Rücü ne demek? | Rücü anlamı nedir? | Rücü

Rücü anlamı nedir?

Rücü ne demek?

Rücü anlamı nedir?

Rücü | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: rucu

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Geri dönme, avdet, ric’at. 2. Cayma, sözünden dönme, sözünü geri alma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescinding. revoking. returning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescinding. revoking. retracting. returning. withdrawal. reference. recourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD ve DVD biçimlerinden gelen dijital ses verilerini, amplifikasyon için analog sinyallere dönüştüren Dijital Sinyal İşleme (Digital Signal Processing – DSP) tekniği. Bu teknik, orijinal kaydın özelliklerini koruyarak geniş bir dinamik aralığa sahip yüksek kaliteli ses sunar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD yazılımında resimler, 8 bit çözünürlükte MPEG-2 teknolojisi kullanılarak kodlanmıştır. Sony DVD oynatıcılar bunları 10 bite dönüştürerek, dijital görüntüdeki suni ayrıntıları en aza indirir ve resim geçişlerini orijinal film master’indeki daha benzer şekilde oluşturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Analog sinyalleri dijital biçime dönüştüren yüksek performanslı bir IC Yongası. Elde edilen dijital veriler, Dijital Sinyal İşleme (Digital Signal Processing – DSP) teknikleriyle işlenebilmektedir. Modern IC yongaları, 1 bit teknolojisine dayanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

En yüksek ses kalitesini sağlamak için hassas dijital voltaj darbelerini, dengeli akım darbelerine dönüştürür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dizzy. giddy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

giddy. vertiginous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

applicant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

applicant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük boru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Emreden, Amir, hâkim. 2. İşi başkalarına emir ve havale eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masterful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperious. masterful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhilarating. exhilaratory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital kodları, işitsel analog sinyallere çeviren bir IC Yongasıdır. Modern IC yongaları, 1 bit teknolojisine dayanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Az ısı açığa çıkararak, yüksek düzeyde dengeli, yüksek güçlü Doğru Akım (DC) voltajları oluşturmada kullanılan bir elektronik yöntem. Bu özellik, mükemmel bir çıkış kafa alanı sağlayacak şekilde en iyi amplifikatör performansı sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deep-freezer. deep freeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Daha zengin, daha güçlü bas sesi sunmak için tasarlanan bu yenilikçi subwoofer, her biri ayrı bir hoparlör birimi (diğer modellerde bulunan geleneksel tek amplifikatör yerine) kullanan iki tam dijital amplifikatör kullanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Daima doğru söyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truthful. righteous. true-blue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truthful. veracious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truthful. veracious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doğrucu olma hali. 2. (felsefe). Tanrı’nın bize verdiği bilgilerin doğru olduğu prensibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

veracity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Daha zengin, daha güçlü bas sesi sunması için oluşturulmuş bu yenilikçi subwoofer, her biri ayrı bir hoparlör birimini çalıştıran iki tam dijital amplifikatör kullanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaset hızında kısa süreli hız değişikliklerini önlemek için kaset sürücünün döner mekanizması, kayışlar yerine doğrudan motorlarla döndürülmektedir. Bu sayede daha güvenilir, doğru kaset hareketi ve en iyi ses kalitesi elde edilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viviparous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing. frosty. cutting. nipping. perishing. freezer. deep-freezer. chilling. refrigerant. cryo-. frigid. withering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing. cold. chilling. perishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transformer. converter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transforming. converting. convertor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

converter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competent. satisfactory. satisfying. filling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filling. satisfying. satisfactory. convincing. persuasive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engrossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber. thought-provoking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thought provoking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gören, bakan, Ar. nâzır. 2. Gelinlik kız arayıp bulmaya giden kadın: Görücüler geldi. Kız büyüdü, görücülere çıkıyor. Görücüye çıkmak = 1. Görücü gezmek. 2. Görücünün karşısına çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

woman sent to find a prospective bride. woman sent to see a marriageable girl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

woman sent to see a prospective bride. match-maker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eliminator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comic. funny. comedian. laughable. risible. screaming. waggish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bilgisayarlarda kullanılan bir çok sürücüdekine benzer, yüksek erişim hızı ve yüksek düzeyde güvenilirlik sunan bir sürücü mekanizması.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Hava kirliliğini azaltmak için otomobil gibi motorlu araçlara takılan araç. Makineden çıkan egzos gazı dönüştürücüden geçirilir, dönüştürücü kimyasal reaksiyonları hızlandırarak, birleşim atmosfere salınmadan önce, çevreyi kirleten kimi maddelerin başka maddelere dönüştürülmesini sağlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Köprü yapan usta. Harpte yollardaki suların üzerine köprü kurmakla görevli istihkâma asker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omuz uçlarından göğsün yukarısına gelip kilitlenen iki kemik ki, gerdanın altında dışarıdan da belli olur, boyun çenberi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clavicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collarbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Bekçi. 2. Yeniçeri ocağında bir sınıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bekçi, muhafız, gardiyan, orman vesaire bekçisi, köy korucuları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forester. forest watchman. ranger. woodman. woodsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forest warden. ranger. forester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

village policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korucunun işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işin kurulmasına önayak olan kimse, Ar. bânî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constituent. constitutive. founder. builder. foundress. creator. constituent. erector. father. floater. framer. incorporator. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

founder. promoter. founder. promoter. organizer. founding. establishing. constituent. organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

founder. founding. erector. framer. house. incorporator. institutor. organizer. promoter. promoting. raiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Founder’s Shares)

