Rut ne demek? | Rut anlamı nedir? | Rut

Rut anlamı nedir?

Rut ne demek?

Rut anlamı nedir?

Rut | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. geyik ve benzeri hayvanın kızışması; kösnüme; f. kızışıp çiftleşmek. ruttish s. kızışmaya meyilli. ruttishness i. kızgınlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tekerlek izi, oluk; alışkı, değişmez program; f. tekerleklerle iz yapmak. get in a rut değişmez alışkıya bağlanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Güherçile ile kükürt ve kömürden mürekkep alev alıcı bir madde ki, toz halinde olup, umumiyetle ateşli silâhlarda ve taş kırmak gibi işlerde kullanılır. mec. Çabuk ateş alan, hiddet ve şiddete kapılan. Pamuk barutu = Barut gibi parlar eczalı pamuk. Barut kapağı = Mühimmat arabası. Barut kertesi = Barut ölçüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunpowder. powder. quick to anger person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunpowder. powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunpowder. black miner's powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder barrel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder charge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Barut yapan, barut fabrikacısı. Barutçubaşı = Eskiden barut yapan müteahhit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder maker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Barut imal olunan yer, barut fabrikası

2.Barutun konulup saklandığı yer.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunpowder factory. powder magazine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Barut koydukları kutu vesaire, barut mahfazası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder flask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder flask. powder horn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Beyrut, Lübnan'ın baskenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kesintisi çıkarılmamış, kesintisiz para

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gross. before-tax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gross.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gross.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vahşi, yabani; hayvani; merhametsiz, insanlıktan uzak; kaba, nezaketsiz; makul olmayan, mantıksız. brutally z. vahşi bir şekilde. brutal'ity i. vahşilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hayvanca veya gaddarca davranmak, böyle bir davranışa sebep olmak. brutaliza'tion i. vahşileştirme, vahşileşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. hayvan; hayvan gibi adam; insanların hayvanca arzu ve duyguları; s. düşüncesiz, mantıksız; hayvan gibi vahşi; zalim; şehvete ait, bedensel by brute force beden kuvveti ve zorla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s kaba, hayvan gibi, insanlıktan uzak; bedensel, cinsel; uygarlıktan yoksun. brutishly z. hayvanca. brutishness i. hayvanlık, kabalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kibir, azamet, celâl. (Allah’a mahsus bir sıfat olup, insana yakışmadığı için, insan hakkında ancak kötüleme niyetiyle kullanılır). Alem-i ceberOt = Bu dünyanın ötesi, yücesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(İbr.) (Erkek İsmi) - İbranice “kudret” anlamına gelmektedir. Yeni Eflatuncu filozoflar ile işraki felsefesine tabi olan mutasavvıflara verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). destek; koltuk değneği; çatal destek; (den). bumba üç ayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Enzimlerin etkisiyle organik dönüşmesini ifade etmekte kullanılan, atık su arıtımıyla ilgili terim. Örnek: Lağım çamurunun anaerobik çürütülmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebuttal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confutation. disproof. refutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yaş bir yerde bı rakmakla bir cismin liflerini, tutmayacak hâle getirmek, kokutmak: Bu meyveleri çürütmüşsünüz.

2.Kötülemek, itibarını bozmak: Zavallı adamı büsbütün çürüttünüz.

3.Bir dâvâ veya bahsi deliller göstererek bozmak, iptal etmek: Bu gibi deliller ile dâvâmı çürütemezsiniz.

4.Bir parayı itibarı bozuk bir yere vererek tehlikeye koymak: O parayı siz boşuna çürüttünüz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disproof. cause to rot. rot. decay. contuse. corrupt. decompose. corrode. disprove. refute. rebut. canker. confute. controvert. explode. molder. moulder. putrefy. stultify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bruise. corrode. decay. decompose. disprove. invalidate. perish. putrefy. rebut. refute. rot. to decay. to rot. to putrefy. to decompose. to bruise. to contuse. to refute. to explode. to disprove. to rebut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth decay. to refute. consume. corrode. decompose. disprove. eat. explode. molder. negative. putrefy. rebutt. spoil. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yaş yerde bırakılıp lifleri tutmaz hale getirilmek. Osm. ifsâd olunmak: Bu kavunlar bile bile çürütülmüş.

2.Aleyhinde bulunularak kötülenerek itibarı bozulmak: Bu gibi sözlerle itibarlı bir adam çürütülmez.

3.Deliller söyleyerek bir dâvâ veya bahis bozulmak ve iptal olunmak: Benim delilim öyle kolay kolay çürütülmez.

