Saki ne demek? | Saki anlamı nedir? | Saki

Saki anlamı nedir?

Saki ne demek?

Saki anlamı nedir?

Saki | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: saki

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «saky» dan if.). 1. Su veren, su dağıtan veya satan. 2. Mecliste İçki dağıtan, kadeh sunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «sâki dan imen.) (mü. sâkıyye) (anatomi). Baldıran veya baldır kemiğine alt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şakaavet» den smüş.) (mü. Şakıyye) (c. Eşkıyâ). 1. Bedbeht, zıddı: sâid. 2. Haylaz, kötü huylar. 3. Haydut, yol kesici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şikâyeti den if.) (mü. Şâkıyye). Şikâyet eden, müşteki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any one of several species of South American monkeys of the genus Pithecia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

They have large ears, and a long hairy tail which is not prehensile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The alcoholic drink of Japan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is made from rice. small arboreal monkey of tropical South America with long hair and bushy nonprehensile tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cupbearer. sake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buy', 'purchase'. a rice wine, preferrably served warmed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

British writer of short stories.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Japanese alcoholic beverage made from fermented rice; usually served hot. small arboreal monkey of tropical South America with long hair and bushy nonprehensile tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ساقی] içki sunan. 2.saka.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شقی] haydut.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شاکی] şikayetçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Su veren, su dağıtan. Kadehle içki sunan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tragacanth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. asker). Askerler. (bk.) Asker.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عساکر] askerler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبل المساکن] sarmaşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ramazanda imsâk vaktini gösteren cetvel, kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امساکيه] oruca başlama ve oruç açma saatlerini gösteren çizelge.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mesken). Meskenler, (bk.) Mesken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. misktn). Miskinler, (bk.) Miskin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مساکن] yoksullar. 2.miskinler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مساکن] konutlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şekl» den if.) (mü. müteşSkile). Şekli bir olan. (edebiyat) Bahr-i Müteşâkil = Bir Arûz vezni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (musiki). Türk musikisinde 24 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. F.). (edebiyat) SAkîye hitâben yazılan, onu, içki meclisini öven uzun manzume ki, kasîde, mesnevi, terci, terkîb vs. şeklinde olabilir: NefTnin sâkî-nâme’sl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sakb» dan if.) (mü. sâkıba) (c. sevâkıb). 1. Bir yandan bir yana delen, delik açan, delip geçen. 2. Pek parlak. Necm-i sâkıb = Parlak yıldız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثاقب] delici. 2.parlak yıldız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Delen, delik açan. 2.Çok parlak. - Türk dil kuralı açısından “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Parlak, ışıklı. 2.Delen, delik açan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) 1. İkiye bölünmüş bir şeyin yarısı. 2. Ana baba bir kardeş, öz kardeş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (c. Şakaayık). 1. Ana baba bir kız kardeş, öz kızkardeş. 2. (tıp) Yarım başağrısı, Fr. mlgraine = (bk.) Şakayık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. ı:sıklet» ten smüş.) (mü. sakile) (c. sukalâ). 1. Ağır. 2. Sıkıntılı, can sıkan: Pek sakil adamdır. 3. Çirkin: Bu söz pek sakîl düşer. 4. telâffuzu ağır ve kalın olan, zıddı: hafîf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (musiki). Türk musikisinde 48 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ugly. ill-proportioned. wearisome. tedious. tiresome. heavy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثقيل] ağır. 2.hoş olmayan, yakışmayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i.). Sakinin iş, sıfat ve hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). 1. Hastalıklı. 2. Yanlış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سقيم] hastalıklı, sakat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.) (aslı sakınmak fiilinin emir sigasıdır). Zinhâr, olmaya ki, iyi bak, dikkat et: Sakın oraya gitmeyin, sakın ha!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sükûn» dan if.) (mü. sâkine) (c. sükkân, sekene). 1. Oynamayan, aynı halde duran, hareketsiz: Değirmenin alt taşı sâkindir. 2. Oturan, ikamet eden, bir yerin ahalisinden olan: İzmir’de sâkin bir tacir. 3. Hareketsiz, durgun: Sâkin bir su, sâkin hava. 4. Kendi hâlinde, uslu, uysal, yumuşak, sessiz: Pek sâkin adamdır. 5. (gramer) Hareke ile okunmayan, seslisi olmayan harf (hece) ki, Arap alfabesinde üzerine sükûn ve cezm denilen işaret yazılır: Harf-i sâkin, hurûf-ı sâkine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beware!. take care!. don't!. mind!. don't do it!. you dare!. don't you dare!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beware ! Take care ! Don't do it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

