Ryada Cay Yapmak | Ryada Cay Yapmak ne demek? | Ryada Cay Yapmak anlamı nedir?

Ryada Cay Yapmak | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(bk.) CA.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğrudan denize ulaşmayıp diğer bir nehre yani bir ırmağa dökülen akarsu veya ırmağın küçüğü olan akarsu. Denizi geçip de çayda boğulmak = Büyük zorluklan yendiği halde küçüğü önünde Aciz kalmak. Çaya varmadan paçaları sıvamak = Vakit ve lüzumundan evvel hazırlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Çince’den).

1.Çaygillerden bir ağaççık ve bunun haşlanarak suyu içilen kurutulmuş yaprakları: Çay içmek, çay pişirmek, çay takımı, ibriği, bardağı, kaşığı.

2.Misafirlerin çay, pasta, bisküi ile ağırlandığı, danslı ve musikili yahut danssız toplantı. Adaçayı = Diş otu denilen bir bitki. Alp çayı = Alp dağlarında çıkıp müshil gibi kullanılan bir bitki.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tea. tea party. brook. rivulet. stream. streamlet. run. runlet. beck. bourn. bourne. branch. burn. creek. rill. runnel. watercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brook. creek. stream. tea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brook. stream. tea. tea party. rivulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جای] yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(transtraemiaceae): Çaygillerden bir ağaçcıktır. Yapraklarında tanen, legumin, esans ve teofilin vardır. Tesirli maddesi, teindir. Çay yaprakları fermantasyondan sonra kavrulursa siyah, önce kavrulursa yeşil çay elde edilir. Kullanıldığı yerler: Aşırı miktarda olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Sinirleri uyarır. Mide tembelliğini giderir. İdrar söktürür. İshal ve dizanteriyi keser. Damar kireçlenmesini önler. Damar sertliği, kalp yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıkarında koruyucu ve tedavi edicidir. Haddinden fazla içilecek olursa çarpıntı, göğüs anjini, sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluğa sebep verir. Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya taş olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya albüminüri olanlar, mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yassı ve kumluk kıyı adası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir avaryada ilgililere düşen alacak ve vereceği göstermek üzere düzenlenen vesika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FERYAD) (i. F.).

1.Bağırıp, çağırma. Osm. vâveyla. Figan: Bir kadının feryâd ettiğini işittim; bir feryat koptu.

2.İmdat isteme, sızlanma: Feryadına yetişen olmadı; feryada takati yoktu.

3.Şikâyet, sızlanma: Vapurun yolsuzluğundan yolcular feryat ediyorlar.

4.El-aman, İllallah: Bir yaramaz çocuk ki, elinden feryat.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ızgara; (elek.) bataryada kullanılan delikli kurşun levha; (d.y.) ray şebekesi; kablo şebekesi; bir haritada kesişen yatay ve dikey hatlar sistemi; radyo valfta kontrol voltajı taşıyan ızgara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. denizcilik). Vaktiyle kapdân-ı deryâdan sonra Osmanlı deniz kuvvetlerinin en büyük amirali, oramiral. Bunun aşağısında patrona ve riyâle unvanları ile iki amiral daha vardı.

Türkçe Sözlük by