Reşid ne demek? | Reşid anlamı nedir? | Reşid

Reşid anlamı nedir?

Reşid ne demek?

Reşid anlamı nedir?

Reşid | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: resid

Türkçe Sözlük

(I. A. «rüşd»den smüş.). 1. Doğru yolda giden. 2. Akıl ve dirâyet sahibi. 3. Bülûğa ermiş, Fr. majeur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رشيد] ergin, büluğa ermiş. 2.doğru yolda giden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Cenab-ı Hakk’ın isimlerinden. 2.İyi ve doğruyu seçebilen, malını idare gücü olan, rüşd yaşına ulaşmış akil ve baliğ (kişi) ergin, erişkin. 3.Akıllı hareket eden doğru yolda giden. - Abdürreşid olarak kullanılır. Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın isimlerinden. Reşid’in kulu.- (bkz.er-Reşid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hazâna erişmiş, solup sararmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). ihtiyarlığa ermiş, kocamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Yetişmemiş, ermemişi olgunluk bulmamış. 2. Henüz bülûğa ermemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yeni yetişmiş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse).; memleketi dışında yaşayan (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. başkanlık etmek; nezaret etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başkanlık, reislik; başkanlık süresi; b.h. eskiden Hindistan'da en büyük üç eyaletten biri (Madras, Bombay ve Bengal).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başkan; baş, reis; şef, amir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başkanlığa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. garnizona ait, garnizonu olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. garnizonlu küçük kale.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Rusya'da hükümet yönetim kurulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Yetişmiş, erişmiş, olgunlaşmış. Nev-restde = Yeni yetişmiş. Nl-reslde = Yetişmemiş, ermemiş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. oturmak, ikamet etmek, sakin olmak, mukim olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Yetişmiş, olgunlaşmış, ermiş.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Reşid).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oturma, ikamet; ev, mesken, hane, ikametgâh; yer; ikamet müddeti. declaration of residence ikamet beyannamesi. residence permit ikamet tezkeresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir sömürgede veya himaye altında bulunan bir memlekette hami devlet mümessilinin ikametgâhı; doktorluk ihtisas devresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. oturan, sakin, mukim; yerleşmiş; aslında bulunan; gelip geçici olmayan (kuş); i. bir yerde oturan kimse, yerli; bir sömürgede veya himaye altında bulunan bir memlekette hami devlet mümessili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ikamete yarar, içinde oturulur, ikamete mahsus. residential quarter bir şehirde ikametgahların çok olduğu semt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. oturan, mukim (kimse), sakin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden nişesta ve şekerle yapılan bir cins tatlı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. fazla ve artakalan, artık; i. artık, artan şey; mat. iki hesap sonucu arasındaki fark; gözlem ve hesap sonuçları arasındaki fark; A.B.D. tekrar kullanılan bir filim veya plak için ödenen para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fazla ve artakalan, artık. residuary clause huk. bir vasiyetnamede malın taksiminden sonra geriye kalan kısmın tahsisi hakkındaki hüküm. residuary estate mal bölümünden sonra açıkta kalan mülk. residuary legatee malın taksiminden sonra kalan servet

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin akıllı kişisi, dini olgunluğa ulaşmış kişi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kalan şey, artık, fazla şey; huk. ölmüş kimsenin bütün borçları ve vasiyetleri ödendikten sonra geriye kalan tereke.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ -ua) artan şey; kimyasal bir işlemden artakalan madde, tortu; ölmüş bir kimsenin borç ve masrafları ödendikten sonra geriye kalan mal veya para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Siteme uğramış.

Türkçe Sözlük by