Rıza ne demek? | Rıza anlamı nedir? | Rıza

Rıza anlamı nedir?

Rıza ne demek?

Rıza anlamı nedir?

Rıza | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: riza

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hoşnutluk, memnunluk: Allah rızâsı için! 2. Razı olma: Bu işe rızânız var mı? 3. İstek, irâde: Kendi rızâsıyle gitti. 4. Kadere baş eğme, tevekkül: İnsan için dünyada rızâ ve tevekkülden başka çare yoktur. Rızâen li’llaıh = Allah rızâsı İçin. Rızâ vermek = RAzı olmak, muvafakat etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Süt emme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compliance. consent. implied consent. approval. assent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assent. consent. approval. choice. volition. acceptance. acquiescence. allowance. consent accession. countenance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رضا] razılık, memnunluk. 2.istek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Razılık, razı olma, hoşnutluk, memnuniyet, muvafakat, kabul. Bir şeyin olmasına muvafakat etme. Kadere mukadderata boyun eğme.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). maden veya fosillerde bulunan ağaç gibi şekil; (anat). dallanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Avârız). Arız olan hâlet, sonradan meydana gelen eksiklik: Bir arızaya uğradı. Avârız-ı mütenevviaya (çeşitli Arızalara) dûçâr oldu. Yeryüzünün düzlüğünü bozan her çeşit iniş, çıkış, tepe, çukur v.s., engebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Asttan üste takdim olunan mektup. Bir maslahat arzı için yazılan tahrirat ve nâme: Takdim-i arîzada kusurum çoktur. Arîza-i kemterânem = Eskiden çok kullanılan klişe tâbirlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. defect. fault. hitch. obstruction. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. bug. fault. malfunction. failure. defect. hitch. roughness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malfunction. defect. fault. failure. breakdown. trouble. obstruction. unevenness. roughness of a country. accidental. tie-up. profile. accident. hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break down. to go out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break down. to go out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arızası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken. faulty. defective. out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faulty. broken-down. out of order. defective. uneven. rough. rugged. broken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of order. defective. rugged. rough. uneven. broken. damaged. accidented. undulating. hilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Arızası olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in working order. smooth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). izin, ruhsat, cevaz; tensip, uygun görme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tavsif, tanımlama, tarif, nitelendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. feraîz). 1. Şer’an yapılması mecburî olan dînî işler: Namaz fârîzadır. 2. Vârislerden beherine şer’ an düşen hisse. 3. (c.) Ilm-i ferâiz. (bk.) Ferâiz. 4. mec. Yerine getirilmesi şart olan vazife: Bu, benim için farizadır. Fariza-i zimmetimdir = Boynumun borcudur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فریضه] farz. 2.borç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kaçan, kaçıcı: Girizân olmak = Kaçmak. 2. Kaçarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) GirîzSn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گریزان] kaçan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Bir böceğin kelebek olmadan önce koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysalis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. botanik). Kasımpatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysanthemum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysanthemum. chrysanthemum kasımpatı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysanthemum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autorisation

yetkilendirim

Yetkilendirme işi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pastorize etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Pastörize etme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Peri çocuğu. 2.Güzel, çok güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). (bk.) Polarma.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. polarisation

fiz. 1. kutuplanma, 2. polarma

1. Kutuplanmak işi. 2. Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Püskürtme cihazı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pulvérisateur

püskürteç

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomizer. sprayer. spray gun. duster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Dökülen, akan, Ar. cârî: Rİzân olmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir gün ikinci Mahmut Mısır Çarşışı’nda halk arasında gezinirken uğradığı bir dükkanda kendisine kahve getiren sevimli bir kahveci çırağını çok sevdi. Hemen o gün saraya alınan çocuk sonradan tarihimizin meşhur Serasker Rıza Paşa’sı olmuştur.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hükümetçe fiyat tespiti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr ). Vülgarize etme.

Türkçe Sözlük by