I do hope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiet. peaceful. smooth. still. calm. domicilled. even-tempered. tranquil. airless. cold. comfortable. composed. dispassionate. equal. even. halcyon. hushed. imperturbable. laidback. nerveless. noiseless. pacific. peaceable. philosophic. philosophica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiet. peaceful. smooth. still. calm. domicilled. even-tempered. tranquil. airless. cold. comfortable. composed. dispassionate. equal. even. halcyon. hushed. imperturbable. laidback. nerveless. noiseless. pacific. peaceable. philosophic. philosophica. col

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. still. tranquil. serene. resident. inhabitant. backwater. clear. comfortable. dispassionate. dreamy. dweller. easy. impassive. imperturbable. nerveless. pacific. peaceful. placid. quiescent. quiet. reposeful. restful. sedate. serebe. silent. smooth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ساکن] yerleşik. 2.kendi halinde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Hareketsiz olan, oynamayan. 2.Uslu kendi halinde yavaş. 3.Bir yerde yerleşen, oturan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenience. objection. drawback. disability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenience. objection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawback. objection. disadvantange. disadvantage. disadvantageousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenient. objectionable. disadvantageous. prejudicial. unfavorable. unfavourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objectionable. undesirable. inconvenient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which has drawbacks. person whom it is wise to avoid. disadvantageous. objectionable. unfavo u rable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which has no drawbacks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calmly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Hareketsiz, kımıltısız, durgun. Sessiz. 2.Heyecanı veya kızgınlığı olmayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok ve her şeyden sakınan, çekingen, ürkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prudent. cautious. cagey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kendini gözetme. 2. Kaçınma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

