Saba ne demek? | Saba anlamı nedir? | Saba

Saba anlamı nedir?

Saba ne demek?

Saba anlamı nedir?

Saba | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: saba

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kuzeydoğudan esen hafif ve latif rüzgâr. Bid-ı sabi = Sabah yeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a island in the Netherlands Antilles that is the top of an extinct volcano.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a island in the Netherlands Antilles that is the top of an extinct volcano.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ صبا] meltem, gündoğusunden esen yel. 2.sabâ makamı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Gündoğusundan esen hafif rüzgar. Türk müziğinin en eski makamlarından.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expecting at any moment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Sabahleyin, erkenden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kavun, Kırkağaç kavunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ders arkadaşı. Bir ders okuyanların her biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take sth into account. allow. comprise in an account. consult. figure on. include. make allowance for. reckon. reckon in. to include in the reckoning. take account of / into account. take into account.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Horozun sabah erkenden, gün doğarken ötmesinin, insanları uyandırma arzusu ile bir ilgisi yoktur. Onlar kendileri için öterler.

Aslında horozlar gün boyu öterler ama gün ağarırken ötmeleri daha kuvvetli, daha canlıdır. Ortalık da iyice sessiz olunca çok uzaklardan bile duyulabilir. Horozların ötüş tempoları öğleden sonra saat 3’e doğru düşer. Horozların ötmeye başlamaları tam şafak vakti veya çok az öncedir.

Gerek doğan Güneş’in ışığının etkisini gerekse yine aynı zamanda ötmeye başlayan diğer kuşların seslerinin etkilerini ölçmek amacıyla horozlar ışık ve ses geçirmez bir bölmeye konulmuşlar ama yine aynı saatte ötmeye başladıkları görülmüştür. Buradan da sabah sabah ötmenin horozun biyolojik saatinde ayarlanmış olduğu anlaşılıyor.

Sabah Güneş doğarken ötmek sadece horozlara mahsus değildir. Kulağa en çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasındandır.

Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde dallarda koro halinde ve kuvvetlice öterler. Gün boyu kuşlardan duyabileceğiniz en büyük ses hacmi bu saatlere rastlar.

Bu sabah ötüşünün nedeni kuşun kendi hakimiyeti altındaki alanı belirtmesidir. Horoz da her ne kadar uçamasa da bir kuş türü olduğundan onun da sabah ötüş nedeni aynidir. ‘Her horoz kendi çöplüğünde öter’ ifadesi bu bakımdan çok doğrudur. Öterek o gün boyu kendi alanı içinde olan kümesin ve tavukların yanına kimsenin özellikle diğer horozların yaklaşmamasını ikaz eder.

Gerek horozun gerekse diğer kuşların gün içinde ötmelerinin nedeni ise farklıdır. Bu ötüşler, yiyeceği, tehlikeyi haber veren, diğerlerinin gözden kaybolmamaları için ‘ben buradayım’ mesajını veren, zaman zaman da aşkını ifade eden iletişim ötüşleridir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bluff. brusque. crude. homely. rustic. uncouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brutish. inelegant. jerky. like a sack of potatoes. square- built.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İptidai bir saban çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kasabât). Kamış, saz, Fars. nây, ney (anatomi) Kasaba-i ree = Akciğer boruları, (tıp) lltihâb-ı kasabât = Akciğer borularında hâsıl olan kızarma ve öksürük, Fransızca: bronchite.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Küçük şehir, çarşısı, belediyesi olan büyük köy, ahalisi beş on bin kadar olan yer: Çorlu, Tire, İnegöl kasabası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

town. small town. borough. burg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

town. town. small town. borough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small town. large village. burg. inland town. place. county town. country town. municipal town. township.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قصبه] kasaba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kasaba ahalisinden olan adam: Kasabalılar köylülerin işini göremezler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

