Riya ne demek? | Riya anlamı nedir? | Riya

Riya anlamı nedir?

Riya ne demek?

Riya anlamı nedir?

Riya | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: riya

Türkçe Sözlük

(i. A.). İki yüzlülük, yalandan gösteriş, mürâİlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hypocrisy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

False. outward show. sanctimoniousness. pharisaism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریا] ikiyüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Saçları parlatmak, yatırmak ve şekillendirmek için kullanılan güzel kokulu bir çeşit yağ, saç yağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brilliantine. hair gloss. lacquer. pomade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haarfestiger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Hasır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بوریا] hasır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch pedal. clutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch pedal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outdoors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abroad. forth. out. outdoor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Pek çok zaman, en ziyade, ekseriyet üzere, alel-ekser: Şairler ekseriyâ ilhamlarına tâbi olurlar.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. industrialisme

sanayicilik

İnsanın sanayiyi tek amaç olarak benimsediği sistem.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excavation. earthwork. cutting. excavations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excavation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excavations. digging. dig. excavation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İri yapılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burly. powerfully built. strapping. beefy. hefty. husky. spanking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfumes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfumes. attars. essences. perfumery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Güzel kokulu esanslar, yağlar vesair şeyler, esans, losyon, parfüm. Mevâdd-ı ıtriyy» = Kokulu maddeler: Itriyât satıyor, Japon çiçeklerinden yapılan ıtriyât pek makbûldur, ıtriyât kullanmak sünnet-i seniyyedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Itriyat satan kimse veya dükkân, attâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Büyüklük, Ar. azamet, celâl. 2. Allah: Huzûr-ı Kibriyâ’da.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadar uzanıyor. O devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir deniz savaşından sonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak zorundaydı, bunun için de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı.

Günümüzde böyle bir durum söz konusu değilse de, bayrakları yarıya indirmek bir saygı ifadesi olarak kaldı. Milletlerin matem günlerinde, önemli devlet adamlarının ölümünde, diğer milletlerin de bayraklarını yarıya indirmeleri, mateme katılmak anlamında uluslararası bir gelenek haline geldi.

Hangi ulustan olursa olsun denizde birbirinin yanından geçen gemilerin, geçiş süresince bayraklarım yarıya indirmeleri geleneği, saygının bir ifadesi olarak günümüzde hala devam etmektedir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. sosyoloji) (uyd. k.). Anaerkil. Anaca hâkim olan, ana tarafı hâkim olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NAZARİYYAT) (i. A ). Teorik bilgiler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نظریات] teoriler, nazariyeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NEŞRİYYAT) (i. A. c.). 1. Herkese duyurulan şeyler. 2. Gazetelerin yazdıkları şeyler: O gazetenin neşriyatı daima doğrudur. 3. Basıp yayma, yayınlar. 4. Yalan ve uydurma haberler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publications.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publications. broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نشریات] yayın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Şarkıyyât. Doğu, bilhassa İslâm ülkelerine ait ilimler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. e.) (mü. rth). (bk.) Rth.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rlyâkârlıkla, mürâllikle, ikiyüzlülükle: Riyâkârâne hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hypocritical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ریاکار] ikiyüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ریاکارانه] ikiyüzlüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) ikiyüzlülük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (İspanyolca’dan). Eski yirmi beş kuruşluk İspanya ve Avusturya gümüş sikkesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

riyal. rial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the basic unit of money in Saudi Arabia. the basic unit of money in Qatar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İmparatorluk devrinde tuğ ve tümamiral.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Baş olma, reislik. 2. Tanzimat’tan önce: Reîsülküttâblık, dışişleri bakanlığı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاست] başkanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Reislik, başlık, baş olma, başkanlık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

başkanlık yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. riyâset = reislik, Fars. penâh = sığınak). Reislik makamında bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Reise, reislik makamında bulunana alt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free from hypocrisy. open. sincere. genuine. guileless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ravza). Ravzalar, bahçeler, (bk.) Ravza.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاض] bahçeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bahçeler, ağaçlık çimenlik yerler, ravza.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nefsini kırma, pehrizle kanaatkâr yaşayış: Riyâzet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mortification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضت] nefsinin isteklerine boyun eğmeden yaşama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Nefis kırma, dünya lezzetlerinden ve rahatından sakınma, perhizle, kanaatle yaşama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. riyâziyye). Matematiğe alt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ریاضی] matematikçi. 2.matematiksel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضيات] matematik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) matematikçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mathematics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Riyaziye ile uğraşan matematikçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Matematiğe lit ilimler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Matematik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضيون] matematikçiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Padişah, hükümdar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Serserice.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تحریات] araştırmalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) araştırmacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri.

İsimler ve Anlamları by