Rica ne demek? | Rica anlamı nedir? | Rica

Rica anlamı nedir?

Rica ne demek?

Rica anlamı nedir?

Rica | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rica

Türkçe Sözlük

(i. A.). T. (aslı: recâ). Emel, ümit, umma. 2. Yalvarma: Bu işi görmenizi rica ederim. Bu ricamı kabûl edecek misiniz?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

request. prayer. entreaty. petition. pleading. plea. supplication. adjuration. appeal. instance. solicitation. suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plea. request.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

request. desire. entreaty. intercession. petition. by / on request. solicitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) Afrika. African (i)., (s). Afrikalı; (s). Afrika'ya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerika; Güney ve Kuzey Amerika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). Amerika kıtalarına mensup; Amerika Birleşik Devletlerine ait;(i). Amerika kıtalarının yerlisi; Amerika Birleşik Devletleri tebaasına ait olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerikalılara mahsus âdet, kelime veya deyim; Amerika Birleşik Devletlerine bağlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). Amerikalılaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i).ecdadı ingiliz ve kendisi Amerikalı olan; (i). Anglo-Amerikan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). papaz sınıfına muhalif, papazların siyasete karışmalarına karşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). güneşte ısınmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Temiz, doğru kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ayrı olarak, ayrı bir önem verilerek. 2. Bundan başka, üstelik: Çocuğu fena halde azarladılar, ayrıca dayak ea yedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

besides. otherwise. in addition to. then again. additionally. again. also. else. on the side. into the bargain. to boot. extra. farther. further. furthermore. item. likewise. over and above. thereto. withal. yea. beyond. plus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

again. also. besides. further. furthermore. likewise. too.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

