Rez ne demek? | Rez anlamı nedir? | Rez

Rez anlamı nedir?

Rez ne demek?

Rez anlamı nedir?

Rez | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rez

Türkçe Sözlük

(i. F.). Üzüm ağacı, asma, bağ kütüğü, mec. Duhter-i rez = (Asma kızı): Şarap, içki.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [رز] asma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bütün mahlukların rızkını veren Allah’ın kulu. - Rezzak, Allah’ın isimlerindendir. “Abd” takısı almadan kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. i. A.). Baklagiller familyasından olan bazı ağaçların kırmızı renkli boya çıkarılan tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brazilian. brazil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brazil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Brazil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Başkent: Brasilia.

Nüfus: 158.739.000.

Yüzölçümü: 3.286.470 km2.

Komşuları: Kuzey’de Fransız Guyana’sı, Surinam, Guyana ve Venezuella, Batı’da Kolombiya, Peru, Bolivya, Paraguay ve Arjantin; Güneyde Uruguay.

Önemli Şehirleri: Sao Paulo, Rio de Janerio, Brasilia, Salvador.

Din: %90 Katolik.

Dil: Portekizce, İspanyolca, Fransızca, İngilizce.

Yönetim Biçimi: Federal Cumhuriyet.

Siyasi Partiler.

Brezilya Demokratik Hareket Partisi.

Tarih: Pedro Alveres Cahrali’n-Portekizli bir gemicidir. 1500’de Brezilya’ya gelen ilk Avrupalı olduğu bilinir. Ülke o zaman çeşitli Kızılderili kabileleri tarafından mesken tutulmuştur. Bu kabilelerin çok az bir kısmı günümüze kadar gelmiştir ve Amazon bölgelerinde yoğunluk kazanırlar. Daha sonraki yüzyıllarda Portekizli koloniciler beraberinde çok sayıda Afrika kölesini getirerek ülkenin içlerine doğru ilerlediler. Kölelik 1888’e kadar devam etti. Napolyo’nun ordusundan kaçan Portekiz kralı 1808 yılında Brezilya’ya gelip, hükümet koltuğuna oturdu. Ülke bu tarihte, 6. Dom Joavo başkanlığında, bir krallık haline geldi. Portekiz’e dönmesinin ardından oğlu Pedro 7 Eylül 1822’de Brezilya’nın bağımsızlığını ilan etti ve imparator ilan edildi. 2.İmparator olan 2. Dom Pedro 1889’da tahttan indirildi ve Brezilya Birleşik Devletleri ismi altında bir cumhuriyet ilan edildi. 1967’de ülkenin ismi Brezilya Federal Cumhuriyeti olarak değiştirildi. Askeri bir cunta 1930’da iktidarı ele geçirdi, cuntanın başında Getulio Nargas vardı. Bu yönetim 1945’te ordu tarafından devrilinceye kadar sürdü. 1945-64 yılları arasında demokratik rejime geçiş yapıldı, bu zaman diliminde başkent Rio’da Janero’dan Brezilyaya taşındı. 1964 yılında devlet başkanı Joao Belchoir Margues Goulart ülkedeki enflasyonu daha da tırmandıran bir takım ekonomi politikaları yerleştirmeye çalıştı fakat ordunun bir isyanıyla görevden uzaklaştırıldı. Daha sonraki 5 başkan da ordudan gelmiştiler. Bunların döneminde ülkede yoğun bir sansür uygulandı, muhalefet bastırıldı ve çok sayıda işkence davası açıldı.

1974 seçimlerinde resmi muhalefet partisi Millet Meclisi’nde daha fazla sandalye kazandı, yoğun biçimde uygulanan sansür biraz olsun yumuşatıldı. 1930’dan beri iş başına gelen hükümetler endüstriyel ve tanımsal büyümeyi, bunun yanında ülkenin iç bölgelerinde gelişmesini amaçlayan politikalar izlediler. Büyük maden yataklarının keşfi, ülkenin büyük kısmında bulunan tarıma elverişli topraklar ve büyük işgücü kapasitesi ile Brezilya 1970’lerde Latin Amerika’nın bir numaralı endüstriyel gücü oldu, tarımsal üretimi yüksek seviyelere ulaştı. Ne var ki, gelir dağılımındaki eşitsizlik ve enflasyon ciddi ekonomik bunalımlara yol açtı. Brezilya dünyada dış borcu en fazla olan ülkeler arasındadır. 1992 Temmuz’unda ülkenin 44 milyar dolarlık dış borcunun yeniden gözden geçirilmesine karar verildi. 1991’de yapılan nüfus sayımında -50 yılda ilk defa- nüfus artış hızının %2’nin altına düştüğü gözlendi. 1989’da Brezilya, Amazon bölgesi için geniş ölçekli bir çevre programı açıkladı. Bu bir bakıma


