Sadi ne demek? | Sadi anlamı nedir? | Sadi

Sadi anlamı nedir?

Sadi ne demek?

Sadi anlamı nedir?

Sadi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sadi

Türkçe Sözlük

(I. F. «bat» dan). Ördek, ördek gibi: Badi badi yürümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sevinç.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شادی] sevinç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Mutlulukla, uğurla ilgili, uğurlu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Sevinç, mutluluk.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Bunu kesin hatta yaklaşık olarak bilmek bile zor, çünkü evrim teorisi daha tam açıklığa kavuşmuş değil. İnsanı ne zamandan başlayarak insan nüfusuna dahil etmek gerekiyor hususu üzerinde bir fikir birliğine varılabilmiş değil.

Maymunlar gibi ellerini ayak gibi kullandığı zamanlardan mı, iki ayağı üzerine kalkmayı başardığı zamandan beri mi, yoksa toplumsal yapıda belli bir üretim yapabildiği, yani diğer canlılardan ayrı olarak içgüdüleri yerine aklını kullanmaya başladığı zamandan beri mi insanı “insan” saymak gerekiyor belli değil.

Tabii ilk insanlar da on binlerce yıl yiyecek bulma ve yaşama kaygılarından nüfus sayımına vakit ayıramadılar. Tahmini olarak bu sayının 60 milyar ile 110 milyar arasında olduğu sanılıyor. Kesin sayı vermeyi seven araştırmacılar ise dünyada 200 bin yıldan bu yana 70 milyar insanın doğup öldüğünü söylüyorlar. İu anda dünya nüfusunun 6 milyarı geçtiği hesaba katılırsa şu fani dünyadan gelip geçmiş insanların neredeyse yüzde 10’u hala aramızda.


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فجر صادق] tan ağartısı, şafak sökmesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FECR-İ SADIK) (i. F. A.). Tan yerinde gün doğmadan belirip, gün doğuncaya kadar süren aydınlık, gerçek ten, hakikî fecir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka İla) (i. A.). İktisada alt, Fr. Economique.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economic. economical. financial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economic. economical. pertaining to economics. amalgamation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقتصادی] ekonomik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). İktisat ilmi veya iktisada alt şeyler, ekonomi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقتصادیات] ekonomi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقتصادیون] iktisatçılar, ekonomistler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Südûf» tan if.) (mü. müsâdife). 1. Rasgele birlikte bulunan, rast gelen: Dün yolda ona müsâdif oldum. 2. Takvimce meşhur bir olayın geçtiği (gün) («mütesâdif» dememeli).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصادف] rastlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Tesadüf eden, rastgelen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sadme» den if.) (mü. mütesâdime). Çarpışan, tokuşan, birbirine vuran.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصادف] rastlar, rastlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متصادف] rastlayan, tesadüf eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sal volatile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Amonyak tuzu denilen, tuzlu ve yakıcı beyaz bir madde. Nişadır ruhu = Amonyak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. nişâdırıyye) (kimya). Nişadıra (amonyaka) ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. rasadiyye). Rasada ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رصدی] gözlemle ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sıdk» tan if.) (c. asdika, sâdıkaat) (mü. sâdıka). 1. Doğru, sahih, gerçek, zıddî: kâzib. 2. Sadakatli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. sadique). T. Sadizm sapıklığına uğramış kimse. 2. Bu şekildeki davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loyal. faithful. obedient. devoted. true-blue. true-hearted. adhesive. constant. devout. stanch. staunch. trusty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constant. devoted. faithful. loyal. stalwart. staunch. steadfast. true. truehearted. trusty. unswerving. sincere. honest. veracious. staunch sadakatli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devoted. faithful. loyal. true. honest and accurate. constant. sincere. staunch. thick and thin. truehearted. trusty. unfailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ صادق] yürekten bağlı olan. 2.doğru.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Doğru gerçek hakiki, yalan olmayan, sahte olmayan. Sadakatli, samimi, bağlı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sadık).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. F.). Sadakatle, bağlılıkla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faithfully. with loyalty. closely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صادق القول] doğru sözlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. sedilia) kilisede papazlara mahsus iskemle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sudûr» dan if.) (mü. sâdıra). Çıkan, meydana gelen: O adamdan böyle iş sâdır olmaz. Şeref-sâdır, şeref-sudûr = Şerefle sâdır olan (ekseriya hükümdar emirleri hakkında kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صادر] çıkan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hayrette kalan, şaşıran.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.çıkmak, meydana gelmek. 2.imzadan çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sadır).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صادره] çıkan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki ucu sivri ve sap çıkarılabilen eski bir çeşit ütü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.’dan). Yüksek bir havuzun içine fıskiye hâlinde akıp oradan dökülen su ki ekseriya cami avlularında olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A.) (mü. sâdise). Altıncı Fars. şeşüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سادس] altıncı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Altıncı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(si. A.). Altıncı olarak, altıncı derecede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سادسا] altıncısı, altıncı olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sadizm. sadist i. sadist kimse. sadistic s. sadist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Sadik (sadique) yerine kullanılan uydurulmuş kelime, (bk.) Sadik.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sadique

ruh b. elezer

1. Başkalarına acı çektirerek cinsel doyum sağlayan (kimse). 2. Başkalarına acı çektirmekten zevk duyan (kimse).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malevolent. sadist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

someone who obtains pleasure from inflicting pain or others.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadist. sadistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

someone who obtains pleasure from inflicting pain or others.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. sadistçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sadi).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Memnunluk, sevinç, gönül ferahlığı. 2.Güzel sesle şarkı okuyan, şiir söyleyen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şantöz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Marquis de Sade’ın adından). Başkasına eziyet etmekten zevk duymak şeklinde kendisini gösteren sapıklık.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sadisme

ruh b. elezerlik

Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsel doyum sağlama biçiminde kendini gösteren bir tür sapıklık.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadism. sadism elezerlik. sadistlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. sudOr). 1. Göğüs: Sadrını madalyalarla süslemiş. IIlet-l sadr = Göğüs hastalığı. 2. Yürek, kalb, hatır: Sadra şifâ verecek bir haber, bir cevap yoktur. 3. Her şeyin önü, başı, ilerisi, en yüksek yer: Sedra geçmek, sadırda kurulmuş (odanın baştarafında oturmaya mahsus olan «sedir bundan galattır. (bk.) Sedir). 4. Başbakan, en yüksek makamda bulunan. Sadr-ı Anadolu = Anadolu kazaskeri. Sadr-ı RÜm = Rumeli kazaskeri. 5. («sadrâzamı dan hafifletilmiş) Sadr-ı lâhık, sadr-ı sâbık (şimdiki sadrâzam, eski sedrâzam).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sâdır = sudûr eden, çıkan). Şerefle sudûr eden, çıkan («şeref-sânih» gibi padişah emirleri hakkında kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref; sâdır = sudûr eden, çıkan). Şerefle sudûr eden, çıkan («şeref-sânih» gibi padişah emirleri hakkında kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

padişahın emriyle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegal. illicit. lawless. unlawful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illegal. unlawful. against the law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by