Sada, Seda ne demek? | Sada, Seda anlamı nedir? | Sada, Seda

Sada, Seda anlamı nedir?

Sada, Seda ne demek?

Sada, Seda anlamı nedir?

Sada, Seda | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sada seda

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ses. 2. Dağa veya diğer bir şeye çarpıp geri dönen ses, aks sadâ, yankı: Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş (BAkî).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عکس صدا] yankı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ses dalgalarının dik bir satha çarpıp geri dönmesi sonunda duyulan ikinci ses.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çiçekleri asılmış insana benzeyen ve köklerinden sahlep çıkarılan sahlepgillerden bir bitki (Lorogiosum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) {c. hissedârân). Hisse sahibi, hissesi olan. Bir şirkete para verip ortak olan kimse: Hissedarlar meclisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shareholder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shareholder. stock holder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shareholder. part owner. joint owner. certificate holder. fundholder. law partner. security holder. stockowner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حصه دار] pay sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

payını almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Hareket ve davranışı hoş, güzel. Cazibeli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kasada vazifeli şahıs, kasayı yöneten adam, kasa memuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. mâ = bağlama edadı, sadak = «sıdk» dan geçmiş zaman). Doğru olan, uygun: Falân söze mâsadak olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sıdk» dan masdar). İki kişi arasında sâdıkane davranış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [رعشه دار] titrek, titreyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muhabbetçiçeği, bot. Reseda odorata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صدا] ses.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Ses, yankı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ses. 2. Dağa veya diğer bir şeye çarpıp geri dönen ses, aks sadâ, yankı: Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş (BAkî).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Suya kanmış, sulu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Suya kanmış, sulu, taze.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Suya kanmışlık, sulu olma, tazelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Okluk, ok torbası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiver (for arrows. quiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Ok koymaya yarayan meşin torba. 2.Sabah yeli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sadakaet). Tanrı rızâsı için fakirlere verilen şey. Sadaka-i fıtr = Fıtra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alms. charity. handout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alms. benefaction. charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alms. benevolence. charity. dole. eleemosynary gifts. handout. tip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (sıdk’dan. Ar. terkiplerde: sadâka). 1. Sâdıklık, dostluk, sevgi, vefâ. 2. İyiliği görülen veya çok büyük bir insana, efendiye içten bağlılık ve itaat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allegiance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adherence. allegiance. credit. faith. fidelity. loyalty. faithfulness. constancy. devotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allegiance. fidelity. loyalty. devotion. constancy. faith. fealty. troth. trustworthiness. truth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صداقت] bağlılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) Dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loyal. faithful. devoted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loyal. faithful. devoted. faithfulness. religious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faithfulness. loyalty. devotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfaithful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faithless. disloyal. unfaithful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disloyal. unfaithful. faithless. perfidious. untrue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infidelity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infidelity. disloyalty. unfaithfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disloyalty. unfaithfulness. infidelity. infraction of faith. insinuation of infidelity. perfidy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit ipekli kumaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sevinçli: Şâdân olmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شادان] sevinçli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Keyifli, neşeli, sevinçli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. “sadr”dan). Sadrda, başta bulunma, öne geçme, başkanlık. 2. Sedâret-i uzmâ, sadrâzam makamı, sadrâzamlrk, imparatorluk devrinde başbakanlık. Sadârete geçmek — Sadrâzam olmak. Sadâret müsteşarı, sadâret mektupçusu (özel kalem müdürü). 3. Rumeli ve Anadolu kadıaskerliği pâyesi ki, fiilen bu iki görevde bulunanlara «sadreyn efendiler» denir ve şeyhülislâmdan sonra gelirlerdi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صدارت] sadrazamlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. sadâret = başkanlık, Fars. penâh = sığınak). Sadrâzamlara verilen bir unvan ve saygı hitâbı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sadârete ve sadrâzama ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صدارت پناه] sadrazam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. seyyid). Seyyidler. (bk.) Seyyid.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سادات] seyyitler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sadâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voice. sound ses. sada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voice. sound of a voice. echo. sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Staff and Educational Development Association, which is the professional association for staff and educational developers in the UK, promoting innovation and good practice in higher education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Staff and Educational Development Association [UK].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Staff and Educational Development Association.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صدا] ses.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Ses. Yankı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sedeb ve yanlış olarak sedefotu denilen bir cins bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sâde» den Arapça’laşmış olan «sâdec»den). Sadelik: Sedâcet-i mânâ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sadelik.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Doğruluk, hak. Doğru ve haklı. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Doğruluk, hak, insaf, doğru ve haklı olan şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şedîde). 1. Zahmetli ve meşakkatli durumlar, şiddetler: soğuğun, harbin, yolun şedâidi. 2. Afetler, belâlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

iı iki veya dört kapılı olup, ön ve aka koltukları bulunan kapaılı otomobil; sedye. sedan chair tahtırevan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ صدا نویس] teyp. 2.gramofon.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voiceless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. temkinli, vakarlı, sakin, ağır başlı; uslu, akıllı. sedately z. vakarla, ağır başlılıkla, sükunetle. sedateness i. vakar, ağır başlılık, sükunet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (ilaç1a) teskin etme, yatıştırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. teskin edici, müsekkin, yatıştırıcı;i., tıb. yatıştırıcı herhangi bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثدایا] memeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiet and retriving. quietly and unobstrusively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by