Role Playing Game ne demek? | Role Playing Game anlamı nedir? | Role Playing Game

Role Playing Game anlamı nedir?

Role Playing Game ne demek?

Role Playing Game anlamı nedir?

Role Playing Game | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: role playing game

Teknolojik Terim

Oyuncuların oynadıkları karakterlerin rollerine bürünerek birleşik bir hikaye yarattıkları oyun türü.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ince ve uzun bayrak; bandrol; den. flandıra; (mim). üzerine kitabe yazılan kordele şeklindeki tezyinat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. brick game

tuğla oyunu

Bilgisayarda veya cep telefonlarında oynanan, topla tuğlaları yıkma esasına dayanan oyun.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kapaklı toprak veya cam tencere, güveç; böyle bir tencerede pişirilen yemek; kimya laboratuvarlarında kullanlıan saplı küçük kap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (ga uzun okunur). Arslan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hindiba, (bot.) Cichorium endivia

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i volkanik duman püs kürten küçük delik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i oyun, eğlence; spor; oyun partisi, parti; plan, tertip; av, şikâr; av eti game bird av kuşu game fish yakala nınca direnen balık game laws av hu kuku game theory (oyun, savaş, tica rette) matematik hesap ile en isabetli hareket tarzını tespit etme

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s gözüpek, yiğit, cesur; av hay vanlarına ait gamely z cesurca game ness i yiğitlik, yüreklilik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, k dili topal, sakat

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i av ,cantası

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i dövuiş horoZu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i avlak bekçisi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s neşeli, şen; canlı, hareketli

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i oyuncu; kumarbaz

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Cinsiyet hücresi: Sperma ile yumurtacık birer gamettir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gamete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, biyol cinsel hücre, gamet

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kavga. 2. Şamata, gürültü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هنگامه] kargaşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Meddâh, oyuncu, hokkabaz. 2. Kavgacı, gürültücü. Ufak tefek şeyler satan çığırtkanlar. HENİ (i. A. «hanâ»dan smüş.) (m. heniyye). Sıhhata yarar, hazmı kolay.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. kemikleri ve başka organlan birbirine rapteden bağ; bağ, rabıta. ligamen'tal, ligamen'tous s., anat. bağ kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun devirli (plak), dakikada 331/3 devir yapan (büyük plak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Denizlerde, bulunulan yerin boylamını anlamaya yarayan Alet. 2. Bin kilometrelik ölçü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

el çabukluğu ile para zarfını sahte şeylerle dolu zarfla değiştirme hilesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. şartlı olarak mahkumun tahliyesi; vait, söz verme; özellikle esir düşen askerin veya bir mahpusun kaçmayacağına dair verdiği söz; şeref sözü; ask. muhafızlara veya nöbetçilere verilen günlük parola; f. mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak. o

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. petrol. crude petroleum ham petrol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

oyun kâğıdı, iskambil kâğıdı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. bazı böcek larvalarının karın civarında bulunan ayağa benzer çıkıntılardan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ, -na) gen. çoğ. başlangıç, önsöz, prolog, ki- taplarda uzun giriş. prolegomenous s. önsöz kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önceden belirtme; muhtemel itirazları önceden sezerek cevaplandırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ücretle çalışan sınıftan; i. proleter, emekçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. avam; işçi sınıfı, proletarya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Proleterler sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prolétariat

emekçi sınıfı

Emeğini sermayeciye satarak geçimini sağlayanların oluşturduğu toplum kesimi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the proletariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proletariat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Günlük çalışmasının karşılığından başka geliri olmayan kimse, emekçi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prolétaire

emekçi

Geçimini, emeğini sermayeciye satarak sağlayan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proletarian. proleterian. proletarian emekçi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proletarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. kloroform gibi kokusu olan renksiz bir madde, pirol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saçma konuşma; kırtasiyecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay. tripping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .rol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Oyuncuların oynadıkları karakterlerin rollerine bürünerek birleşik bir hikaye yarattıkları oyun türü.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. L. ing.). Havâi elektrik hattından cereyan alarak yürüyen otobüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trolley bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trolleybus. trackless trolley. trolley bus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Tirol eyaletine veya ahalisine ait; i. Tirol ahalisi veya bunlardan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by