Rol ne demek? | Rol anlamı nedir? | Rol

Rol anlamı nedir?

Rol ne demek?

Rol anlamı nedir?

Rol | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rol

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Bir işte, bilhassa tiyatro ve sinema oyunlarında herkese düşen görev, iş payı. 2. Yalancıktan yapılan davranış, gösteriş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

role. part. act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. histrionics. part. ploy. pretence. role.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

part. role. line. representation. status.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The ISO 4217 currency code for the Romanian Leu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Abbrev n, 'Rear-Of-Leg' A location for a main throwout pilot chute Typically, the bridle runs from the pin, under the flap, then across the outside of the container, then over to the legstrap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Romanian lei.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Running Off Line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Oynatma hızını kontrol ederek, bozulmayı engelleyin ve herhangi bir dersi, semineri veya röportajı kolayca yazıya dökün.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göktaşı: aerolit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hava ilmi, aeroloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). toprakları inceleyen ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden gökcisimlerinin yüksekliğini tayin etmede kullamlan bir gözlem aracı, usturlap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gökcisimlerine tapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. astrologue

gök. b. yıldız falcısı

Yıldızların durum ve hareketlerinden anlam çıkararak falcılık yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrologer. stargazer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) muneccim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). astroloji, muneccimlik ; yıldız falcılığı; (eski zamanda)yıldızlar ilmi. astrolog'ical (s) astrolojiye ait, astrologically (z) astrolojik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. astrologie

gök. b. yıldız falcılığı

Yıldızların etkilerinin incelenmesi yoluyla insanların yazgısını önceden görme ve karakterlerini belirleme uğraşısı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrology. astrology müneccimlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrological.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

ATT (Susturucu) anahtarıyla, alım hassasiyetini azaltabilirsiniz. Radyo, zayıf sinyalleri atlayacak ve yalnızca güçlü sinyallerde duracaktır. ATT kontrolü yalnızca düğme açık konumdaysa devrededir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Ses kontrolünü ya da bir sonraki şarkıya geçme ayarını kulaklık üzerinden yapmaya olanak tanıyan teknoloji.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV/Monitör ekranını izlerken kolay düzenleme için kontrol panelini çıkartabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ince ve uzun bayrak; bandrol; den. flandıra; (mim). üzerine kitabe yazılan kordele şeklindeki tezyinat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. «banderole»). Tekelde bulunan tütün vesaire paketlerine yapıştırılan damgalı kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. banderole

denetim pulu

1. Paketlerin, şişelerin ağızlarına konulan şerit veya etiket. 2. Devletçe verginin kesildiğini gösteren etiket.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monopoly tax label. banderole. banderol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A little banner, flag, or streamer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Banderole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stamped paper stuck on monopoly articles to indicate tax paid. label. revenue stamp. banderole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). Venedik gondolcularının şarkısı; bu tarzda yazılmış parça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Venedik’teki gondolcularının söylediği üslûpta şarkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead. leading role.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leading role. principal part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ruhlanna dua edilecek ölülerin listesi; liste, katalog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sırtta taşınabilen tomar şeklinde bağlanmış yatak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tek ad, bir ol.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). neşeli şarkı; halk şarkısı; (f). neşeyle şarkı söylemek; şarkı söyleyerek kutlamak. Christmas carol Noel ilahisi. caroler (i). Noel şarkısı söyleyen gezginci kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). bir kadın adı; (s)., (ing). l ve ll Charles'a ve devirlerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şarlman hanedanına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kapaklı toprak veya cam tencere, güveç; böyle bir tencerede pişirilen yemek; kimya laboratuvarlarında kullanlıan saplı küçük kap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

WALKMAN® (ek adaptör gerektirir) , CD Değiştirici ya da MiniDisc değiştirici ile uyumlu bağlantıya sahip araba stereosu

