Sakl ne demek? | Sakl anlamı nedir? | Sakl

Sakl anlamı nedir?

Sakl ne demek?

Sakl anlamı nedir?

Sakl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sakl

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eğeleme, eğe ile cilâ verme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ağırşak gibi mantarımsı bir tümsek hasıl etmek: Çıban ağırşaktandı. 2. Şişip yuvarlanmak: Meme ağırşaklandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Topallık, arc.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lameness. hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malfunction. lameness. lopsidedness. hitch. defect. disorganization. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. fault. trouble. limp. interruption. delayed. defect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowels. guts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). (Ekin) başak hasıl etmek, başak tutmak, bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başağı olan (ekin), başak tutmuş. 2. Başak resminde (ok).

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Tedavisi günümüzde mümkün olmayan hastaları ölmeden önce dondurup, teknolojinin gelişip, tedavi imkanlarının bulunabileceği ileriki yıllara kadar saklamak, bilim insanlarının üzerinde çok çalıştıkları bir konudur ve bilim insanlarını bu araştırmalara iten sebep kurbağalardır.

Doğada bazı cins kurbağalar kış uykusu süresince donarlar; kalp atışları, nefes alışları ve kan dolaşımları tamamen durur. Hatta aort damarları kesildiğinde bile kanama olmaz. Buzlar çözüldükten sonra, önce kalp atmaya başlar ve kurbağa hayata geri döner.

Yapılan araştırmalarda kurbağaların aniden donmadıkları, 24 saat süresince kan ve hücrelerinin arasındaki su dondukça geriye donma noktası düşük bir tip antifriz çözelti bıraktıkları ve glikoz üretimlerini çok yükselttikleri tespit edilmiştir. Oysa insanda bu oranda şeker yükselmesine mani olacak birçok mekanizma vardır ve iyi çalışmamalarının sonucu ise şeker hastalığıdır.

Bir memelinin hücresinin dondurularak saklanabilmesi için, hücrenin içinde oluşan buzun en az seviyede olması gerekir. Hücre içindeki suyun tamamen donması ölüme yol açar. Bunun için de dondurma işlemine hücre dışı sıvılardan başlanılmalı, sadece hücre aralarındaki ve kandaki su donmak, hücredeki zar ve proteinlerin yapıları bozulmamalıdır.

Donmuş kan, besin ve oksijen taşıyamayacağından, metabolizmada ne gibi aksaklıklar görülebileceği hala bilinmemektedir. Ayrı bir sorun da suyun donduğu vakit genişlemesidir. Bu yüzden kan damarları parçalanabilir, doku yapısı bozulabilir, hücre zarı yırtılabilir.

Aslında artık günümüzde insanın yumurta hücreleri, sperm ve beyaz kan hücreleri, deri ve korneası dondurularak saklanabilmektedir. Ancak bunların hücre sayıları çok azdır. Nakil için böbrekler ve karaciğer buz içinde saklanır ama bunun da süresi en fazla 2-3 gündür. Üstelik bu organlar soğuk ortamda saklanmakta ama dondurulmamaktadır.

Halen bir organ bile dondurulup saklanamadığına göre, bütün bir vücudu dondurarak saklama konusunda bilim insanları pek iyimser değiller ama çalışmalar devam ediyor. Daha doğrusu insanı dondurup saklamak şüphesiz mümkün de, tekrar ısıtılıp canlandırmanın yolu henüz bilinmiyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Tedavisi günümüzde mümkün olmayan hastaları ölmeden önce dondurup, teknolojinin gelişip, tedavi imkanlarının üzerinde çok çalıştıkları bir konudur ve bilim insanlarını bu araştırmalara iten sebep kurbağalardır.

Doğada bazı cins kurbağalar kış uykusu süresince donarlar; kalp atışları, nefes alışları ve kan dolaşımları tamamen durur. Hatta aort damarları kesildiğinde bile kanama olmaz. Buzlar çözüldükten sonra, önce kalp atmaya başlar ve kurbağa hayata geri döner.

Yapılan araştırmalarda kurbağaların aniden donmadıkları, 24 saat süresince kan ve hücrelerinin arasındaki su dondukça geriye donma noktası düşük bir tip antifriz çözelti bıraktıkları ve glikoz üretimlerini çok yükselttikleri tespit edilmiştir. Oysa insanda bu oranda şeker yükselmesine mani olacak birçok mekanizma vardır ve iyi çalışmalarının sonucu ise şeker hastalığıdır.

