Risk ne demek? | Risk anlamı nedir? | Risk

Risk anlamı nedir?

Risk ne demek?

Risk anlamı nedir?

Risk | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: risk

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir zarara uğrama tehlikesi: Her türlü riski göze alarak bir işe girdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

risk. adventure. chance. fear. hazard. jeopardy. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chance. risk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hazard; danger; peril; exposure to loss, injury, or destruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hazard of loss; liabillity to loss in property.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To expose to risk, hazard, or peril; to venture; as, to risk goods on board of a ship; to risk one's person in battle; to risk one's fame by a publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To incur the risk or danger of; as, to risk a battle. a venture undertaken without regard to possible loss or injury; 'he saw the rewards but not the risks of crime'; 'there was a danger he would do the wrong thing' the probability of being exposed to an

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

risk. adventure. jeopardy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a source of danger; a possibility of incurring loss or misfortune; 'drinking alcohol is a health hazard'. a venture undertaken without regard to possible loss or injury; 'he saw the rewards but not the risks of crime'; 'there was a danger he would do the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The exposure to loss of investment as a result of changes in business conditions, domestic or foreign economies, investment markets, interest rates, relative currency rates, or inflation Any or all of these risks may affect the market price of a security

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Risk is the financial uncertainty that the actual return on an investment will be different from the expected return Factors of risk that can affect an investment include inflation or deflation, currency exchange rates, liquidity, default by borrower and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The probability or likelihood of an adverse effect or event resulting from the actual use of a substance in the quantity and manner proposed It is the product of : the probability that an adverse effect or event will occur under specific circumstances of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chance of loss, the degree of probability of loss or the amount of possible loss to the insuring company For an individual, risk represents such probabilities as the likelihood of surgical complications, medications' side effects, exposure to infectio

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The quantitative or qualitative expression of possible loss that considers both the probability that a hazard will cause harm and the consequences of that event.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Risk is associated with a resource/task pairing to indicate the planner's confidence in the estimated effort Risk can be one of none, low, or high Some factors that may be taken into account for risk are the experience of the person and the reliability of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The potential for realization of unwanted, adverse consequences to human life, health, property, or the environment; estimation of risk is usually based on the expected value of the conditional probability of the event occurring times the consequence of t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The probability an undesirable outcome will occur, defined in terms of the probability of a particular adverse effect It has the dimensions of frequency or incidence and is coupled to an exposure estimate The actual risk statement may take the form of the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Risk is the exposure to the chance of loss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The likelihood of suffering a harmful effect or effects resulting from exposure to a risk factor Risk is usually expressed as the probability of occurrence of an adverse effect, i e expected ration between the number of individuals that would experience a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chance or possibility of loss, often employed as a utilization control mechanism within an HMO setting Risk is also defined in insurance terms as the possibility of loss associated with a given population.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The probability of an undesirable outcome Risk is the opposite of opportunity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chance or possibility of loss For example, physicians may be held at risk if hospitalization rates exceed agreed upon thresholds The sharing of risk is often employed as a utilization control mechanism within the HMO setting Risk is also defined in in

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chance or probability of loss, harm, failure, or danger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The likelihood that an investment will produce performance below an investor's expectations Generally, the greater an investment's risk, the greater the investment's return potential Also, the greater the chance that an investor might be disappointed with

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A threat that exploits a vulnerability that may cause harm to one or more assets.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The probability that a particular threat will exploit a particular vulnerability of the system [8].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The possibility that an investment may fluctuate in value Factors that increase an investment's risk or volatility include credit quality, currency exchange rates, and inflation rates.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The potential of losing one's money or the uncertainty of future returns.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tehlike; risk, riziko, hasar tehlikesi; sigorta edilen kimse veya şey; f. tehlikeye koymak; göze almak. at your risk ziyan olduğu takdirde sizin hesabınıza, tehlike mesuliyeti size ait olmak üzere. risk'y s. tehlikeli, rizikolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yıldız işareti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. canlı, hareketli, uyanık: sert, kamçılayan (hava ve rüzgar); f. canlandırmak, hareketlendirmek; canlanmak, hareketlenmek. briskly z. canlı olarak. briskness i. canlılık, hareketlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayvanın göğüs eti, döş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Vücut gelişmesi tamamlanmış olan, kâhil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adult. mature. pubescent. of adult age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erişkin olma hali, olgunluk, kâhillik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sıçrayıp oynamak; oynatmak; (A.B.D)., argo bir kimsenin üstünü aramak, silah aramak; arama yaparken kıymetli şeyler çalmak: (i). sıçrama; oyun, neşe;arama, yoklama. friskily (z). neşeyle, canlılıkla. friskiness (i). neşe, canlılık. frisky (s).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). Yelken doldurmayacak kadar hafif rüzgâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Daima teşebbüs hâlinde olan, müteşebbis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. pushful. aggressive. sociable. companionable. full of pep. clubable. clubbable. clubby. pushing. up and coming. up-and-coming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggressive. enterprising. pushing. pushful. energetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. energetic. aggressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprisingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showing / having enterprise / initiative. gumption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Denizaltı gemilerinde, suya dalındığı zaman su yüzüne uzatılan gözetleme cihazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periscope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Venture Capital Investment Trust)

Kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek amacıyla risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık anonim ortaklıklardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

risky. venturesome. wildcat. dicey. adventurous. chancy. dangerous. dodgy. forbidding. hairy. hazardous. not healthy. precarious. touch-and-go. unsure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chancy. dicey. dodgy. hazardous. perilous. risky. dodgy rizikolu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

riskiness. adventuresome. adventurous. chancy. dicey. perilous. risky. speculative. touch and go.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Göz yaşı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرشک] gözyaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Ilgın, bot. Tamarix.

İngilizce - Türkçe Sözlük by