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK. Madde: 402) verdiği yetkiye dayanarak Anonim Şirketlerin kuruluşunda veya sermaye artırımında, kuruculara ya da önemli hizmeti geçenlere, şirket kârının bir kısmına iştirak hakkı temin etmek üzere nama yazılı olarak çıkartılan bedelsiz hisse senetleridir. Kurucu hisse senetleri, belli bir sermaye payını temsil etmediği gibi, şirketin yönetimine katılma hakkını da vermez.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Kusturan, Ar. mukayyî: Kusturucu ilâç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vomitory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an emetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

MOSFET (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör), çeşitli Sony amplifikatörlerin sürücüsünde ve güç çıkışı aşamasında kullanılan yüksek performanslı bir elektronik devredir. Yüksek güçlü ses amplifikatörlerinde mükemmel geçiş reprodüksiyonu sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i ). 1. Öldüren, kaatil. 2. Helâk eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. killing. lethal. mortal. murderous. punishing. suicidal. terminal. virulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. killer. murderous. mortal. oppressive. suffocating. murderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lethality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

death fast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kumaş, şal vesaire yırtıklarını örerek tamir eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darned. knitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darned. knitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

right of recourse. right of avoidance. right of cancellation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Akan yıldız.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

296 saat müzik ya da yaklaşık 4000 parça alabilen tümleşik 16 GB sabit diske sahip bir radyolu CD olan yeni MEX-1HD’i tanımlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Filmlerde görmüşsünüzdür. Aslında kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silahın ucuna takılan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse işitilemeyecek kadar, çok düşük bir seviyeye indirilebilmektedir.

Gerçekten de susturucular silahın sesini çok aza indirirler ve de çok basit bir prensibe göre çalışırlar. Bir balon düşünün, bu balonu iğne ile patlattığınızda yüksek bir ses çıkar. Alt tarafı balonun içindeki basınçlı havayı boşaltmışsınızdır. Halbuki balonun ağzını çok az açarak basınçlı havanın yavaşça boşalmasını sağlarsanız, çok az bir ses çıkar.

Bir diğer örnek de şarap şişeleridir. Köpüklü şarap veya şampanya şişelerinin mantarları çıkartıldığında çok yüksek bir ses çıkmasına rağmen, normal bir şarabın mantarı çıkartıldığında az bir ses çıkar. Çünkü şampanya şişesinde mantarın arkasında sıkıştırılmış basınçlı gaz bulunmaktadır.

Her iki örnekte de görüldüğü gibi, kapalı bir yerde sıkıştırılmış bir gaz aniden küçük bir delikten salını verirse, ortaya bir patlama sesi çıkmaktadır. Gazın basıncı fonksiyonel olarak size gerekli olduğu için, bu sesi azaltmanın tek yolu boşalan gazın tek bir delikten değil de, daha büyük bir delikten boşalmasını sağlamaktır. İşte silah susturucularının arkasında yatan temel fikir budur.

Kurşunu silahtan atabilmek için, kurşunun arkasındaki barut ateşlenir. Ateşlenen barut çok yüksek basınçlı ve hacimli bir sıcak gaz ortaya çıkarır. Bu gazın basıncı kurşunu namluya doğru iter.

Kurşun mermiden çıktığında, bir şişenin mantarının çekilip çıkarıldığında oluşan sese benzer bir olay olur. Kurşunun arkasındaki yaklaşık santimetrekarede 200 kilogram olan basınç, şampanyanın mantarının patlatılmasında olduğu gibi, kurşunun mermiyi terk etmesiyle birlikte yüksek bir ses çıkmasına yol açar.

Namlunun ucuna vidalanan ve üzerinde delikler bulunan susturucunun hacmi, namludan 20-30 kat daha fazladır. Kurşunun arkasındaki sıkıştırılmış, basınçlı sıcak gaz anında buraya boşalır ve basıncı yaklaşık santimetrekarede 15 kilograma kadar düşer. Kurşun da namludan çıkarken arkasında şampanya örneğinde olduğu gibi basınçlı gaz olmadığından, normal bir şarap şişesi mantarı çıkarılıyormuş gibi, çok az bir ses çıkarır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Filmlerde görmüşsünüzdür. Aslıjda kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silahın ucuna takılan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse işitilemeyecek kadar, çok düşük bir seviyeye indirilebilmektedir.