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik değiştiricideki CD’lerde bulunan CD Text bilgileri, MiniDisc ya da kaset çalar da içeriyor olsa kafa biriminde görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Harici CD/MiniDisc otomatik değiştiricilerin kontrol edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kolesterol, safrayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hesap kontrol memuru, murakıp, denetleyici, kontrolör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). idare; idare etme, hâkim olma , hâkimiyet, egemenlik; spiritualizmde medyumu hareket ettiren ruh; istenilmeyen bir şeyin etkisini azaltacak program ve tedbir; (çoğ). kumanda cihazları, kontrol kolları ve düğmeleri. control group deney yapılan grupl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (-led, -ling) idare etmek, hâkim olmak. controllable (s). idare edilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Control A1, Sony audio bileşenleri arasında iletişim için kullanılan, çok işlevli bir veri yolu sistemidir. Örneğin CD çalar ve amplifikatör arasında işlevler otomatik hale getirilebilir ve metin bilgileri transfer edilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Control A1 II, Control A1’in geliştirilmiş bir sürümüdür ve Sony audio bileşenleri arasında iletişim için kullanılan, çok işlevli bir veri yolu sistemidir. Örneğin CD çalar ve amplifikatör arasında işlevler otomatik hale getirilebilir ve metin bilgileri transfer edilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). idare eden kimse veya alet, regülatör; muhasebeci, murakıp, kontrolör bütçeye göre ödeme musaadesi vermeye yetkili şahıs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Control-L, veri alışverişi ve video cihazlarının kontrolü (video kameralar, ev video kaydedicileri ve düzenleme bilgisayarları ve kumandaları) için kullanılan bir Sony arayüzüdür. Bağlantı 2,5 mm’lik stereo jakla ya da 5 pimli DIN fişle sağlanır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). taş haline gelmiş gübre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). taçyapraklar, korol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mat)., (man). bir önermenin tabii sonucu, sonuç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kontrol altından çıkarmak, kontrolu kaldırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ağaçlar ve çalılar ile uğraşan biyoloji dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dendrologie

ağaç bilimi

Botaniğin ağaçları inceleyen dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dinamik Odaklama devresi, tüm ekranda net odaklanmış, temiz bir görüntü sağlar. Gelişmiş elektronik devre, ışının nokta çapını ayarlayarak, resmin şeklinin, köşelerde ve ekranın kenarlarında da doğru kalmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contraception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dolby® Surround şarkı üretildiğinde dört ses bilgisi kanalı iki ses parçasına kodlanır. Daha sonra bu iki parça, evdeki video kasetleri ve TV yayımları gibi stereo program kaynaklarına getirilerek burada orijinal dört kanallı surround ses deneyimi oluşturmak üzere Dolby® Pro Logic® Dolby® Digital tarafından şifresi çözülür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, kademesini değiştirmeden konuşma dosyanızın çalma hızını kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). (i). tuhaf, gülünç; (i). tuhaf kimse; maskara, soytarı. drollness (i). tuhaflık, gülünç oluş, acayiplik. drolly (z). gülünç ve tuhaf bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mizah, şaka, tuhaflık; gülünç bir şekilde davranma veya konuşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Güçlü arka aydınlatma, düşük kontrast ve yetersiz ortam ışığının el ile telafisini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elektroliz, elektrikle çözüm, galvanik kuvvetle elemanlara ayırma; elektrikli iğne ile kıl veya ben yakma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elektrolit, elektrikle unsurlarına ayrılabilen madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik). Elektroliz muamelesine elverilşi cisim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrolyte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrolyte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. fizik). Birleşik bir cismi elektrik vasıtasıyle elemanlarına ayırma işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrolysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electrolysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. isim defterine kaydetmek, üyeliğe kabul etmek; sicile kaydetmek, kütüğe kaydetmek. enrollment i. kayıtlar; kaydedilenlerin sayısı; kaydetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Erkek ol. - “Er” ve “ol” kelimelerinden birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hindiba, (bot.) Cichorium endivia

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (eski). şarkılarda kullanılan anlamsız nakarat; boş laf; önemsiz şey, süs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). falderal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). (icked, icking) (s). eğlence; coşma, neşe; (f). gülüp eğlenmek, (başkasına) oyun oynamak; (s). neşeli, şen, canlı, hayat dolu. frolicsome (s). eğlenceyi seven, şen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i volkanik duman püs kürten küçük delik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. jeoloji). Volkanik arazide yerden gaz fışkırması: Fümeroller çok vakit sülfridrik gaz yayar.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. futurologie

gelecek bilimi

Küresel bir perspektif içinde geleceği öngörmeye çalışan bilim.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. gastro-entérologue

sindirim bilimci

Sindirim sistemi hastalıkları hekimi.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. gastro-entérologie

sindirim bilimi

Tıbbın sindirim organları hastalıklarını inceleyen dalı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. gastroloji, mide bilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(glis'ırin, -ol) gliserin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Büyü, serpil, geliş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Su veya başka bir sıvı basıncıyla işleyen makine. 2. Suları faydalı bir hale sokma bilimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydraulic. hydraulics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydraulic. hydraulics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Birtakım organik bileşiklerdeki moleküllerin suyun tesiriyle ikiye ayrılması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrolysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrolysis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i: Y. Fr.). Su ilmi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vakti gösteren alet, saat. horol'oger i. saatçi, usta saatçi. horol'ogy i. vakit ölçme ilmi; vakit ölçen aletler yapma sanatı. horolog'ica1 s. bu sanata ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Hürkal).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hidroloji, su bilimi hydrolog'ic(al) s. hidrolojik, su bilimi ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. hidroliz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Liasion Offices)

