Ruf ne demek? | Ruf anlamı nedir? | Ruf

Ruf anlamı nedir?

Ruf ne demek?

Ruf anlamı nedir?

Ruf | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ruf

Türkçe - İngilizce Sözlük

a terrorist group formed in the 1980s in Sierra Leone; seeks to overthrow the government and gain control of the diamond producing regions; responsible for attacks on civilians and children, widespread torture and murder and using children to commit atroc

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call , cry , fame , rep , reputation , whoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Maden posası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yar, uçurum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slag. dross. scoria. cinders. clinker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dross. slag. scoria. cinder. clinker. breeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slag. ashes / coal clinker. cinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جروف] maden atığı, maden posası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). başta olan kepek, konak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Enerji Tasarruf Düğmesi, enerji tüketimini sıfıra düşürmek için BRAVIA TV’nizi tamamen kapatmanızı sağlar. Yeniden TV izlemek istediğinizde açmanız yeter; fişi çekip tekrar takmaya gerek kalmadan TV hemen bir önceki konumuna geri döner.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. gazârîf). Kıkırdak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. gazrûfiyye) (anatomi). Kıkırdak çeşidinden olan: Mevâdd-ı gazrûfiyye = Kıkırdağa ait maddeler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ters, sert, huysuz; boğuk, boğuk sesli. gruffly (z.) terslikle; boğuk bir sesle. gruffness (i.) sertlik, terslik, huysuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (çokluğunun çokluğu hurûfât) (m. harf). Harfler, (bk.) Harf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) («harf» in çokluğunun çokluğudur). Kurşundan dökülmüş baskı harfleri: Küçük, büyük, italik, batone hurufat. Hurufat basması = Tipografya. Zıddı: Taşbasması, litografya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

type. typeface.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Kur’an’daki harflerden mânâlar ve hükümler çıkaran bir tasavvuf kolu. Ar. hurûfiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MARUF) (i. A. «irfân»dan imef.) (mü. mârûfe). 1. Bilinen, meşhur Dünyanın eskiden mâruf kısımları. 2. Şöhretli, meşhur, tanınmış, herkesin bildiği: Mâruf bir adamdır. 3. Şeriatın emrettiği, şer’an makbul olan. Emri bi’lmârûf nehyi anilmünker = Şer’İ emir ve yasakların halka tebliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well-known. famous. ever familiar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ معروف] bilinen. 2.ünlü, tanınmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Herkesçe bilinen tanınmış belli. Meşhur ünlü. 2.Şeriatın emrettiği, uygun gördüğü.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tanınmak, bilinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Maruf).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A. «tarf» tan imef.) (mü. masrûfe). 1. Sarfolunmuş, harcanılmış, bozulmuş: Mebâllğ-I masrûfenin hesabını vermek. 2. Sarf olunan, kullanılan, dökülüp saçılan: Himmetinizin masrûf buyrulması. 3. Diğer tarafa çevrilmiş, çıkarılıp atılmış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصروف] harcanmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

harcanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zarf» dan imef.). (mü. mazrûfe). 1. Zarf içinde bulunan, kaplı, kılıflı. 2. Ekli, bir evrâkın zarfı içine konmuş: Evrâk-ı mazrûfe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مظروف] kaba konulan. 2.zarflı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zarfı içine konmuş olduğu halde, mazrûfen gönderilen yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Bilinmeyen, tanınmayan, meçhul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rifât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. refîk). Refikler, erkadaşlar. (bk.) Refik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kırmızımtırak, kırmızımsı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. iskambilde kozla alma; f. kozla almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. 16. yüzyılda kolalı ve kırmalı yuvarlak yaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(dişil) reeve i. dövüşken kuş, zool. Philomachus pugnax.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pilatika, zool. Acerina cernua.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. vicdansız ve alçak kimse; s. zalim, gaddar, canavarca, habis. ruffianly s. gaddarca, habisçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. buruşturmak; kabartmak; karıştırmak; kırma yapmak, büzmek; (tüylerini) kabartmak; rahatını bozmak, rahatsız etmek; i. kırma, fırfır, farbala; zihni karışma; patırtı, gürültü, kargaşa. ruffler i. dikiş makinalarında kırma yapan ek alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. devamlı davul sesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kırmızımsı kahverengi, pas renkli; sarımsı kırmızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ense.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sarf» tan masdar) (c. tasarrufât). 1. Mâlik ve sâhip olma, kullanma: Bu eve kim tasarruf ediyor? Kimin tasarrufu altındadır? 2. idare ile kullanma, idare etme, iktisat: Tasarrufa riâyet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provident. saving. economy. possession. austerity. providence. retrenchment. thriftiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economy. saving. savings. possession. use. power of disposal. frugality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

savings. disposal. disposition. thrift. administration. management. possession. conservation. careful use of a resource. saving. economy. money saved. economies. economization. entry. retrenchment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تصرف] tutum. 2.elinde bulundurma. 3.para arttırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saving bond. savings bond. savings bond. national bond certificate. treasury bond certificate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), idare, tutum, iktisat maksadıyla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. tazarrufât). Zarafet taslama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «aref» den masdar). Birbirini tanıma, tanışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şeref» ten). Bir hürmet ve şerefe nail olma, şereflenme.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Şereflenme, şeref bulma. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Sony tarafından geliştirilen yüksek hızlı baskı teknolojisi. Daha hızlı baskı yapar ve özellikle günümüzdeki yüksek çözünürlüklü dijital fotoğraf makinelerinin kaydettiği büyük görüntü dosyaları için uygundur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. domalan, yermantarı, bot. Tuber; domuz ağırşağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. heyecansız, telaşsız, sakin .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince otu, yapışkan otuna benzer bir bitki, bel'umotu, bot. Asperula.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zehârif). Yaldız, pek parlak lâkin kıymetsiz süs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ظروف] kaplar. 2.zarflar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by