4.Bir para, itibarı şüpheli bir yere bırakılarak tehlikeye konmak: O para bile bile çürütüldü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suffer decay. to be refuted. to be proved unsound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). çalı gibi, çalıya benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). çalıya benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Altıntop denilen meyvenin İngilizce adı (citrus grandis).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kısmen doğru olan iddia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Mârût denilen meleğin arkadaşı.

2.mec. Çok ustaca sihir, büyü.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Arkadaşı Marut ile tanınan melek, büyü ve sihir ile uğraştıkları için kıyamete kadar kalmak üzere Babil’de bir kuyuya hapsedil- mişlerdir. 2.Babil halkına korunmaları için büyü öğreten iki melekten biri, sihir yapar. - İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir rütbede bulunan, rütbeleri bir olanların her biri, Ar. akrân.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hayvanlaştırmak, hayvanlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. anlaşılmaz, idrak edilemez, esrarlı. inscrutably z. anlaşılmaz şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Adamotu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bir bekçi ve korucuya bekletmek, gözettirmek: Otlağı, ormanı korutmak lâzımdır.

2.Çit veya hendekle çevirip ayırtmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süt kurusu, durup koyulaşmış süt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvanlarda tehlikeli bir hastalık ki, burunlarında kemik hâsıl eder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurutmak işi. bk. Kurutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying. dehydration. desiccation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying. desiccation. seasoning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blotter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuru hâle getirmek, ıslaklığı giderilmek: Güneş bir günde yerleri kuruttu. Üzüm kurutmak, bataklık kurutmak. Kanını kurutmak = Eziyet vermek, cefa etmek. Kökünü kurutmak = Tamamen yok etmek, iz eser bırakmamak. Yakıp kurutmak = Kasıp kavurmak, tahrip etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry up. dry. dehydrate. air. bake. cure. deplete. desiccate. drain. exhaust. parch. scorch. sear. season. shrivel. torrefy. weather. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dehydrate. drain. dry. scorch. wither. to dry. to drain. to wither. to desiccate. to dehumidify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry. to blot. to cause to die. to desiccate. blight. dehydrate. drain. season. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes dryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dryer. drying. drier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying agent. siccative. clothes drier. dehumidifier. drier dryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuru hâle getirilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. R. geometri). Altı daire biçiminde, üstü sivri, şekil, koni: Mahrût-i tâm; mahrût-ı nâkıs; mahrût-i mün’akis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone. conical. bevel. taper. frustum. bell shaped. quadric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone. conical. bevel. taper. frustum. bell shaped. quadric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مخروط] koni.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. R.) (mü. mahrûtiyye). Mahrut (koni) şeklinde olan, şeker kellesi şeklinde bulunan: Mahrûtî bir cisim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Geometrinin mahrut (koni) şekillerinden bahseden kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mahrut (koni) şeklinde olma: Bu tepenin mahrutiyyeti iyice belli.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Arkadaşı “Harut” ile meşhur olan bir melek olup büyü ile uğraştıklarından dolayı kıyamete kadar kalmak üzere Babil’de bir kuyu içerisine hapsedilmişlerdir. - İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Matrûd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şart» tan imef.) (mü. meşrûta). Şartlı, bir şartla bağlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشروط] koşullu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şart koşulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şart» tan imef.) Eski sahibi tarafından satılmamak şartlyle veresesine bırakılmış ev vesaire: O yalı meşrûtadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Meşrutiyet idaresine ait olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir hükümdarın başkanlığı altında parlamento idaresi. Meşrutiyet devri = (tarih) Osmanlı imparatorluğunda ikinci meşrutiyetin ilânından (23 temmuz 1908) Mondros mütarekesine (30 ekim 1918) kadar geçen devir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitutional monarchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitutional monarchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nemrud’ça surat asma, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nemrud’ça surat asma, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Buy in / Sell out)

Temerrüt halinin Borsa Yönetim Kurulu’nun belirlediği süreyi doldurması halinde, sürenin bitimini takip eden ilk iş günü işlem konusu hisse senetlerinin temerrüde düşen üyenin pozisyonuna göre Hisse Senetleri Piyasası Müdürlüğü’nce elektronik ortamda ayrı hisse koduyla, cari fiyattan alım satımının yapılmasıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir çeşit şalgam, bot. Brassica napobrassica.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. rüteb).

1.Sıra, basamak, derece, pâye.

2.Miktar, derece: Bu rütbe çalışmak.