Aracı kurumu ve aracı kurumun yetkili olduğu sermaye piyasası faaliyetlerinin tanıtımını yapmak amacı ile aracı kurumu temsil etmekle görevli hizmet birimleridir. İrtibat büroları sadece müşteri emirlerini aracı kuruma iletebilirler.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Bir çeşit saplı yemek tenceresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the permanent staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the permanent staff. listed as permanent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damned. cursed. goddamned. goddamn. confounded. flaming. fucking. godforsaken. ruddy. heck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damned. cursed. goddamned. goddamn. confounded. flaming. fucking. godforsaken. ruddy. heck. blasted. bloody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the devil of it. what the hell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A .T.). 1. Mahvolmak, çok ezilmek. 2. mec. Çok üzülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be grieved. to be depressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inwardly to grieve deeply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damn with!. down with !.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quality control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kolestrol, kanda, sinirlerde, beyinde, karaciğerde, dalakta, böbrek üstü bezlerinde ve safrada bulunan, yağ yapısında, kristal gibi beyaz görünümde bir maddedir. Görevi dokulardaki su dengesini sağlamak, alyuvarları zehirlere karşı korumak, sinir dokularının dayanıklığını sağlamak ve deri altında, dışarıdan gelecek mikroplara karşı koruyuculuk yapmaktır. 100 gram kanda; 180-230 miligram kolestrol bulunur. Bu miktar normaldir. 230 miligram kolestrol miktarı, kanda kolestrolün yükselmiş olduğuna işarettir. Tedavi edilmezse; damarsertliği, beyin ve kalpteki ince damarların tıkanmasına neden olur. Meydana Gelişi : Böbrek üstü bezleri, husyeler, yumurtalıklar bünyenin ihtiyacı olan kolestrolü imal ederler. Ayrıca hayvansal yağlar, süt, yumurta ve bitkisel hormonlarla da kolestrol alınır. Kanda, kolestrolün yükseldiğini anlamak için bir seri test yapmak gerekir. Ayrıca, hastanın cildinde oluşan sarı lekeler, göz altlarında beliren siyah halkalar, göz akında görülen sarı lekecikler, genel yorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, görme zayıflığı, ağız acılığı, nefes ve ter kokusu kolestrolün yükselmiş olduğuna işaret olabilir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Mısır püskülü, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya, 1 tutam (20 gram) mısır püskülü konur. 30 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer su bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Yabancı Kelime

Fr. cancérologie

kanser bilimi

Kanseri ve ona yol açan hastalıkları inceleyen tıp dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr). Fertlerde karakterin gelişmesini ve farklarını araştıran bilim kolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr. T. kimya) (y. k.). Bir klorürde erimiş bulunan kloru ölçmeye yarayan Alet, klorometre, Fr. chloromfetre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cholesterol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cholesterol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. contrûle). İşlerin dürüsüt ve düzenli yürümesi için yapılan teftiş, tahkik, inceleme. Ar. murakabe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot. control. supervision. inspection. check. clutch. countenance. examination. governance. helm. rein. superintendence. wire. clutches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

check. command. composure. control. curb. direction. disposal. hand. rounds. inspection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

check. control. inspection. checkover. check inspection. look over. overhaul. probative experience. superintendence. verification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Özellikle toprak erozyonunu denetlemek amacıyla kullanılan, suyun ve molozun kanaldaki akışını geciktirmeye yönelik küçük bent.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. control. guard. police. regulate. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to check. to check up. to control. attend machinery. boss. inspect. monitor. overhaul. superintend. to keep tab on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control tower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control tower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control panel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

control clock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.). Kontrol yapan kimse. Ar. murakıp.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. contrôleur

denetçi

Denetlemeyle görevli kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

controller. auditor. ticket inspector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auditor. controller. inspector. comptroller. guard of a train. tally keeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Video cihazlarının (video kameralar, ev video kaydedicileri ve düzenleme bilgisayarları ya da kumandaları) kontrolünde kullanılan veri alışverişi arayüzü. Bağlantı, 2,5 mm’lik stereo jak üzerinden sağlanır