Bir memelinin hücresinin dondurularak saklanabilmesi için, hücrenin içinde oluşan buzun en az seviyede olması gerekir. Hücre içindeki suyun tamamen donması ölüme yol açar. Bunun için de dondurma işlemine hücre dışı sıvılardan başlanılmalı, sadece hücre aralarındaki ve kandaki su donmalı, hücredeki zar ve proteinlerin yapıları bozulmamalıdır. Donmuş kan, besin ve oksijen taşıyamayacağından, metabolizmada ne gibi aksaklıklar görülebileceği hala bilinmemektedir. Ayrı bir sorun da suyun donduğu vakit genişlemesidir. Bu yüzden kan damarları parçalanabilir, doku yapısı bozulabilir, hücre zarı yırtılabilir.

Aslında artık günümüzde insanın yumurta hücreleri, sperm ve beyaz kan hücreleri, deri ve korneası dondurularak saklanabilmektedir. Ancak bunların hücre sayıları çok azdır. Nakil için böbrekler ve karaciğer buz içinde saklanır ama bunun da süresi en fazla 2-3 gündür. Üstelik bu organlar soğuk ortamda saklanmakta ama dondurulmamaktadır.

Halen bir organ bile dondurulup saklanmadığına göre, bütün bir vücudu dondurarak saklama konusunda bilim insanları pek iyimser değiller ama çalışmalar devam ediyor. Daha doğrusu insanı dondurup saklamak şüphesiz mümkün de, tekrar ısıtılıp canlandırmanın yolu henüz bilinmiyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Gerdanında uru olan, urlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuşak biçim ve durumunda olup bağlamak ve kuvvetlendirmek için çekilen şey: Duvarın içine kuşaklama demir lamalar koydurmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracing. strengthening or banding. system of braces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuşakla kuşanır gib bağlamak, sağlamlaştırmak: Binayı demir lamalarla kuşaklamalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to brace. to support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to band. to tie up. to secure sth to brace. to strengthen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Customer Name Based Custody System)

Takasbank sisteminde Müşteri kodlarıyla takip edilem alt hesapların Takasbank’ın yapacağı düzenleme ile isme çevrilmesini, her bir yatırımcı için verilecek sicil numarası ile takip edilerek yatırımcının kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün hale getirilmesini ve müşterilerin menkul kıymetlerini bloke edebilmesini amaçlayan sistemdir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Kirli ve biçimsiz kıyafetli, çapaçul, salkımsaçak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenly. sloppy. untidy. dowdy. dowdyish. draggled. frowzy. gay. messy. ratty. slatternly. slipshod. sluttish. out of trim. sloven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scrubby. sloppy. sloven. slovenly. slut. dirty. filthy. dowdy. tatty. shabby. scruffy. scruff. slob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty and slovenly looking. frowzy. scruffy. sloppy. slovenly. slummy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slatternliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frowziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slatternliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frowziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Soytarılık ve mukallitlik ederek her kalıba giren hafif mizaçlı hoppa insan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soytarılık, mukallitlik, tuhaflık, hafif mizaçlılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saklayış, saklamak işi. (bk.) Saklamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiding. concealment. safekeeping. preservation. storage. secretion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safekeeping. secretion. storage. preservation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camouflage. concealing. concealment. preservation. safe custody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Depository Institution (Custodian))

Müşterisi adına menkul kıymetleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluşlardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(f. «sağ» dan). 1. Gizlemek: Hırsızları evinde saklamıştı. 2. Beklemek, gözetmek, korumak: Allah saklasınl 3. Bir tarafa kaldırmak, biri için yahut bir vakit için bırakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Şak etmek, ses çıkarmak, şakırdamak: Arabacının kamçısı muttasıl şaklıyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keep smth. under wraps. hide. conceal. put out of sight. shelter. bury. keep smth. quiet. keep back. blind. cloak. disguise. enshrine. harvest. hold back. lay down. obscure. plant. put by. screen. secrete. keep snug. stash. stash away. stow away. suf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bury. cloak. conceal. disguise. hide. keep. mask. preserve. reserve. save. screen. secrete. store. veil. withhold. to hide. to conceal. to secret. to bury. to disguise. to keep. to keep sth back. to save. to preserve. to keep secret.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

