Salon (salon; Room) ne demek? | Salon (salon; Room) anlamı nedir? | Salon (salon; Room)

Salon (salon; Room) anlamı nedir?

Salon (salon; Room) ne demek?

Salon (salon; Room) anlamı nedir?

Salon (salon; Room) | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: salon salon; room

Türkçe Sözlük

Fransız Krallık Resim ve Heykel Akademisi üyelerinin sergilerine verilen ad. Sözcük, bu sergilerin Louvre`daki Apollon Salonu`nda açılmasından kaynaklanmaktadır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bekleme odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). gizli, el altından yapılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dans salonu, balo salonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., A.B.D. meyhane, bar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yatak odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waiting room. waiting hall. entry hall. lobby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saloon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poolroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poolroom. billiard saloon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güvey, damat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saplı süpürge; katır tırnağı bot. Genista scoparia. butcher's broom Yalova mercam; tavşan memesi, yaban mersini, bot. Ruscus aculeatus. spiny broom şimşek ağacı, bot. Calycotome spinosa. broom corn süpürge darısı, bot. Andropogon sorghum. broomrape i.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çoban püskülü, yabani mersin, tavşan memesi, ölmez dikeni, bot. Ruscus aculeatus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vestiyer; emanet odası. checks and balances hükümetin yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin ayrılmaları ve karşılıklı olarak birbirlerini denetleyip sınırlandırmaları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sınıf, dershane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mahkeme salonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ultra gerçekçi surround için stereo müzik kaynaklarından ses çalma. Sony’den Dijital Konser Salonu bir konser salonunda bulacağınız akustik türünü oturma odanıza taşır. Daha zengin müzik çalma için gelişmiş DSP teknolojisini kullanarak ses ekosu ekleyerek her bir enstrümanın sıcaklığını yakalayan benzersiz bir üç boyutlu ses alanı oluşturur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rahatça hareket edilebilecek yer, geniş yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tiyatroda oyunculann dinlenme odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Iokanta .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) seyis, uşak; güvey; İngiliz sarayının hademelerinden biri; (f.) tımar etmek; çeki düzen vermek; giyinip kuşanmak, kendine itina etmek; özel eğitim vererek siyasi memuriyete hazırlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sağdıç, düğünde güveye refakat eden erkek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bekçi odası .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty parlour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir evde barınacak yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

audience chamber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) rahatça oturacak mesafe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sandviç ve hafif yemekler yenilen lokanta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., f. mantar; mantarımsı şey: türedi şey veya kimse; s. mantarımsı; türedi; f. yayılıp büyümek; mantar şeklinde yayılmak. mushroom cloud (özel likle nükleer patlama sonucunda) mantar şeklinde yükselen bulut. mushroom growth birdenbire büyüyüp y

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bilardo salonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. basım odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. oda; yer meydan; f. oturmak. room'mate i., A.B.D. oda arkadaşı. make room for birisi için yer açmak. There is no room for doubt. Şüpheye mahal yok. take up a lot of room çok yer tutmak. room'er i. pansiyoner. room'ful i. oda dolusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geniş. roominess i. genişlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satış yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. salon). 1. Evlerin misafir kabûl etmeye mahsus en büyük ve en güzel odası, başoda, divan, arz odası. 2. Sergi yeri, hususî müze: Resim salonu. Salon adamı = Cemiyet içinde yaşama kaidelerini, görgü kaidelerini lâyıkıyle bilip icra eden adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room. lounge. sitting room. hall. drawing room. hippodrome. parlor. parlour. salon. saloon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lounge. parlour. salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An apartment for the reception of company; hence, in the plural, fashionable parties; circles of fashionable society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An apartment for the reception and exhibition of works of art; hence, an annual exhibition of paintings, sculptures, etc., held in Paris by the Society of French Artists; sometimes called the Old Salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room. sitting room. large room used for meetings. parties. exhibitions. drawing room. gallery. lounge. parlour. salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gallery where works of art can be displayed. a shop where hairdressers and beauticians work. elegant sitting room where guests are received.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the 18th and 19th centuries, a government-sponsored exhibition named after a room in the Louvre where court painters exhibited their works.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Closed body style appellation first used by Cadillac with new 1915 V8 production; Fr word meaning 'lounge' or 'drawing room' In England the equivalent term was 'saloon'; the 'salon' gave way to the 'sedan' in America.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The official annual or biannual French art exhibition in nineteenth-century Paris organized by a body of judges who tended to award academic style and subjects.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A commercial establishment offering a product or service related to fashion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A reception room or drawing room in a large house Also, the exhibition of work by living painters held in Paris at first biennially and since the mid-eighteenth century annually; so called because it was formerly held in the Salon Carre of the Louvre in P

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawing-room , parlor , salon , saloon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. salon, misafir odası; sergi salonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Fransız Krallık Resim ve Heykel Akademisi üyelerinin sergilerine verilen ad. Sözcük, bu sergilerin Louvre`daki Apollon Salonu`nda açılmasından kaynaklanmaktadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man about town. man-about-town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Selanik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sınıf, dershane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhibition hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salon. exhibition hall / room showroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hasta odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

film theater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hususi vapur kamarası; yataklı vagon kompartımanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar, depo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar; sandık odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hazine odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bol pencereli ve güneşli oda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.. meyhane, bar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Selanik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assembly hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auditorium. hall. assembly room. meeting room. assembly / meeting hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. savaş gemisinde oyun salonu ve yemekhane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. depo, imalât yerinde satış bölümü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tuvalet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak eibise fırçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çalışma odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by