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. politikada karşılıklı yardım yolu ile iki kişinin birbirini tutması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Manuel kontrol düğmeleri, kullanıcıya odak, pozlama ve diğer fotoğraf makinesi ayarlarının belirlenmesinde büyük bir esneklik tanır. Bu sayede, daha yaratıcı çekimler yapabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şehitler listesi; şehitler menkıbesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. météorologue

hava tahmincisi

Havanın gelecek gün veya hafta içindeki durumunu birtakım verilere dayanıp yaklaşık olarak ortaya koyan ve bunu haber kanallarına ileten kimse.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meteoroloji; belirli bir yerin hava şartları. meteorolog'ic(al) s. meteorolojik. meteorol'ogist i. meteoroloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Meteorları konu alan fizik kolu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. météorologie

hava bilgisi

Hava koşullarında meydana gelen değişmeleri, iklim türlerini araştırıp hava durumu tahminlerinde bulunan bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meteorology. aerology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meteorology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meteorology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.) 1. Meterolojiyle alâkalı. 2. Meteor çeşidinden olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ölçüler ve tartılar bilgisi veya sistemi. metrolog'ical s. bu sisteme ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Bazı taşların yapısında bulunan mikroskopik billûrlar.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. minéralogue

mineral bilimci

Mineral bilimi ile uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. minéralogie

mineral bilimi

Mineral ve billurlarla, onların fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir yer veya zamanda ölenlerin isim listesi; olmuş bir kimse hakkında yazılan yazı. necrological s. ölülerin isim listesine ait. necrologist i. ölmüş kimseler hakkında yazı yazan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. portakal çiçeğinden çıkarılan bir esans, çiçek yağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinirbilim, nevroloji. neurolog'ical s. sinirbilime ait. neurol'ogist i. sinir mütehassısı, asabiyeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Konusu sinir sistemi olan ilim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nevroloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurology sinirbilim. nevroloji.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sayıların esrarlı etkisini açıklayan inanış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Nurlu ol, ışıklı ol.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Kayıttan önce kasetin durumunu kontrol eder ve mümkün olan en iyi resim kalitesinin elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dağlar bilgisi. orolog'ical s. dağlar ilmine ait. orologist i. dağlar bilgisi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autocontrôle

ruh b. öz denetim

Daha önemli bir amaca ulaşabilmek için kişinin tepkilerini, davranışlarını veya başka amaca yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gerçek yiğit ol.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., huk. davada müdafaa veya itham yollu söz; s. sözlü, şifahı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. parola = söz). Asker nöbetçilerinin veya başkalarının birbirlerini tanımak için kendi aralarında kararlaştırdıkları söz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

password. watchword. word. countersign. slogan. catchword. cipher. motto. parole. shibboleth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

countersign. motto. password. watchword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

password. catch phrase. catchword. word in code. countersign. key word. motto. parole. rallying cry. watchword. identification words.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. şartlı olarak mahkumun tahliyesi; vait, söz verme; özellikle esir düşen askerin veya bir mahpusun kaçmayacağına dair verdiği söz; şeref sözü; ask. muhafızlara veya nöbetçilere verilen günlük parola; f. mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak. o

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order passed through the ranks by word of month.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order passed through the ranks by word of month.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-led, -ling) karakol, askeri devriye; ileri karakol, keşif kolu; devriye gezme: f. devriye gezmek. patrolman i. polis, devriye polis. patrol wagon tutukluları karakola götürmeye mahsus polis arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maaş veya ücret bordrosu; maaşlann toplamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Yerin derinliklerinden çıkarılan çok koyu renkli, kendine has kokusu olan, az veya çok yapışkan tabiî yağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oilbearing. oil. petroleum. rock oil. fossil oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oil. petroleum. prospector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Petroleum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oil. petroleum. crude oil. well / gas / coal / rock / stone / case oil. kerosine. parafine. rock tar. naphta. gas oil. juice. mineral oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Brit Gasoline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

UK term for gasoline, either lamp fuel or automobile fuel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

