şahs-ı Salis ne demek? | şahs-ı Salis anlamı nedir? | şahs-ı Salis

şahs-ı Salis anlamı nedir?

şahs-ı Salis ne demek?

şahs-ı Salis anlamı nedir?

şahs-ı Salis | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sahs salis

Türkçe Sözlük

(i.). Davada her iki tarafı da tutmayan, üçüncü şahıs.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). krizalit, böceğin kelebek olmadan evvel koza içinde veya dışmdaki hali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

juridical personality legal status. legal personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sui generis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şahıs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شخص] kişi, şahıs.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Davada her iki tarafı da tutmayan, üçüncü şahıs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شاخسار] çalılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Dallık, ağaçlık, koruluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(A.). Şahıs olarak, şahıs bakımından.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. in person. by sight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in person. personally. for my part. to sight only.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شخصا] bizzet, kendisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Şahsiyye). şahsa

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شخصی] kişisel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Nurlu kişi, aydınlık kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ŞAHSİYYET) (i. A.). Bir insanın şahıs bakımından varlığı, kim olduğu hususu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personality. personage. individuality. it. somebody. someone. figure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

figure. personality. personality kişilik. personage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personality. personal matters. private affairs. figure. person. personage. self-hood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شخصيت] kişilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characterless. low. mean kişiliksiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who lacks a distinctive personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Şahsa ait sözler veya işler, bir insanın yalnız şahsını ilgilendirmesi icab eden taraflarına yöneltilmiş sözler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şeh-süvâr.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - İyi ata binen yiğit kimse.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شاه سوار] usta binici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «süls» den if.) (mü. sâlise). Üçüncü, İkinciden sonra gelen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثالث] üçüncü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Eskiden mülkt rütbelerin üçüncüsü. 2. Saniyenin altmışta biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Üçüncü. 2.Saniyenin altmışta biri. 3.Binbaşılık derecesinde mülki rütbe.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(sl. A.). Üçüncü olarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثالثا] üçüncüsü, üçüncü olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Romatizmaya karşı kullanılan bir ilâcın kısaltılmış adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nihayette her kesin ilâhi affa uğrayacağına inanan kimse veya mezhep. Universalism i. bu yolda inanç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by