Repo ne demek? | Repo anlamı nedir? | Repo

Repo anlamı nedir?

Repo ne demek?

Repo anlamı nedir?

Repo | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: repo

Türkçe - İngilizce Sözlük

repo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repos. repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An agreement in which one party sells a security to another party and agrees to repurchase it on a specified date for a specified price See: Repurchase agreement. Purchase of Treasury securities from a securities dealer with an agreement that the dealer w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An agreement in which one party sells a security to another party and agrees to repurchase it on a specified date for a specified price See: repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Another name for a repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A contract in which the seller of securities, such as Treasury Bills, agrees to buy them back at a specified time and price Also called a repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A financial transaction in which one party 'purchases' securities for cash and simultaneously the other party agrees to 'buy' them back at some future time according to specified terms Municipal bond and note issuers have used repos to manage cash on a sh

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short hand for REPURCHASE AGREEMENT.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Allocations of NERSC resources are made to repositories , which are group accounts In general, a repo has many users, working on a common scientific project, lead by a single PI Any charges incurred by a user must be drawn from the account belonging to so

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Reproduction - normally refers to accessories or cards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Repurchase Agreement)

Bir menkul kıymetin işlemin başlangıç valöründe satılıp, bitiş valöründe geri alınmasıdır (Menkul kıymetin geri alma vaadiyle satımı).


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gümrük veya oktruva harcı ödenmemiş olan malların saklandığı depo.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonded warehouse. entrepot. packing house. storehouse. warehouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonded warehouse ardiye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warehouse. bonded warehouse. bounded warehouse. entrepot. bond. chandlery. store warehouse. principal store. wharfage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warehouse line. warehousing business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar, antrepo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kıvır kıvır bir çeşit ince kumaş yahut kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crepon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. delikli mercan; bu mercanı yapan hayvancık

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ağır çekmek; baskın gelmek, ağır basmak, galip gelmek; hâkim olmak. preponderance, -cy i. çoğunluk, üstünlük. preponderant s. ağır basan, baskın gelen, hâkim, galip. preponderantly z. üstün şekilde, çoğunlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (edat) prepositional s. edat kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., gram. nitelenen kelime önüne eklenmiş (kelime).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. meşgul etmek, zihnini işgal etmek; lehinde fikir hasıl ettirmek. prepossession i. tarafgirlik; zihin meşguliyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cazibeli, alıcı. prepossessingly z. cazibeyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. akıl almaz, inanılmaz, mantığa aykırı, abes. preposterously z. mantıksızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok güçlü, nüfuzlu; biyol. dölüne daha fazla özellikler geçirme yeteneği olanç prepotency i. nüfuzluluk; biyol. dölüne kendi özelliğini geçirme yeteneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. söylemek, anlatmak, nakletmek; rapor vermek veya yazmak; resmen malumat vermek veya yazmak; haber yaymak; haber vermek, şikayet etmek; kendi hakkında malumat vermek; i. rivayet, şöhret, şayia, söylenti; rapor, takrir, malumat; top sesi, patlama

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazete muhabiri; muhbir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. muhbirlik kabilinden; röportaj kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yatırmak; yatmak, dinlenmek, istirahat etmek; dayanmak, güvenmek; i. rahat, istirahat, dinlenme; emniyet, güven, sükun; ahenk. reposeful s. dinlendirici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teslim etmek, bırakmak, depo etmek, yığmak. repository i. hazine, mahzen, ambar; sırdaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Reverse Repo)

Bir menkul kıymetin işlemin başlangıç valöründe alınıp, bitiş valöründe geri satılmasıdır (Menkul kıymetin geri satım vaadiyle alımı).


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. söylenmemiş, anlatılmamış; bildirilmemiş, beyan edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by