British/Australasian term for gasoline. see: gasoline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In this type of engine, air and petrol are mixed together, then sent to each cylinder, where an electric spark from a spark plug causes the mixture to ignite and explode This drives the piston downward, rotating the crankshaft, which in turn rotates the w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Commonly known as gasoline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Gas/Fuel. a volatile flammable mixture of hydrocarbons derived from petroleum; used mainly as a fuel in internal-combustion engines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. benzin; eski petrol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oil lamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ecza. saf vazelin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oilman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. petrol. crude petroleum ham petrol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, çalma hızının hassas biçimde değiştirilmesine olanak tanır ve örneğin, enstrümanların akordunun yapılmasında kullanılır. Çalma süresi, kalite kaybı olmaksızın azaltılabilir ya da uzatılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., tıb. yerinden oynamak, sarkmak, düşmek; i. düşme, inme, sarkma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. yerinden düşme, sarkma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., geom. iki ucu kabarık (sferoid), yumurta şeklindeki; uzanmış, uzatılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. bazı böcek larvalarının karın civarında bulunan ayağa benzer çıkıntılardan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ, -na) gen. çoğ. başlangıç, önsöz, prolog, ki- taplarda uzun giriş. prolegomenous s. önsöz kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önceden belirtme; muhtemel itirazları önceden sezerek cevaplandırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ücretle çalışan sınıftan; i. proleter, emekçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. avam; işçi sınıfı, proletarya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Proleterler sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prolétariat

emekçi sınıfı

Emeğini sermayeciye satarak geçimini sağlayanların oluşturduğu toplum kesimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the proletariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proletariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Günlük çalışmasının karşılığından başka geliri olmayan kimse, emekçi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prolétaire

emekçi

Geçimini, emeğini sermayeciye satarak sağlayan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proletarian. proleterian. proletarian emekçi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proletarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üretken; bot. tomurcuklar verme suretiyle çoğalan. proliferate f. çoğalmak, üremek; bot. tomurcuk vererek çabuk çoğalmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğurgan; mahsuldar, bereketli; verimli, semereli. prolifically z. verimli olarak, bereketli surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun, ayrıntılı; yorucu, baş ağrıtıcı, sıkıcı. prolix'ity, prolixness i. söz uzunluğu. prolixly z. uzun uzadıya, ayrıntılı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taraftarlık eden kimse; bazı meclislerin reisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prologue

ön deyiş

Bir eserde asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce, geçmiş birtakım başka olguları anlatan ilk bölüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Prologue. a computer language designed in Europe to support natural language processing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prologue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of an XML document that precedes the XML data The prolog includes the declaration and an optional DTD. b The optional beginning portion of an XML document prior to the document's content.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Extraneous bytes at the beginning of a signal file that are not to be read as samples Signal files created using the WFDB library do not contain prologs, but signal files created using other means may contain prologs To read such a signal file using the W

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Programming language; name derived from 'Programming in Logic'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The original logic programming language. 12/97Progenitor logic programming language, 1977.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The beginning of the generated file, before the template.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Programming in Logic PROLOG was developed by A Colmerauer and P Roussel at the university of Aix-Marseille in 1971 It was designed for natural-language processing but has become one of the most widely used languages for artificial intelligence

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of a document that contains information about the document, most notably the DTD. a computer language designed in Europe to support natural language processing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prologue , prolog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. başlangıç, giriş, önsöz; prolog, piyes girişi; f. önsöz olarak söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. uzatmak, sürdürmek. prolongation i. uzatma, sürdürme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önsöz olarak yazılmış yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ateşe tapma, ateşperestlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, -lignic s. ateş ısısı ile odundan çıkarılan. pyro- ligneous acid kahverengine çalan ve sirke asidi ihtiva eden kırmızı asit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuyumcu lambası ile madenleri inceleme sanatı; ateş veya ısı ilmi. pyrologist i. madenleri sı- caklıkla inceleyen uzman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. camcılıkta kullanılan manganez dioksid.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. sıcak tesiriyle erime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. kloroform gibi kokusu olan renksiz bir madde, pirol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Saat, 77,5 kHz’den iletilen LW radyo sinyali ile otomatik olarak ayarlanır. Radyo sinyali bir atom saatinden verilir. Böylece kış ve yaz saati düzeltmeleri de dahil olmak üzere saat ve tarihin her zaman doğru ayarlanmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saçma konuşma; kırtasiyecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .imparator Şarlmanın efsanevi yeğeni ve en yiğit şövalyelerinden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slow running. idling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

running at an idle. idling. idle fuel system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. relatif

fel. göreceli

Varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı bulunan, mutlak olmayan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. relativist

