Sabit Getirili Menkul Kıymet ne demek? | Sabit Getirili Menkul Kıymet anlamı nedir? | Sabit Getirili Menkul Kıymet

Sabit Getirili Menkul Kıymet anlamı nedir?

Sabit Getirili Menkul Kıymet ne demek?

Sabit Getirili Menkul Kıymet anlamı nedir?

Sabit Getirili Menkul Kıymet | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sabit getirili menkul kiymet

Finansal Terim

(Fixed Income Securities)

Alacaklılık hakkı sağlayan, belirli bir meblağı temsil eden, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve yatırım aracı olarak kullanılan borçlanma senetleridir. İhraç eden kuruluşların niteliğine göre kamu ve özel sektör menkul kıymetleri olarak ikiye ayrılırlar. Sabit getirili menkul kıymetler vade sonuna kadar elde tutulmaları halinde belirli bir getiriyi garanti eder.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

DCI, LCD projektörler için tamamen titreşimsiz bir ekran görüntüsü oluşturur.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اموال غير منقوله] taşınmaz mallar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

real estate property. realty. landed property. landed estate. real estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

real property. estate. realty. immovable goods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immovable. real asset. real property. real-estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Real Estate Certificates)

İhraçcıların bedelleri inşa edilecek veya edilmekte olan gayrimenkul projelerinin finansmanında kullanılmak üzere ihraç ettikleri, değerleri birbirine eşit, hamiline yazılı menkul kıymettir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Real Estate Investment Trusts)

Gayrimenkuller ve gayrimenkule dayalı sermaye piyasası araçlarından oluşan portföyü işleten ve gayrimenkule dayalı projelere yatırım yapan sermaye piyasası kurumlarıdır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Çok değerli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [گران قيمت] kıymetli, değerli, pahalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kıyem) (Arapça takiplerde «kıyme» suretinde de bulunur). 1. Değer, baha, Ar. semen, bedel: Bunun kıymeti nedir? Her şeyin kıymeti üzerinde yazılıdır; kıymet takdir etmek. Kıymet-i İtlbâriyye — Devletçe kabûl olunan fiyat. Kıymet-I hakikıyye = Değer ve baha. Kıymet-i mevzua = Satıcısı tarafından tâyin olunmuş değer. 2. İtibar, izzet, makbûl olma: Benim indimde bunun kıymeti büyüktür. Zî-kıymet = Kıymetli, kıymeti çok, pek değerli, pahalı: Zi-kıymat taşlar = Mücevherler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

value.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

price. value. worth değer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

value. worth. cost. price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قيمت] değer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Değ(Erkek İsmi) 2.Bedel, baha, tutar. 3.Şeref, onur, itibar.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değer vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. kıymet = değer, Fars. dânisten = bilmek). Kıymet bilen, takdir edebilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. kıymet = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Kıymet anlayan, takdire muktedir, kıymetli ve kıymetsiz şeyleri birbirinden ayırabilen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) değer bilmeyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قيمتدار] değerli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exploitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

increasing the value of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase the worth of. to up the value of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to increase in value. to become more valuable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değeri olan, pahalı, ağır: Kıymetli taşlar; zümrüt, kıymetli bir taştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precious. valuable. valued. dear. pet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precious. valuable. venerable. precious değerli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precious. valuable. worth. substantial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

security. commercial paper. valuable papers. negotiable instrument. securities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gemstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precious stone. gem. jewel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değeri olmayan, ucuz, pahalı olmayan, revaçsız: Kıymetsiz bir şeydir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthless. valueless değersiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without value. paltry. vain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değersizlik, kıymet eksikliği veya yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worthlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KIYMET-DAR) (i. F., Ar. kıymet = değer, Fars. dâşten = mâlik olmak). Pahalı, kıymeti büyük, değerli: Kıymettar kumaşlar.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Margin Trading)

Bir aracı kuruluş nezdinde, müşteri adına kredi hesabı açılması koşulu ile müşteri ve aracı kuruluş arasında yapılacak sözleşme hükümleri çerçevesinde kredi kullanarak borçlanmak suretiyle menkul kıymet alınmasını ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(u uzun) (i. A. «nakliden İmef.) (mü. menkule). 1. Bir yerden bir yere taşınmış, naklolunmuş: Dikilitaş, Mısır’dan menkuldur. 2. Ağızdan ağıza anlatılarak bize gelmiş olan, nakil ve rivayetle bilinen: Hadîs, menkul bir İlimdir. 3. Bir mânâdan diğerine nakledilmiş: Menkul-i şer’İ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ منقول] nakledilen. 2.anlatılan, rivayet edilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Security)

Ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları SPK’ca belirlenen kıymetli evraktır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Securities Exchanges)

Menkul kıymetlerin arz ve talebinin karşılaştığı örgütlenmiş piyasalardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Securities Lending)

Aracı kuruluş ile müşteri arasında düzenlenen sözleşmede belirlenen esaslar dahilinde, ödünç veren taraftan açığa satış amacıyla ödünç alan tarafa, belirli bir dönem için menkul kıymetlerin verilmesi ve aynı cins menkul kıymetlerin mislen geri alınmasını ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(u uzun) (i. A. c.) Nakl İle bilinen, nakle ve rivayete dayanan bilgi, naklî ilimler, zıddı: mâkulât.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(isim) "ekonomi"

Para bakımından değer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intangible value.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «seblt, sübût» tan if.) (mü. slblte) (c. sevlblt). 1. Yerinde duran, hareket etmeyen, yeril: Değirmenin alt taşı sâblttir, ben fikrimde slbittim. 2. Gerçekleşmiş, ispatlanmış, müsbet, muhakkak, zan ve vehim üzerine kurulmayan: Bu gerçek, İlmen sâbit oldu. 3. Gökyüzünde hareket etmez gibi görünen yıldız: Nücüm-l slbite (slbit yıldızlar). Slbit-kadem = Sebatlı, dönek olmayan: Verdiği sözde slbit-kadem kaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixed. constant. stationary. set. settled. immobile. immovable. permanent. stable. firm. attached. changeless. entrenched. established. fast. flat. flat-footed. immutable. indelible. invariable. irremovable. put. real. rigid. staid. standing. staring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constant. fast. firm. fixed. immobile. immovable. immutable. indelible. invariant. set. settled. stable. stationary. steady. static. fast. established. definite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constant. fixed. stable. stationary. indelible. proven. established. localized permanent. deep seated. entrenched. fixed assets. immobile. immovable. immutable. irremovable. sedentary. settled. standing. steadfast. steady. substanti.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثابت] kanıtlanmış. 2.yerinde duran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Değişmeyen, kımıldamayan. 2.Kanıtlanmış, anlaşılmış.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Bir CD çalar ve tümleşik bir sabit diskten (40 GB) oluşan ses sistemi. ATRAC teknolojisinde yapılan geliştirmeler (örn., ATRAC3) sayesinde sabit disk artık 500 CD’ye karşılık gelen 600 saate varan sürelerde müzik saklayabilmektedir. “M-Crew for HDD” yazılımı, müzik dosyalarının PC ya da USB arayüzüyle kolayca işlenmesine olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

296 saat müzik ya da yaklaşık 4000 parça alabilen tümleşik 16 GB sabit diske sahip bir radyolu CD olan yeni MEX-1HD’i tanımlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obsession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixed idea / opinion. a bee in one's bonnet. fixed idea. fixed opinion. mad point. monomania. set opinion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hidebound. intransigent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monomaniac. obsessional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Fixed Income Securities)

Alacaklılık hakkı sağlayan, belirli bir meblağı temsil eden, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve yatırım aracı olarak kullanılan borçlanma senetleridir. İhraç eden kuruluşların niteliğine göre kamu ve özel sektör menkul kıymetleri olarak ikiye ayrılırlar. Sabit getirili menkul kıymetler vade sonuna kadar elde tutulmaları halinde belirli bir getiriyi garanti eder.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

established / fixed rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Oynatma sırasında diskin motoru CD’yle birlikte hareket eder; lazer sabittir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Hareket etmeyen yıldız, gezegen olmayan yıldız. 2.Matematik formülünde değeri değişmeyen miktar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stabilize. to become stable. to become fixed. firm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steady.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constancy. immutability. unchangeableness. stable equilibrium. stabilization. fixity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Asset – Backed Securities)

İhraçcıların kendi ticari işlemlerinden doğmuş alacakları veya temellük edecekleri alacaklar karşılığında, ihraç edebilecekleri kıymetli evraktır.


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذی قيمت] değerli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by