let one's hair down. calm down. compose oneself. cool down. quieten. smooth down. become tranquilized. hush. let up. quiet. quiet down. resettle. simmer down. slacken. smooth. still. subside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quieten. rage. subside. to get quiet. calm down. to calm. to calm down. to cool down. to quiet down. to simmer down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become calm. to calm down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. compose. mollify. pacify. quieten. sedate. soothe. still. tranquillize. to compose. to calm. to calm sb down. to cool sb down. to soothe. to mollify. to quiet. to quieten. to pacify. to sedate. to tranquillize. to tranquilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calm. to soothe. cool. mollify. quieten. sedate. settle. steady. still. tranquillize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calmness. quietness. tranquility. tranquillity. calm. collectedness. collectivity. composedness. composure. equanimity. imperturbability. philosophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. cool. equanimity. quiet. repose. still. calmness. composure. coolness. self-possession. serenity. tranquility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calmness. tranquillity. security. stillness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sakınış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forbearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avoidance. forbearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çekinmek, kaçınmak. 2. Kendini gözetmek, korunmak. 3. Himaye etmek, gözetmek, dikkatle muhafaza etmek: Gözünüzü sakının.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sarılmak, üstüne alı»ak. 2. Kuşanmak: Kemer sarınmak. 3. Sarık vesaire bağlamak: Başına sarık, beline şal sarınıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avoid. forbear. refrain. shun. to take care of oneself. to be wary of. to avoid. to refrain. to shun. to beware of. to protect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to avoid sth / sb. to keep away from. to steer clear of sb. to guard against. to watch out for sth dangerous. abstain. avoid. cradle. elude. eschew. evade. forbear. pull a fast one. shun. steer clear of. to get out of the way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Şiddetli titremeyi taklit ve tasvir eder, art arda kullanılır: Sakır sakır titremek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Yağmurun, bülbül gibi öten bir kuş vesairenin ve yıkanan bazı şeylerin sesini ifade eder: Şekır şakır yağmur yağıyordu; bülbüller şakır şakır ijtüyordu; şakır şakır yıkadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şükr» den if.) (mü. şâkire). Şükür ve hamd eden, gördüğü iyiliği unutmayıp şükrünü yerine getiren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شاکر] şükr eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şükreden, durumundan memnun olan. Allah’a şükreden. Kur’an’da çok sık geçen kelimelerden biridir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şakır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAgird.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شاکرد] öğrenci. 2.çırak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Korku veya soğuktan şiddetle titremek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şakır şakır etmek, böyle bir ses çıkarmak: Yağmur şakırdıyordu; bülbüller her taraftan şakırdamaya beşladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şak veya şakır ettirmek, böyle bir sesle seslendirmek: Kamçıyı hayvanların başı üstünde şakırdattı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şakir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Koyun ve köpek gibi hayvanlara yapışıp kanlarını emen bir küçük böcek, kene.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞIKIRRAK) (i. A.). Yeşil, kırmızı veya beyaz renklerle süslü bir kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şakır şakır edip ses çıkarma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clangor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drumming. pattern. splash. rattle. clatter. jingle. snap. smack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sukuut»tan if.) (mü. sâkıta). 1. Düşen, düşmüş. 2. Hüküm ve itibardan düşen, artık hüküm ve itibarı olmayan. 3. Doğmayıp rahimden düşen: Korkudan, çocuğu sâkıt oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sükût» tan if.) (mü. sâkite). Susan, sükût eden, ses çıkarmayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ساقط] düşük, düşük cenin. 2.düşen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ساکت] suskun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Sâkîllk eden kız. 2. Bahçe ve bostan sulamaya mahsus dolap veya cetvel. 3. Gemilere su veren dubalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sakîl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bazı ağaçlardan sızarak çıkan, zamk gibi yağlı bir madde. Çamsakızı = Çam ağacından çıkanı, reçine, râtenc. Çengelsakızı = Kenger dikeninin zamkı. Yer sakızı = Natrun,, neft made nl. 2. Beyazlık ve çekilip kopmamak mânâlarında da kullanılır: Sakız gibi çamaşır. Sakız gibi yapışmak = Musallat olmak. Sakızağacı = Sakız veren ağaç. Sakız Adası = Bu ağacın çok bol bulunduğu Asya’da Batı Anadolu karşısındaki Yunan adası, Chios ki, merkezi olan şehir de aynı adı taşır. Sakız leblebisi = Tuzla kavrulmuş kabuklu nohut.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chewing gum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gum. chewing gum. mastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chewing gum. mastic. gum mastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gumwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bütün bir gün sakız çiğnemek, kuşkusuz sevimli bir iş değil ama bunun insanı zayıflattığı da bir gerçek. Çünkü çiğneme eylemi, saatte 11 kj.gibi önemli oranda enerji tüketimi oluşturuyor. ABD’de bulunan Mayo Clinic uzmanları, ciklet çiğneme ile ortalama ne kadar kilo verildiğini bile hesaplamışlar. Bir kişi günde 8 saat boyunca ara vermeden şekersiz ciklet çiğnediği takdirde yılda 5 kilo verebiliyor.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vegetable marrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mastaki): Antepfıstığıgiller familyasından; Akdeniz kıyılarında yetişen, 4 m kadar boyunda, sık dallı, çalı görünümünde, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Çiçekleri küçük ve kırmızı renklidir. Meyvesi ufak, yuvarlak ve sivri uçludur. Başlangıçta kırmızı renkli iken sonradan siyaha dönüşür. Dal ve gövdesinden sakız elde edilir. Kullanıldığı yerler: Midenin düzenli çalışmasını sağlar. Tükürük salgılanmasını artırır. Çene kaslarını güçlendirir. Diş etlerini temizler.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resinous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which contains mastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şekvâ»dan). Birbirine şikâyet etme, halleşme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Varsak denilen Tatar kabilesine mahsus bir cins enli yatağan. 2. Yine onlara mahsus bir nevi kayabaşı hava. (bk.) Varsağı.

Türkçe Sözlük by