township.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burgher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kasaba). Nefes boruları, bronşlar. Iltihâb-ı kasabât = Akciğer borularında meydana gelen kızarma ve öksürük.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماسبق] geçen, geçmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «müşebbek» den galat.). Kafesli, kafes ve ağ şeklinde (nakış veya telkâri işlemeli gümüş).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜSABAKA) (i. A. «sebk» ten masdar). Birbirini geçmeye ve birbirinden ileri olmaya çalışma, yarış, yarışma, rekabet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yarış, yarışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competition. contest. race yarış. yarışma. karşılaşma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contest. competitive bidding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Müsabaka.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسابقه] yarışma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Aydınlık sabah.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Sabâ makamının tertibinde bulunan dörtlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi İla kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sabl-Zemzeme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.). Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsü ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SABAH) (I. A.). Gündüzün başı: Sabah oldu, sabah namazı, sabah yemeği, sabah dersi. Sabah akşam = Her sabah ve her akşam belirli ve kesiksiz şekilde. Akşama, sabaha = Akşam olmazsa sabah olacak, pek yakındır: Yolcumuz akşama sabaha gelir. Sabah olmak = Gündüz açılmak, şafak atmak. Sabah atmak, gacayi sabah atmak = Sabaha kader uyuyamamak, geceyi uykusuz geçirmek. Sabaha çıkmak = Sabaha yetişmek. Sabahlar hayrolsun, sebâh-ı şerifiniz hayrola = Oğla vaktine kadar kullanılan selim tâbiri. 1. Sabah vakti: Sabah erken kalkar. 2. Bugünün sabahı, bu sabah: Sabah gelirim, sabah gelin. Sabahları = Sabahleyin, sabah vakti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morning. matutinal. a.m. in the morning. morning. ante meridiem. morrow. morn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morn. morning. in the morning. forenoon. dawn. daybreak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a region of Malaysia in northeastern Borneo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

morning. in the morning. forenoon. matutinal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a region of Malaysia in northeastern Borneo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Gündüzün ilk saatleri, günün başlangıcı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brekker. petit déjeuner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.). Sabah vakti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

towards morning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin güzelliği. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Güzellik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Güzellik, letafet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Nöbeti sabaha kadar olan veya sabaha rastlayan kimse. 1. Uyumadan sabahı eden kimse. 3. Öğleden önce ve sonra olmak üzere İki öğretim yapan okullarda öğleden önce okula giden öğrenci. Sabahçı kahvesi = Sabaha kadar açık kalan kahve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who works on a morning shift. person who stays awake all night. early- bird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the early hours of the morning. at an unearthly hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sabaha, kadar uyuyamamak, bütün gece uykususz kalıp sabahı bulmak: Oyunda sabahlamışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sit up all night. pass the whole night.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stay awake all night. to keep an all-night vigil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the mornings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb to stay awake / to sit up / to work all night.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sabah vakti, sabah erkenden: Sabahleyin biraz kahvaltı ederim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the morning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the morning. early.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the morning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her sabah olan. Sabahlı akşamlı = Har sabah, her akşam olan veya tekrarlanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yataktan kalkınca eğreti olarak giyilen üstlük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing gown. deshabille. housecoat. morning gown. robe. gown. neglige. negligee. peignoir. wrapper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing gown. housecoat. bathrobe. robe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing gown. dress- gown. morning gown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sabah ışığı, aydınlığı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yıldızlara tapınma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hicrî yılın 8. ayı. Eskiden «ş» harfi ile kısaitılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşırmış, şaşkın, hayran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plough. plow. cultivator. grubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plough. plow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Aralık, fasıla. 2.Hicri, Kameri ayların sekizincisi, üç ayların ikinci ayı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ploughshare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ploughshare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çift sürmeye mahsus Alet ki, bir çift öküze çektirilir. Saban oku = Demirinden öküzlerin arasından boyunduruğa kadar uzanan ağaç. Sabankıran = Pek sert bir cins kök.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. ordular, askerler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beğenme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (galat olup doğrusu sabuvvet veya sabl’dır). Çocukluk, sabflik: Sabâvatinde, sablvetinden beri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صباوت] çocukluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by