Küttâb, Reis Efendi = Tanzimat’tan önce hariciye nâzırı, dışişleri bakanı. 2. Bir topluluk ve meclisteki üyelerin başı, birincisi: Meclis reisi, reîs-i hükümet, mahkeme reisi. 3. Gemi kaptanı: Ahmed reis. Koca reis = Tüccar gemilerinde kaptandan sonra en kıdemli subay, ikinci kaptan. 4. Tanzimat’tan önce korsan sınıfından amiral. Reîs-i rOhâni, rüesây-ı rûhâniyye = Müslüman olmayan cemâatlere başkanlık eden başrâhip. Liman reiıl — Liman dairesi müdürü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head. chief. chairman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief. chieftain. head. president. principle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The word is used as a Portuguese designation of money of account, one hundred reis being about equal in value to eleven cents.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A common title in the East for a person in authority, especially the captain of a ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief. head. leader. president. chairman. skipper of a small fishing-boat. captain. chieftain. prefect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rice , graft , scion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رئيس] başkan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Başkan, baş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

president of a republic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. tekrar çıkarmak, tekrar neşretmek; i. yeni baskı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tekrarlamak. reiterative s., i. tekrarlanan; i. az bir değişiklikle tekrarlanan kelime veya hece (bomboş gibi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (meteor.) tropikal bölgede güneş batmasından hemen sonra bulutsuz gökten yağan çisenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. âlâ, en yüksek; şahane; mutlak, bağımsız, müstakil; hükümdarca; çok tesirli (ilâç); i. hükümdar, kral, imparator; altın ingiliz lirası. sovereignly z. mutlak surette; hâkimane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. egemenlik, hâkimiyet, hükümranlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) o zaman içinde, orada, onda, o hususta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) takip eden kısımda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) onun içine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. jimnastik kulübü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Al. cemiyet, birlik, dernek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. neyin içine, neyin içinde; hangi yönden, ne hususta; içinde, içine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. içine: neyin içine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Alman devletleri arasında bir gümrük birleşmesi; k.h. herhangi bir gümrük birleşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by