Salla ne demek? | Salla anlamı nedir? | Salla

Salla anlamı nedir?

Salla ne demek?

Salla anlamı nedir?

Salla | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: salla

Türkçe Sözlük

(f. A. «tasliye» den). «Sallallâhü aleyhi ve sallem» duasında geçer. bk. Tasliye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hopefully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

God willing. if God wills.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

I hope so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

I hope that. if nothing unforeseen happens. hopefully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be nationalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become holy. to be regarded as sacred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause to be regarded as sacred. sanctify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serçegillerden küçük bir kuş (motacilla).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). (Arapça terkip) (lâ-ev-haşallah tâbirinden kısaltılmış ki, «Allah onu uzaklaştırmasın» demektir). Mâşallah ve bârekallah gibi övme tâbiridir: Levhaşallah!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Ar. terkip). 1. Allahın istediği, Cenâb-ı Hak her ne isterse (tâbirin tamamı böyledir: Mâşâ-Allâhü kâne: Allah’ın istediği olur). 2. Takdir ve övmeyle beraber nazardan korumak için kullanılır: Mâşallah ne terbiyeli çocuk, mâşallah ne güzel binal 3. Varlığı memnuniyet veren bir şahıs veya şey görüldüğü zaman söylenilir: Mâşallah, buyrun. Mâşallah, siz burada mısınız? 4. Ekseriya küçük çocuklara takılan yassı ve ince, yürek biçiminde «Maşallah» kelimesi yazılı altın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Namaz kılmaya mahsus açık yer, namazgâh. 2. Cami önünde cenaze namazı kılmaya mahsus yer. Musallâ taşı = Namazı kılınırken cenazenin konulduğu yüksekçe taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «selâtet» ten imef). (mü. musallata). Üzerine düşüp rahat bırakmayan, kahır altında tutan, ikide birde ortaya çıkıp rahatsız eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worrying. annoying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb / sth which constantly pesters or annoys.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to set sb to bothering sb else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bother. to poster. to pick on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Elde olmadan başı sallanan. 2. Yürürken başını sallayan (at).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıplak. Şallak mallak = Hayâsızca çıplak olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.J. Oynatma, kımıldatma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shake. sweep. toss. wag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wag. waggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. Düzgün bir şekilde ve daima bir yönde oynatmak: Beşik sallamak. 2. mec. Bir işi geri bırakmak: Beni ne sallayıp duruyorsun? Baş sallamak = işitmekslzin dinlemek. Kavuk »allamak = Dalkavukluk etmek. Kuyruk sallamak = 1. Yaltaklanmak. 2. Teşvik edici harekette bulunmak. Sallamamak = (argo) Ehemmiyet vermemek, vazife edinmemek, saymamak. Kuyruksallayan — Uzunca kuyruğunu daima sallayan kü;ük bir kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shake. swing. rock. wag. wave. waggle. agitate. brandish. flap. flirt. flourish. jog. joggle. jolt. roll. switch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitate. bob. dangle. jiggle. rock. roll. shake. sway. swing. toss. wag. waggle. wave. whisk. wobble. to swing. to sway. to dangle. to rock. to shake. to wave. to wag. to brandish. to waggle. to wobble. to leave in suspense. to make up. to dawdle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wave / to wag sth from side to side. to rock. to swing. to cause to sway / to shake. to nod to put off. to postpone. to brandish. agitate. flail. sway. wag. waggle. wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sallanmak işini yaptırmak. 2. Asarak idam etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suspend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rock. to cause sth to sway or shake. to hang sth on. to hang sb. to make sb swing. to oscillate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swing. vibration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sallanmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shake. sway. swing. toss. wabble. waggle. wobble. chop-chop!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendulation. shake. sway. vibration. waggle. wobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Muntazam surette gidip gelerek oynamak. 2. mec. Düşmek üzere bulunmak, düşmesi yakın olmak: İspanya kabinesi sallanıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bob. dally. dangle. dawdle. flap. librate. quake. reel. rock. shake. sway. swing. teeter. toss. wabble. wag. waggle. wave. wobble. to swing. to rock. to sway. to dangle. to wave. to wag. to waggle. to reel. to wobble. to linger. to dawdle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be waved / wagged. to be rocked. to be swung. to be swayed. to be brandished. to swing. to sway. to rock. to totter. to wobble. to be about to fall apart. to fool around. to waste time. bob. dilly dally. hang. joggle. loll. pendulate. quake. shake. wag

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sallanma işi. 2. Savsaklama: İşi sallantıda bıraktılar, (bk.) Salıntı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rocking. rolling. quandary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swinging. swaying. undulation. rocking. tottering. wobbling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşünmeden ve saygısız olarak her işe dalan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sallasırt etmek = Sırtına almak, yüklenmek: Kuyruğunu sallasırt etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shoulder / to hoist sth / sb onto one's shoulder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to socialize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Millîleştirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rationalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by