also. besides. furthermore. separately. accountancy. again. wage economy. to be further enacted that. what is more. moreover. plus. a a- s. then. thereto. too.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concessionairy. privilege. concession. speciality. eligibility. favor. favour. benefit. cachet. charter. faculty. franchise. immunity. incident. oracle. peculiar. prerogative. refusal. royalty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concession. franchise. prerogative. privilege.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privilege. concession. honour. prerogative. tenure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preferential. privileged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privileged. concessive. franchised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). barikat, siper; mânia, engel; (f). siper yapmak; barikatla önünü kesip müdafaa etmek. barricader (i). barikat yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). karikatür; karikatür sanatı; kötü taklit; (f). karikatürünü yapmak; çizgilerle alaya almak. caricaturist (i). karikatürcü, karikatürist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). merkezi, merkezsel. centri'city (i). merkezi oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hayali, gerçek olmayan. chimerically (z). hayali olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). katip veya yazıcıya ait; daire işiyle alâkalı, kırtasiyecilikle ilgili; kilisenin politikada yeri olmasını savunan; ruhban sınıfına dahil; (i). rahip, papaz, vaiz; (çoğ). papaz kıyafeti; kilisenin hükümetteki nüfusunu artırmayı savunan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). politikada kilisenin nüfüsu; bu nüfüsu destekleme; kilise mevzuatı, kilise yararları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Kostarika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, canlı kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). çatallanmak, ayrılmak, dallanmak. divarica'tion (i). dallanma, yayılma, çatallanma; ayrılık, fark, uyuşmazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elektrikli, elektriğe ait, elektriksel. electrical engineer elektrik mühendisi. electrically z. elektrik kuvvetiyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. deneysel, tecrübi, tecrübeye dayanan. empirically z. deneysel olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kurtarmak, çıkarmak,açmak, ayırmak. extricables kurtarılabilir, çıkarılabilir. extrica'tion (i). kurtarma, kurtulma, çıkarma, ayırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). imal etmek, parçalarını bir araya getirerek yapmak; uydurmak yalan söylemek, slang atmak. fabrica'tion (i). imal etme; yalan, uydurma. fab'ricar (i). imalatçı; uyduran veya atan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (Fr)., (ahçı). dana kızartması veya yahnisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). salçalı et, yahni; (f). yahni pişirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (gram). frikatit, (f)., (v), (s), (z) gibi sürtme sesi çıkaran sızıcı harflere benzer; (i). frikatif harf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tarihsel, tarihi, tarihe geçmiş; tarihe uygun. historical novel tarihi roman. historically (z). tarihe göre, tarihi olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kasırga, bora. hurricane deck yolcu gemilerinin en üst güvertesi. hurricane lamp rüzgar feneri, gemici feneri. hurricane signal şiddetli ve tehlikeli bir kasırganın geleceğini işaret eden bayrak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kiremit gibi bir biri üzerine bindirmek veya binmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üst üste konmuş, imbrica'tion i. bu şekilde konulmuş süs veya şey; birbirine bindirme veya bindirilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sökülemez, içinden çıkılmaz, ayrılamaz derecede karışmış. inextricably z. içinden çıkılmaz surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) karışık, sökülmez, müşkül, muğlak, anlaşılması güç; girintili çıkıntılı. intricacy, intricateness (i.) şaşırtıcı derecede karışık olma. intricately (z.) karışık olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Değerli, itibarlı, can, ruh. - Kadri ve Can isimlerinden meydana gelen birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yağlamak, yağlayarak kolay işler hale getirmek. lubricating oil makina yağı, motor yağı. lubricant i. yağlayıcı madde. lubrica'tion i. yağlama. lubricator i. yağlama cihazı; yağdanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. metreye ait, metreye göre; metre sistemini kullanan; şiir veznine ait, ölçülü. metric system metre sistemi. go metric metre sistemini uygulamak. metrically z ölçüyle; metre sistemine göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. metre sistemine dönüştürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Sonbahar. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مندرجات] içindekiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kim.) nitrik asit, kezzap, azotik asit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sayıya ait, sayı ifade eden. numerical adjective sayı sıfatı. numerically (z.) sayıca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) çocuk doğumuna veya gebeliğe ait. obstetrics (i.) gebelik ve doğumla uğraşan tıp dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hatipliğe ait, hitabet ile ilgili; hatibe yakışır, belâgatli. oratorically z. hatiplikle ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bütün Amerika devletlerine veya haklarına mahsus veya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Peri).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. perikardiyal, kalp dış zarına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kalp dış zarının iltihaplanması, perikard iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. kalp dış zarı, perikard, yürek perdesi, dış yürek zarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. meyva örtüsü, perikard.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışıkölçerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. önceden hazırlamak, önceden imal etmek; bir binanın kurulmasını kolaylaştırmak için aksamını önceden hazırlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yalan söylemek; kaçamaklı cevap vermek, kaçamaklı sözle aldatmak. prevarica'tion i. yalan. prevaricator i. yalancı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güzel söz söylemeye ait; güzel söz söyleme sanatına ait. rhetorical question cevabı beklenilmeyen ve etkili olsun diye kullanılan soru. rhetorically z. belâgat ilmine göre, belâgatli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appeal. ask. beg. beseech. entreat. implore. plead. request. require.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to ask. to beg. to request. beseech. call out. conjure. desire. entreat. petition. plead. seek. solicit. sue. supplicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yalvaran, ricâ eden. 2. Başkası için aracılık edip ricâ eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who makes a request on behalf of sb else. go-between.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [رجاکار] ricası, yalvarırcasına.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. recül). Recüller, erkekler, (bk.) Recül.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رجال] erkekler. 2.üst düzeyde bulunanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Erkekl(Erkek İsmi) 2.Onur sahibi kimsel(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Velîler, Tanrı adamları, evliyâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retreat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to retreat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Az sarı. 2. Yabani arı. 3. Eskiden bir sınıf başıbozuk askeri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sarıalp).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki .

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Güney Afrika Cumhuriyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Güney Amerika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Güney-batı Afrika, Namibia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. küre şeklindeki, küresel, kürevi; küreye ait; gökcisimlerine ait. spherically z. küre şeklinde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DSLR fotoğraf makinelerinde kullanılan odaklama ekranı teknolojisi. Daha kolay kompozisyon ve daha doğru odaklama için görüntü parlaklığını arttırır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küre şeklinde olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gelinciğe benzer ve Güney Afrika'da yaşayan bir cins hayvan, zool. Suricata suricata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bakışık, simetrik, mütenazır; muntazam, mütenasip; bot. simetrik, bakışık; mat. aynı sayıyla bölünebilir. symmetrically z. bakışık olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadın Tanrı, ilâhe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goddess. the deity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deity. divinity. goddess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goddess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

asit tartarik, tar tar asidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) tiyatroya ait, temsili, gösteriş kabilinden, yapmacık, sahte; (i.), (çoğ.) amatörler tarafından oynanılan piyesler. theatrical makeup sahne makyajı. theatricalism (i.) gösteriş için fazla heyecanlı davranma. theatrically (z.) sahnede imiş gi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. termometreye ait. thermometrically z. termometre ile, termometreye göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., aşağ. Amerikanvari olmayan; Amerikan ideal ve prensiplerine uymayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çapın yarısı, nısıf kutur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radius.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radius. radial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radius.

Türkçe - İngilizce Sözlük by