Ülke by

Türkçe Sözlük

(i.). Asıl yemekten sayılmayarak yemek arasında, içki sofrasında veya kahvaltıda yenen reçel, peynir, havyar, sardalya, yemiş gibi şeyler; meze.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kickshaw. knick-knack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appetizer. hors d'oeuvre. hors d'oeuvres. appetizers. kickshaw. snack. nuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hors d'oeuvre. appetizers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çerez satan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vakitsiz az şey yiyip iştahayı kestirmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [دائره زن] daire çalan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Drezin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kol kuvveti veya motorla işleyen küçük demiryolu arabası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handcar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electric motor carriage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Acıbadem ağacı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milling cutter. knife. miling cutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Garaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rancour. spite. garaz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grudge. hatred. rancour rancor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Türkistan’da Aral gölünün güneyindeki delta ve çevresindeki ülke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). 1. Harzemli. 2. Harzem’e ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. fizik). Bir mıknatıs alanında tutulan bir çelik parçasının bu alandan uzaklaştırıldığı zaman, kendisinde yine bir kısım mıknatıslığın saklı kalması hâdisesi ve bunun derecesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bürûz» dan masdar). 1. Eskiden, çarpışan iki taraftan birer kişinin meydana çıkıp aralarında kavga etmeleri: Hazret-i Alî en cesur düşmanlara karşı mübârezeye çıkardı. 2. Bir hakarete karşı veya namusa ait bir sözden dolayı hakarete uğrayanın dâvetiyle iki kişi arasında olan kavga, düello.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferz» den İmef.) (mü. müfreze). Toptan ayrılıp bir terafa konmuş, bölünmüş: Konaktan müfrez bir daire; bahçeden müfrez bir arsa; alaydan müfrez bir tabur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parcelled. separated. detached.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ordudan ayrılmış bir kol asker ki, birkaç alaydan mürekkep olur: Trablusgarp müfrezesi; müfreze kumandanı. 2. Pek küçük askert birlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battalion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detachment. platoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detachment. battalion. detached party. detail. squad. troop detachment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مبارزه] uğraşı, mücadele. 2.savaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mücadele etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفرزه] askerî birlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيره زن] yaşlı kadın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. présentation

tanıtma

Tanıtmak işi.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. présenté

tanıtılmış

Tanınması sağlanmış.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. préservatif

kaput

Cinsel ilişkilerle geçebilecek hastalıklardan korunmak veya kadının gebe kalmasını önlemek için erkeklerin kullandığı ince, saydam bir çeşit kılıf.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preservative. condom. rubber. sheath. french letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condom. rubber. sheath. prophylactic kaput.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condom. french letter. rubber. sheath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rizâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. rezîle). Rezâletler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رذائل] rezaletler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Alçaklık: Ben, o rezâleti kabûl etmem. 2. Utanacak ve gülünecek iş, ayıp, maskaralık: Pek rezâlet oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rotten. ridiculous. fucked up. scandal. disgrace. ignominy. indignity. infamousness. obloquy. opprobrium. outrage. outrageousness. scene. shambles. villainy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignominy. infamy. mockery. scandal. scene. disgrace. outrage. infamies. dreadful. awful. lousy. grotty. scandalous. behavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disgrace. outrage. scandal. crying shame. cracker. degradation. ignominy. infamy. reproach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رذالت] rezillik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağırbaşlı, vakarlı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ağırbaşlı, gururlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağırbaşlılık, vakar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. rezîe). Belâlar, musibetler, felâketler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kapı kanatlarını kaldıran demir çengel ki, menteşe yerini tutar. 2. Kapıyı kapalı tutmaya mahsus demirden sade zenberek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pintle hinge. hook-and-eye hinge. gate hinge. hasp. spring latch. thumb latch. thumb lock. fine sawdust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (kapıyı) Reze ile kapamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «râziyâne» den). Dereotune benzer bitki. Su rezenesi = Subaldıranı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fennel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reserve. free capital. moneyed capital. reserves.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. réservation

ayırtma

Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reservation. booking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booking. reservation. reservation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booking. reservation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reservoir. flush tank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reservoir. flush box. flush tank of a toilet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. résidence

saray konut

Kendine ait güvenliği bulunan, içinde yaşayanlara özel hizmetler sunulan, her türlü ihtiyacın karşılandığı özel konut.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(REZİL) (i. A. «rezâlet» ten smüş.) (m. rezîle) (c. erzâl). 1. Alçak. 2. Gülünecek ve ayıplanacak, maskara: Rezil adam. 3. Aşağı, bayağı: Rezil bir iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vile. contemptible. disreputable. shameful. dirty. low down. low-down. abject. dishonorable. dishonourable. flagitious. flagrant. groveling. grovelling. ignoble. ignominious. infamous. outrageous. raffish. scandalous. shitty. stinking. villainous. sc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abominable. appalling. atrocious. awful. beastly. chronic. dissolute. dreadful. grotty. horrible. ignoble. infamous. lousy. low. monstrous. putrid. rotten. scandalous. shabby. terrible. tough. unsavoury. vile. wretched. disgraceful. shocking. shameful. de

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disgraceful. scandalous. shocking. outrageous. awful. blackguard. contemptible. dishonourable. disreputable. egregious. infamous. low. offending. squalid. vile. villainous. yucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmitigated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Alçaklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infamy. infamousness. disgrace. baseness. ignominy. outrageousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disreputableness. infamy. disgracefulness. disgrace. scandal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disgracefulness. scandalousness. disgrace. scandal. outrage. opprobrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rezânet» ten smüş) (mü. rezîne). Ağır, oturaklı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. résistance

fiz. direnç

1. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği. 2. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. resistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistor. resistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. resistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kavga, cenk, savaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Savaş meydanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Savaşa alt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Titreşim.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. résonance

fiz. titreşim

Küçük ve hızlı salınım.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resonance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resonance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «rızk» dan). Rızk veren. mec. Allah.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رزاق] rızıklandıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bütün canlıların rızkını veren , onları nimetlendiren anlamında. Allah’ın isimlerinden. “Abd” takısı alarak kullanılır, (bkz.Abdürrezzak).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Ağırbaşlı, ağır, onurlu.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şehrazat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Tabiî demir karbonatı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شوره زار] çorak arazi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by