save. to hide. to conceal. to keep sth secret from sb. to save sth for. to keep sth for. to set sth aside for. blot out. cover. defend. hold back. keep. lay up. lie low. pocket. preserve. protect. put by. screen. secrete. shade. stash. stash away. store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hide-and-seek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hide-and-seek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Bir kısmı saklanıp, biri tarafından aranmak suretiyle oynanılan bir çocuk oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gizlenilmek: Bu, saklanılır-şey mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be hidden. to be concealed. to be kept secret from sb. to be kept in. to be stored in. to be saved. to be kept. to be set aside for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gizlenmek: Acaba nerelerde saklandı? 2. Muhafaza edilip dayanmak: Bu tohum iki, üç sene saklanabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hide. hide out. hide oneself. cover oneself. burrow. bury oneself. take cover. lie up. lie low. shelter oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hide. to hide. to hide oneself. to be kept secret. to be kept. to be saved for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abscond. to go into hiding. to hide oneself. to hide. to conceal oneself. to be hidden. to be kept secret from. to be kept in a place to be saved for. hole up. lay low.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Saklanacak yer, gizli yer, görünmeyen köşe ve bucak. 2. Sığınacak yer, sığınak. 3. Mahfaza, kılıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Gizletmek. 2. Bekletmek. 3. Saklı bulundurmak, biri için kaldırıp muhafaza ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şak ettirmek, kırbacın sesi gibi bir ses çıkartmak, şakırdatmak: Kamçıyı şaklatarak hayvanları yürüttü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gizleyen. 2. Koruyan, muhafaza eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Saklama, gizleme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gizlenmiş, gizli. 2. Açık olmayan, mahremâne: Saklı söz. 3. Bir tarafa konup başka bir kimse veya vakit için ayrılmış, mahfuz: Daima ihtiyaten saklı biraz param bulunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hidden. secret. covered. clandestine. close. covert. inward. perdu. perdue. privy. snug. behind. crypto-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

covert. secret. ulterior. veiled. hidden. concealed. put aside. reserved. legally guaranteed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hidden. concealed in. sth which is kept secret from. sth which is kept or stored in. sth which is saved for. legally guaranteed. arcane. close. concealed. hush hush. inner. occult. potential. secret. shady. sibyline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alliaceous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shakiness. unsteadiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Savsalamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to put off doing sth continually. to put sb off with an excuse. to neglect sth / to do sth. neglect. to put on the shelf. temporize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Husyesi olan. 2. (argo) Cesur, şecî, bahadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

virile. bold. influential. big.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

who has nuts. bold. fearless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harp esirliği, esaret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captivity. captivity esaret. esirlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

captivity. bondage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uşağın işi ve hâli (mec. aşağılayıcı mânâda da kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serrility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılışıklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embargo. interdict. interdiction. prohibition. proscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ban. crackdown. prohibition. prohibiting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banning. forbidding. prohibiting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

put one's foot down. put under a ban. put the lid on smth. ban. put a ban on. bar. call off. debar. embargo. enjoin. forbid. imprison. inhibit. interdict. clamp the lid on smth. outlaw. prohibit. proscribe. taboo. put under a taboo. tabu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. forbid. prohibit. proscribe. to prohibit. to forbid. to ban. to inhibit. to proscribe. to prohobit. to deprive of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to forbid. to prohibit. to ban. to interdict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prohibitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prohibitive. prohibitory. inhibitory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prohibitive. prohibitory. forbidding. prohibiting. banning. interdicting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Genellikle bir örnek iklim ve toprak özelliklerine sahip alanlar ve bunun bir sonucu olarak da tür, bileşim ve çevreye uyum bakımından son derece birörneklik gösteren biyota.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uniformity. monotony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monotony. monotone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yiyeceği tuzlamak insanlık tarihinde bilinen en eski muhafaza metodudur. Arkeolojik kazılarda bu usulün taş devrinde bile bilindiğine dair bulgular elde edilmiş, hatta Çin’de bu konuda MÖ 2000 yıllarına dayanan kayıtlar bulunmuştur. Romalılar eti, balığı, zeytini, karidesi ve peyniri tuzlayarak saklıyorlardı. Eski Mısır’da da ölülerin vücutları bozulmamaları için tuzla kaplanıyordu.

Tuz, suyu çok seven bir kimyasaldır. Yiyecekteki suyu emerek, bakterilerin gelişmek için muhtaç oldukları nemli ortamı ortadan kaldırır ve bakterilerin yiyeceği bozmalarını önler. Tuz aynı zamanda bu bakterileri kendisi de doğrudan öldürür. Günümüzde eti muhafaza etmek için tuza kuvvetli bir bakteri düşmanı olan ‘potasyum nitrat’ da ilave edilir.

Aslında tuzlama bir tür pişirmedir. Et ve balığı tuzladığımızda aynen onları pişirmişiz gibi kimyasal bir reaksiyon oluşur (lakerdayı hatırlayın). Tuzlanan ette proteinler gevşer ve çözünür ki, bu, et ısıtıldığında olan olay ile aynıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ductility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

softness. mildness. gentleness. flexibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leniency. softness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Yumuşak olanın hâli.

Türkçe Sözlük by