fel. göreci

Bağıntıcılık yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. relativité

fel. görelik

Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. relativisme

fel. görecelik

Bağıntılılık öğretisi, özellikle bilginin bağıntılı olduğunu ileri süren her türlü felsefe öğretisi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay. tripping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .rol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Oyuncuların oynadıkları karakterlerin rollerine bürünerek birleşik bir hikaye yarattıkları oyun türü.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yuvarlamak; çevirmek, devirmek; top etmek, sarmak; kalın sesle söylemek; açmak, oklava ile açmak; haddeden geçirmek; hızlı hızlı davul çalmak; r harfini şiddetle söylemek; yuvarlanmak, tekerlenmek, yuvarlanıp gitmek, tekerlek üstünde gitmek; dönmek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlanış, yuvarlayış, tekerleme; devirme, devrilme; silindir, yuvak, merdane; tomar şeklinde şey; liste, defter, sicil, kayıt; top, rulo; bir çeşit küçük ekmek; gümbürtü, gök gürlemesi; kabarıklık; bükülüp tomar haline konabilen tuvalet takımı ç

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlanan şey; kumaşın sarıldığı makara, silindir; ufak tekerlek; özellikle fırtınadan sonra sahile çarpan büyük dalga; tıb. sargı. European roller mavi kuzgun, zool. Coracias garrulus. roller bearing mak. makaralı yatak. roller-skating i. tekerlek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. eğlenerek gitmek, neşe ile ilerlemek veya gitmek; i. neşe, keyif, eğlence.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. yuvarlanma, yuvarlanış; s. yuvarlanan, inişli yokuşlu; dalgalı; sallanan; devrik (yaka); gürleyen. rolling mill hadde fabrikası, hadde. rolling pin oklava. rolling press ütü makinası. rolling stock lokomotif ve vagonlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tıknaz, bodur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. relief

kabartma

Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılan eser.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relief. relief work. embossed work. set-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanitary control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tomar; parşömen tomarı; liste, tarife; taslak; tomar şeklinde süs; kemamn kıvrık ucu; f. tomara kaydetmek; tomar şeklinde sarmak; tomar şeklinde süslerle tezyin etmek; tomar gibi sarılmak. scroll saw şerit testere; makinalı oyma testeresi. scr

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendine hâkim olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - Önder ol, baş ol.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) serom ve tesirlerinden bahseden ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içinde demir bulunan göktaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., s. yol işlerinde kullanılan silindir; ezici güç; zor kullanma; f. silindir ile düzletmek; basmak, ezmek; zorla elde etmek; s. ezici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any of a group of natural steroid alcohols derived from plants or animals; they are waxy insoluble substances.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large subgroup of steroids. a compound containing a multi-ring structure and a hydroxyl group. any of a group of natural steroid alcohols derived from plants or animals; they are waxy insoluble substances.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. gezinmek, ağır ağır dolaşmak; i. gezme, dolaşma. stroll'er i. gezinen kimse; gezici aktör; portatif bebek arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. E vitamini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trawl. trawl net.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trawl. trawlnet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. ing.). Havâi elektrik hattından cereyan alarak yürüyen otobüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trolley bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trolleybus. trackless trolley. trolley bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. su içinde olta sürükleyerek balık tutmak; birbirini takip eden birkaç sesle şarkı söylemek; yüksek sesle veya serbestçe şarkı okumak; döndürmek; i. bir işi tekrar tekrar yapma; birbirini takip eden seslerle söylenen sarkı, nakarat, tekrar; olt

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. magaralarda veya tepelerde bulunduğu farzolunan dev veya cüce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tramvay, tramvay arabası; tramvay arabasına elektrik cereyanı veren kol; yük boşaltmak için gövdesi kaldırılıp indirilen araba; asma yük arabası. trolley bus troleybüs. trolley car tramvay arabası. trolley man i. vatman veya tramvay biletçisi. trol

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pasaklı kadın; fahişe orospu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Avusturya'da Tirol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Tirol eyaletine veya ahalisine ait; i. Tirol ahalisi veya bunlardan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Tirol köylülerine mahsus bir dans; bu dansın müziği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. idaresiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (tomar) açmak; göz önüne sermek, teşhir etmek; açılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. üroloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urology bevliye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, VCR’ınızın, zamanlayıcı programlaması yapılmış olduğunda uydu alıcınızı kontrol etmenizi sağlar. VCR otomatik olarak doğru kanala geçer ve kaydı başlatır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yaşa, uzun ve sağlıklı bir yaşamın olsun.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being. entity. existence. presence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existence. being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialism. existentialism egzistansiyalizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tic. mark. bir çeşit gramofon, Viktrola.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. virüslerle uğraşan tıb. dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

virology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by