Gerçekten de susturucular silahın sesini çok aza indirirler ve de çok basit bir prensibe göre çalışırlar. Bir balon düşünün, bu balonu iğne ile patlattığınızda yüksek bir ses çıkar. Alt tarafı balonun içindeki basınçlı havayı boşaltmışsınızdır. Halbuki balonun ağzını çok az açarak basınçlı havanın rahatça boşalmasını sağlarsanız, çok az bir ses çıkar.

Bir diğer örnek de şarap şişeleridir. Köpüklü şarap veya şampanya şişelerinin mantarları çıkartıldığında çok yüksek bir ses çıkmasına rağmen, normal bir şarabın mantarı çıkartıldığında az bir ses çıkar. Çünkü şampanya şişesinde mantarın arkasında sıkıştırılmış basınçlı gaz bulunmaktadır.

Her iki örnekte de görüldüğü gibi, kapalı bir yerde sıkıştırılmış bir gaz aniden küçük bir delikten salınıverise, ortaya bir patlama sesi çıkmaktadır. Gazın basıncı fonksiyonel olarak size gerekli olduğu için, bu sesi azaltmanın tek yolu boşalan gazın tek bir delikten değil de, daha büyük bir delikten boşalmasını sağlamaktır. İşte silah susturucularının arkasında yatan temel fikir budur.

Kurşunu silahtan atabilmek için, kurşunun arkasındaki barut ateşlenir. Ateşlenen barut çok yüksek basınçlı ve hacimli bir sıcak gaz ortaya çıkarır. Bu gazın basıncı kurşunu namluya doğru iter.

Kurşun mermiden çıktığında, bir şişenin mantarının çekilip çıkarıldığında oluşan sese benzer bir olay olur. Kurşunun arkasındaki yaklaşık santimetrekarede 200 kilogram olan basınç, şampanyanın mantarının patlatılmasında olduğu gibi, kurşunun mermiyi terk etmesiyle birlikte yüksek bir ses çıkarmasına yol açar.

Namlunun ucuna vidalanan ve üzerinde delikler bulunan susturucunun hacmi, namludan 20 - 30 kat daha fazladır. Kurşunun arasındaki sıkıştırılmış, basınçlı sıcak gaz anında buraya boşalır ve basıncı yaklaşık santimetrekarede 15 kilograma kadar düşer. Kurşun da namludan çıkarken arkasında şampanya örneğinde olduğu gibi basınçlı gaz olmadığından, normal bir şarap şişesi mantarı çıkarılıyormuş gibi, çok az bir ses çıkarır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exploiter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exploiter. exploitative. preyer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exploitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire extinguisher. damper. quencher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fire extinguisher. extinguishing (agent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süpüren, süpürmek . vazifesiyle görevli hizmetçi. Ocak süpurücüsC = Ocakları süpürüp temizleyen adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beygir ve deve gibi yük hayvanlarını süren adam. Bu hayvanların kiracısı veyahut kiracının uşağı: Beygir sürücüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driver. rider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driver. projectile. drover. propellor. chauffeur. carman. coach driver. spreader. impellent. mover. postillion. pusher. pushing. propellant. propulsive. impeller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driver's license. driving license.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driving course.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sürücü hizmet ve işi: Sürücülük ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motoring. driving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silencer. muffler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silencer. silence. muffler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muffler. silencer. silencer. withering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vahşi, haşin ve merhametsiz, gaddar, zalim; insafsız, yıkıcı. truculence, -cy i. vahşilik, haşinlik. truculently z. gaddarca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tüketicileri USB flash sürücülerinin farklı kullanımları ve sundukları faydalar hakkında eğitmek amacıyla kurulmuş bir gruptur

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Hissi iptal ederek duymaz bir hâle getiren: Afyon uyuşturucu ilâçların biridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anodyne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anaesthetic. dozy. narcotic. anesthetic. narcotic. drug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anaesthetic. anodyne. dope. narcotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gear. junk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shooter. striker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fucker. striker. hitting. batter. beater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

striker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

striking force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

team of sharp shooters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back-breaking. drudging. exhausting. exhaustive. fatiguing. grueling. gruelling. irksome. labored. laboring. laborious. laboured. labouring. languorous. painful. strenuous. tiresome. tiring. toilful. toilsome. trying. wearing. wearisome. weary. with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arduous. backbreaking. exacting. heavy. killing. laborious. punishing. strenuous. tiresome. wearing. wearisome. weary. tiring. fatiguing. wearlsome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arduous enterprise. burdensome. exhausting. laborious. long. tiresome. tiring. wearing. wearisome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçük yumru. Dördüz yumrucuklar = (anatomi) Beyinle beyinci arasında bulunan dört kabartının adı. 2. Vebâ, tâun.

Türkçe Sözlük by