Sahib-kıran ne demek? | Sahib-kıran anlamı nedir? | Sahib-kıran

Sahib-kıran anlamı nedir?

Sahib-kıran ne demek?

Sahib-kıran anlamı nedir?

Sahib-kıran | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sahib kiran

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). 1. Cihangir hükümdar. 2. Bir çeşit lâle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «Son derece zorba» anlamındaki «alikıran baş kesen» deyiminde geçer.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu gün Ay yüzeyine dikilmiş tek bayrak ABD’ye ait. Aya ilk ayak basmanın yanında 1969-1972 yılları arasında 12 ABD’li astronot ay yüzeyinde dolaştılar, toplam 170 saat Ay’da kaldılar. Bu arada sağa sola kilometrelerce yürüyüş yaptılar. Dünyaya dönüşlerinde 400 kilogram kaya ve toprak örneği, 30 bin fotoğraf getirdiler.

Bütün bunlar az şey değil. Onca çalışma, emek, bilgi, para ve risk. Ay için sarf edilen ve katlanılan bunca şeye karşılık Ay’ın ABD’ye ait olması pek mantıksız gelmiyor. Niçin Ay’ı da bir eyaletleri ilan edip bayraklarına bir yıldız daha ilave etmediler? Aslında insanların çoğu tarafından, Neil Armstrong’un aya ilk ayak basığından ve oraya ABD bayrağını dikmesinden beri Ay’ın ABD malı ve toprağı olduğu sanılıyor. Ancak bu bayrak sembolik açıdan bir önem taşıyor ve şimdilik Ay kimseye ait değil.

Sovyet Rusya ile ABD’nin uzaya gitme yarışına başlamaları ile birlikle uzayı sahiplenme konusu da gündeme geldi. Sonunda 1968 yılında, yani Ay’a seyahatten bir yıl önce yapılan uluslararası bir anlaşma ile çözüme ulaşıldı. Ay’ın ve diğer gökcisimlerinin ve uzayın araşlırılması ve kullanılması konusunda belirli kurallar getirildi.

Bu anlaşmaya göre, uzay hiç bir şekilde ve hiç bir ulus tarafından sahiplenilemez. Tüm dünyanın malı olarak kabul edilen Antarktika gibi uzay ve Ay kimseye ait değil veya herkese ait. İsteyen gidebilir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Donmuş deniz, göl veya nehirlerde buzlan kırarak yol açmada kullanılan gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icebreaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icebreaker. iceboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir limandaki tekneleri dagalarm tesirinden korumak için denizde yapılan set.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir limanı akıntılardan ve gelgitlerden korumak amacıyla gelgite açık koylarda, göllerde yada ırmaklarda gerçekleştirilen yapı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakwater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakwater. jetty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jetty. mole. breakwater. wave braker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Salepgillerden bir bitki (epipactis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homeowner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

host. householder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

houseowner. homeowner. owner of a house. householder. house owner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. F.). 1. Fakire yakışır surette. Fakirâne bir evim vardır, fakirâne yaşamayı kabüllenip gelirinin çoğunu hayra sarfediyor. 2. Acizane (tevazu tâbiri): Fakirâne takdimine cüret ettim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mayıs ortalarında çıkan ve bağ filizlerine zarar veren fırtına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutcracker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutcrackers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. F.). İtibârı, değeri olmayan bir adama ait olan yahut olarak, eskiden bu da yine tevâzu yerinde kullanılırdı: Artza-i hakîrânem; hakîrâne ifâde-i hâle cür’et eylerim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

true believer. man of faith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signatory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. self-possessed. composed. well- disposed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(j. botanik). Baklagillerden, çiçekleri kırmızı bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(eşekotu): Baklagiller familyasından; boş arazilerde ve kurak yerlerde yetişen 30-60 cm yüksekliğinde çok yıllık dikenli bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri küçüktür. Köklerinde tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır. Kökleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardım eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Boğaz ağrılarını geçirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.) . Zühre, Venüs yıldızının bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («karn»dan masdar). 1. Yakınlık. 2. (astronomi) İki gezegenin, bilhassa Zühre (Satürn) ile Müşteri (Jüpiter) gibi eskiden uğurlu olduğu kabûl edilen iki gezegenin bir burçta birleşmesi. Sahib-kırSn = Böyle iki gezegenin bir burçta tesadüfü sırasında dünyaya gelmiş olan mes’ut ve bahtiyar insan. mec. Cihangir, çok kudretli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) («kırmak» dan). Öldüren, ortadan kaldıran, yok eden, mahveden, Ar. mühlik, muhrib. Koyun-kıran = Koyunları öldüren salgın hastalık. Saçkıran = Saçı döken hastalık. 3. Kervan kıran: Venüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking. destructive. epidemic. murrain ölet. afet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murrain. pestilence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قران] yakınlaşma. 2.iki gezegenin aynı burçta birbirine yaklaşması.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kır, kır düşmüş; kırla karışık: Kıranta bıyık. 2. Bıyığı kır ve sakalsız: Kıranta bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grizzled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığır vebası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sohbet» ten if.) (mü. musâhibe). t. Biriyle musâhebe eden, konuşan, arkadaş. 2. Eskiden büyük adamları eğlendiren nedîm. 3. Musâhib-i şehryârî = Padişah musâhibi. Padişahın yakın hizfnetinde bulunanlara verilen unvan ve görev.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصاحب] arkadaş, sohbet arkadaşı. 2.padişahın özel işlerine bakan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musâhib sıfat ve görevi, (bk.) Musâhib.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متفکرانه] düşünceli düşünceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde tinea tonsurans denilen saçkıran, bir çeşit mantarın neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Hiç vakit kaybetmeden tedavi etmek gerekir. Saçkıranlı hastanın tarağını kullanmak veya şapkasını giymekle bulaşır. Tedaviye, hastalıklı yerdeki saçları kesmek veya traş etmekle başlanır. Saçlar, haftada iki kere yıkanır. Aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sarımsak.

Hazırlanışı : Saçkıranlı yer, ustura ile hafifçe çizilir. Sonra ortasından kesilmiş bir diş sarımsak sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sahip.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صاحب] sahip.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen., b.h. Hindistan'da Avrupalılara verilen ünvan; efendi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). 1. Cihangir hükümdar. 2. Bir çeşit lâle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاحب جمال] güzel yüzlü, güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

female owner. mistress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistress. proprietress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صاحبه] bayan sahip.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Sahip. Koruyan, gözeten. 2.Bir iş yapmış olan. 3.Herhangi bir niteliği olan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاحب کمال] olgun insan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاحب کرامت] keramet sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاحب قران] muzaffer hükümdar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Erkek İsmi) 1.Her zaman basan, üstünlük kazanan hükümdar. 2.Ünlü bir çeşit lale.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاحب نظر] görüş sahibi, deneyimli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir familya. Örnek bitkisi taşkıranotudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taşkırangillerden bir bitki (saxifraga).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yıldırımın zararını önlemek için binaların tepesine yerleştirilen ve ucunda bakır veya platin bulunan demir çubuk ve bununla toprak arasına çekilen bakır telden ibaret Alet, Osm. siper-i sâika, paratoner.

Türkçe Sözlük by