S-diat ne demek? | S-diat anlamı nedir? | S-diat

S-diat anlamı nedir?

S-dIat ne demek?

S-dIat anlamı nedir?

S-dIat | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: diat

Teknolojik Terim

(S-DIAT Kızılötesi Hoparlör Teknolojisi) Ana cihazdan arka hoparlörlere kablo ihtiyacını ortadan kaldıran eşsiz Sony S-DIAT kablosuz hoparlör teknolojisi, arka hoparlörleri yalnızca herhangi bir güç çıkışının yakınına koymanızı gerektirir. Kızılötesi iletimi aracılığıyla çalışan S-DIAT, ispatlanmış üstün dijital ses sunar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sıcaklık ışınlarını geçirmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). elektrik akımıyla vücut dokularına hararet verme usulü, diyatermi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ancak mikroskopla görülebilen tek hücreli bir çeşit deniz algi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (kim). iki atomdan ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (müz). diyatonik, içinde yabancı sesler bulunmayan gama ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Beş tam ve iki yarım sesten yapılmış musiki dizisi: Diatonik sekizli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şiddetli münakaşa; acı ve küçültücü tenkit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). dış etkenlere karşı bazı bitki organlarının kendilerini çapraz olarak ayarlama ihtimali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot)., (zool). ikiye bölünmüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) saçmak, yaymak, neşretmek (ışın).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kama şeklinde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gladyatör. gladiator'ial s. gladyatöre ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şimdiki, hazır, derhal olan, elde mevcut; vasıtasız; yakın. immediately z. hemen, derhal, doğrudan dogruya. immediacy i. yakınlık; doğrudan doğruya mevcut olma; fels şuur; sezgi yoluyla bilinen şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) ortadaki, orta seviyede bulunan, aradaki; (i.) orta seviyede bulunan şey; orta boy araba; meyancı, vasıta, aracı; (kim.) ara mamulü. intermediately (z.) ara yerde bulunarak; vasıta olarak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) aydınlatmak, tenvir etmek: zihnini açmak; üzerine saçmak (sevgi, sevinç); röntgen ışınlarına tutmak. irradia'tion (i.) parlaklık, ışık verme; zihnin aydınlanması; ısı saçılması; röntgen ışınlarına tutma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s aracılık etmek, vasıta olmak, araya girmek; ara bulmak; arada haber götürmek; s. dolaylı ilgisi olan, doğrudan doğruya olmayan, dolayıslyle olan; ara yerde bulunan, ortada olan, ikisi ortası. mediately z. vasıta olarak. media'tion i. ara buluculu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. eski yöneticisinin unvanı ve bazı yetkileri kendisinde kalmak üzere bir ülkeyi başka bir ülkeye bağlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arabulucu aracı, uzlaçtırıcı kimse; şefaatçi. mediatorship i. aracılık, arabuluculuk, uzlaştırma: şefaat, şefaatçilik. mediatory s. uzlaştırmayla ilgili, uzlaştırıcı; şefaate ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paediatrics. pediatrics. pediatry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pediatrics. paediatrics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pediatry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. çocuk bakımına veya tedavisine ait. pediatrics i., tıb. çocuk bakımı veya tedavisi ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çocuk doktoru, çocuk hastalıkları mütehassısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ayak hastalıkları bilgi ve tedavisi,podiyatri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ışın yaymak; ışın halinde yayılmak; bir merkezden etrafa dağıtıp yaymak; radyoaktif ışınlar yaymak. radia'tion i. bir merkezden yayılarak dağılma, ışık veya sıcaklık verme, yayılma. radiation sickness radyoaktif ışınların etkisiyle meydana gelen hasta

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kalorifer, radyatör; fiz. ışık veya sıcaklık yayan şey; oto radyatör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. reddetmek, tanımamak; ödememek, kabul etmemek. repudia'tion i. reddetme, tanımayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposits. things entrusted for safekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Allah’ın emaneti, dini. Kadınlar da Allah’ın emaneti olarak nitelenmişlerdir.

İsimler ve Anlamları by