Sadra şifa Vermek ne demek? | Sadra şifa Vermek anlamı nedir? | Sadra şifa Vermek

Sadra şifa Vermek anlamı nedir?

Sadra şifa Vermek ne demek?

Sadra şifa Vermek anlamı nedir?

Sadra şifa Vermek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sadra sifa

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işe yaramak, rahatlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şifâ yurdu, sağlık yurdu. mec. Tımarhâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hasâfetli, aklı başında bir adama yakışacak surette.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. insaf ve doğrulukla: Pek munsıfâne hareket ediyor. 2. Pek ileriye varmayarak: Biraz munsıfâne vuruyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متأسفانه] üzgün, esefli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متفلسفانه] bir filozof gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işe yaramak, rahatlatmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SADR-I AZAM) (i. F„ Ar. sadr = baş, Azam = en büyük). Osmanlı devletinde önceleri veztr-l Azam denen başvezir, başbakan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grand vizier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grand vizier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hastalıktan kurtulma, iyi olma, Afiyet kazanma. Şifa bulmak = Hastalıktan iyi olmak, arılmak. Allah şifilar versin = Hastalara edilen dua. Şifi olsun = Bir şey ve bilhassa bir iliç veya yiyenlere edilen dua. Dirü’ş-şifi = 1. Hastahane. 2. Tımarhane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cure. healing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recovery of one's health. cure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفاء] şifa,iyileşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İyi olma, kurtulma.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şifa vermek, iyileştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

iyileşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şifi = İyileşme, Fars. bahşiden = vermek). İyilik veren, iyileştiren: Bu su hastalar için şifâbahştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hastahene. 2. Tımarhane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şifâ = iyileşme, Fars. pezîreften = kabûl etmek). İyilik kabûl eder, iyileşebilir, geçebilir, tedavisi kabil, zıddı: şlfâ-ni-pezîr: Osm. gayr-i kaabili şifa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Ar. şifâ = iyileşme; Fars. resânîden = yetiştirmek). İyi eden, şifâ veren, Ar. Şâfî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Ar. şifâ = iyileşme; sâhten = yapmak), iyi eden. Ar. şâfî: Hiç bir ilâç bana şifâ-sâz olamadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Şifâ bulma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفابخش] şifa verme, iyileştirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şifa vermek, iyileştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şefe). Şefeler, dudaklar, (bk.) Şefe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفاخانه] hastane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağızdan, yazı ile olmayarak, söylemekle: Kendisine emrinizi şifahen söyledim. Zıddı: Tahriren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viva voce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verbally. orally. viva voce. by word of mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفاها] sözlü olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A.) (mü. şifihiyye). Ağızdan olan, zıddı: tahrirî: Şifâhî emir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفاهی] sözlü olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şifihî olan, ağızdan alınan sözlü ifadeler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفاکار] şifa veren, iyileştiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سفال] çanak çömlek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çanak, çömlek ve çini gibi topraktan yapılmış şey. Sifâl-pâre = Çanak, çömlek parçası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سفالين] topraktan yapılmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفاناپذیر] iyileşmez, onulmaz, şifa bulmaz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفارسان] şifa veren, iyileştiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasf» tan) (c. sıfât). 1. Bir kişi veya bir şeyin hâli: Fazilet insana yakışır sıfatların en iyisidir. 2. İnsanın bir iş ve harekette bulunmaya salâhiyet kazanmak için takındığı hâl veya unvan. 3. Şekil, çehre, beniz, dış görünüş: Onun ne adam olduğu sıfatından bellidir. 4. (gramer) Kendi kendine var olmayıp bir kişi veya şeye Arız olan bir durumu gösteren kelime: Ak, kara, büyük, küçük, ağır, hafif, Alim, câhil kelimeleri sıfattır (sıfatlanan isme «mevsûf» denir). Sıfat-ı resmiyye = Bir adamın devlet ve hükümetçe taşıdığı görev ve mevki; Onun bir resmî .sıfatı var mıdır?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjective. adjectival. adjective. determinant. epithet. title. attribute. attribution. attributive. capacity. character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjective. capacity. epithet. role. quality. attribute. appearance. aspect. character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjective. attribute. capacity. role. position. quality. title. honorific. nickname. attribution. designation. person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صفت] özellik, vasıf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صفات] özellikler, vasıflar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer). Partisip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualifying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to qualify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفایاب] şifa bulan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şifa bulmak, iyileşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by