3.Devlet görevlilerine verilen pâye, derece.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank. degree. grade. order. distinction. promotion. station. stripe. tier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dignity. grade. order. position. rank. station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rank. commission. degree. dignity. honour. service rank. station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pâyeli, yüce dereceli . (eski nesir dilinde patriklere verilen unvandır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. rütbe), (bk.) Rütbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ru senbolüyle gösterilen bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Zehirli ve iri bir cins kır örümceği.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski) merhamet, acıma, şefkat; üzülme, acınma, yerinme, pişman olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (eski) merhametli; kederli, üzüntülü; acınacak halde olan. ruthfully z. acınarak, kederle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametsiz, insafsız ruthlessly z. insafsızca. ruthlessness i. insafsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

routine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A glucoside resembling, but distinct from, quercitrin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rutin is found in the leaves of the rue and other plants, and obtained as a bitter yellow crystalline substance which yields quercitin on decomposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

routine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. derin tekerlek izleriyle dolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Yaşlık, nemlilik, ıslaklık: Bu çamaşırda biraz rutûbet var.

2.Havada veya yapı içindeki nem. Mîzânü’r-rutûbe = Havadaki su buharını ölçmeye mahsus Alet, igrometre.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humidity. moisture. dampness. moistness. damp. wetness. wet. rawness. hygro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damp. moisture. dampness. humidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damp. humidity. moisture. hermidity. dampness. wet. sap. wetness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رطوبت] nem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moisten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humid. moist. damp. dampish. dank. clammy. sticky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humid. damp. clammy. moist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dikkatle bakmak, iyice incelemek, ince eleyip sık dokumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dikkatle bakma, inceleme, araştırma, tahkik, tetkik; seçim kontrolü

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ted, -ting) i. caka satarak yürümek, çalım yaparak gezinmek; desteklemek; i. azametli yürüyüş, çalım, fiyaka kasılma; mim. göğüsleme; payanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. devekuşuna benzer, devekuşuna ait, devekuşu familyasından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Şart). Şartlar, (bk.) Şart.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Şerh). Şartlar, (bk.) Şart.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شروط] koşullar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). «aldırmayıp yerde çekerek götürtmek, sürükletmek, çektirmek: Kızağı sürütüp götürdüler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شروط] koşullar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

default. obstinacy. perverseness. recalcitrance. failure to meet a financial obligation. default in delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Default)

Borsa’da yapılan işlemler sonucunda, taahhütlerin gerektirdiği ödeme veya menkul kıymet teslimatlarının belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi sonucu oluşan durumdur.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be obstinate. to be perverse. to be recalcitrant. to be in default.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

default interest. moratory interest. past due interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hakikat, gerçeklik, gerçek, doğruluk, sıhhat; hak; sadakat, içten bağlılık, samimiyet, vefa; aslına uygunluk, hakikilik; dürüstlük. gospel truth mutlak hakikat. in truth hakikaten, gerçekten. of a truth gerçekten, filvaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğru sözlü, doğru, samimi; gerçek. truthfully z. doğru olarak; hakikaten, gerçekten. truthfulness i. doğruluk, gerçeklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gerçeksiz hakikatsiz; yalancı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karışık meyvalı şekerleme veya dondurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yalan; gerçeksizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalan, uydurma; yalancı. untruthfully z. yalanla. untruth fulness i. gerçeksizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yürütmek işi. (bk.) Yürütmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

executive. propulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

execution. making sb walk. carrying out. executive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

law enforcement. exercise. implementation. putting into operation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yürümeye sevk veya icbar etmek, Osm. revân etmek, temşiye eylemek: Çocuğu, atı yürütmek.

2.İleri sürmek, ileri götürmek: İşi yürütmek, dâvâyı yürütmek, saati yürütmek.

3.İşletmek, Osm. mahsûb etmek: Faiz yürütmek. Saman altından su yürütmek = Kimseye duyurmaksızın iş görmek.

4.(argo) Bir şeyi sahibinden habersiz alıp götürmek, çalmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make away with. prig. collar. filch. go through with. hold down. lift. nick. pilfer. prosecute. purloin. pursue. push. scrounge. snaffle. sneak. wage. walk. walk away with. walk off with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bag. collar. drive. enforce. execute. filch. lift. march. nick. propel. purloin. swipe. to make walk. to execute. to carry sth out. to bring into force. to put into force. to enforce. to pilfer. to pinch. to bag. to filch. to walk away/off with sth. to li

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

execute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yürütmek işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Maruf yeşil, değerli taş.

2.mec. Güzel yeşil şey: Çayırlar zümrüt olmuş, zümrüt gibi (aslı: zümrüd, zümürrüd).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald. emerald. smaragd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald. smaragd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.

İsimler ve Anlamları by