Sakın ne demek? | Sakın anlamı nedir? | Sakın

Sakın anlamı nedir?

Sakın ne demek?

Sakın anlamı nedir?

Sakın | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sakin

Türkçe Sözlük

(e.) (aslı sakınmak fiilinin emir sigasıdır). Zinhâr, olmaya ki, iyi bak, dikkat et: Sakın oraya gitmeyin, sakın ha!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sükûn» dan if.) (mü. sâkine) (c. sükkân, sekene). 1. Oynamayan, aynı halde duran, hareketsiz: Değirmenin alt taşı sâkindir. 2. Oturan, ikamet eden, bir yerin ahalisinden olan: İzmir’de sâkin bir tacir. 3. Hareketsiz, durgun: Sâkin bir su, sâkin hava. 4. Kendi hâlinde, uslu, uysal, yumuşak, sessiz: Pek sâkin adamdır. 5. (gramer) Hareke ile okunmayan, seslisi olmayan harf (hece) ki, Arap alfabesinde üzerine sükûn ve cezm denilen işaret yazılır: Harf-i sâkin, hurûf-ı sâkine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abstain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beware!. take care!. don't!. mind!. don't do it!. you dare!. don't you dare!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beware ! Take care ! Don't do it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

I do hope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiet. peaceful. smooth. still. calm. domicilled. even-tempered. tranquil. airless. cold. comfortable. composed. dispassionate. equal. even. halcyon. hushed. imperturbable. laidback. nerveless. noiseless. pacific. peaceable. philosophic. philosophica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quiet. peaceful. smooth. still. calm. domicilled. even-tempered. tranquil. airless. cold. comfortable. composed. dispassionate. equal. even. halcyon. hushed. imperturbable. laidback. nerveless. noiseless. pacific. peaceable. philosophic. philosophica. col

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. still. tranquil. serene. resident. inhabitant. backwater. clear. comfortable. dispassionate. dreamy. dweller. easy. impassive. imperturbable. nerveless. pacific. peaceful. placid. quiescent. quiet. reposeful. restful. sedate. serebe. silent. smooth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ساکن] yerleşik. 2.kendi halinde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Hareketsiz olan, oynamayan. 2.Uslu kendi halinde yavaş. 3.Bir yerde yerleşen, oturan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبل المساکن] sarmaşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mesken). Meskenler, (bk.) Mesken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. misktn). Miskinler, (bk.) Miskin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مساکن] yoksullar. 2.miskinler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مساکن] konutlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenience. objection. drawback. disability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenience. objection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawback. objection. disadvantange. disadvantage. disadvantageousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenient. objectionable. disadvantageous. prejudicial. unfavorable. unfavourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objectionable. undesirable. inconvenient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which has drawbacks. person whom it is wise to avoid. disadvantageous. objectionable. unfavo u rable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which has no drawbacks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calmly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Hareketsiz, kımıltısız, durgun. Sessiz. 2.Heyecanı veya kızgınlığı olmayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok ve her şeyden sakınan, çekingen, ürkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prudent. cautious. cagey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kendini gözetme. 2. Kaçınma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

let one's hair down. calm down. compose oneself. cool down. quieten. smooth down. become tranquilized. hush. let up. quiet. quiet down. resettle. simmer down. slacken. smooth. still. subside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quieten. rage. subside. to get quiet. calm down. to calm. to calm down. to cool down. to quiet down. to simmer down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become calm. to calm down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. compose. mollify. pacify. quieten. sedate. soothe. still. tranquillize. to compose. to calm. to calm sb down. to cool sb down. to soothe. to mollify. to quiet. to quieten. to pacify. to sedate. to tranquillize. to tranquilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calm. to soothe. cool. mollify. quieten. sedate. settle. steady. still. tranquillize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calmness. quietness. tranquility. tranquillity. calm. collectedness. collectivity. composedness. composure. equanimity. imperturbability. philosophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calm. cool. equanimity. quiet. repose. still. calmness. composure. coolness. self-possession. serenity. tranquility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calmness. tranquillity. security. stillness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sakınış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forbearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avoidance. forbearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çekinmek, kaçınmak. 2. Kendini gözetmek, korunmak. 3. Himaye etmek, gözetmek, dikkatle muhafaza etmek: Gözünüzü sakının.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sarılmak, üstüne alı»ak. 2. Kuşanmak: Kemer sarınmak. 3. Sarık vesaire bağlamak: Başına sarık, beline şal sarınıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avoid. forbear. refrain. shun. to take care of oneself. to be wary of. to avoid. to refrain. to shun. to beware of. to protect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to avoid sth / sb. to keep away from. to steer clear of sb. to guard against. to watch out for sth dangerous. abstain. avoid. cradle. elude. eschew. evade. forbear. pull a fast one. shun. steer clear of. to get out of the way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by