Samı ne demek? | Samı anlamı nedir? | Samı

Samı anlamı nedir?

Samı ne demek?

Samı anlamı nedir?

Samı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sami

Türkçe Sözlük

(i. A. «sümüvv» den if.) (mü. sâmiye). Yüksek. Tezkere-i sâmlyye = Sadrâzamlık makamından çıkan tezkere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SAMİ’) (i. A. «sem’» den if.) (mü. sâmia) (c. sâmiîn). 1. İşiten, kuvve-i sâmla: İşitmek hassası. 2. Dinleyen, dinleyici. Vâız sâmiîne hitaben söyler. 3. Yalnız dinlemek üzere bir mektebe devam eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şâm» dan imen.) (mü. Şâmiyye). Şâm’a ait, Şamlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semite. semite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semitic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Semite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Semitic. of the Semites.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nIIIc: fruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Southern Appalachian Mountains Initiative Source: US EPA.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sami Sami, an ethnic group in northern Norway, Sweden, Finland and at Kola in Russia. the language of the nomadic Lapp people in northern Scandinavia and the Kola Peninsula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سامی] yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سامع] dinleyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامی] şamlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İşiten, duyan dinleyen. Dinleyici. 2.Yüksek, yüce.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عن صميم القلب] içtenlikle, canügönülden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Osmanlı devrinde sadrâzamın emrini bildiren resmî yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Sadrâzam emri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ism). İsimler, adlar. (bk.) İsim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسامی] isimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yasemin, (bot.) Jasminum officinale. yellow jasmine sarı yasemin, (bot.) Gelsemium sempervirens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. jasmine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (kuvve-i sâmia yahut hassa-i sâmia’dan kısaltılmış). İşitmek duygusu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سامعه] işitme duyusu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İşitme duygusu, hissi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Sisam adasına ait; i. Sisamlı. Samian earth Sisam adasında bulunan ve eskiden ilaç olarak kullanılan balçık. Samian ware bu balçıktan yapılan kaplar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. samyeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «semâhat» tan if.) (mü. sâmiha). Semahatlı, cömert, eliaçık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (mü. Şâmiha). Yüksek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامخ] yüksek, yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Cömert, eli açık.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yüksek, görkemli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Samih).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yüksek, gösterişli. 2.Kibirli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Beyinde, kemikte ve vücudun başka yerlerinde tabiî olarak görülen çıkıntılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şumûl» den if.) (mü. Şâmile). 1. Şumûlu olan, içine alan. 2. Umuma ait, umumî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شامل] kapsayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şümulü bulunan, içine alan, kaplayan, havi. Ünlü Kafkas Türk liderlerinden Dağıstan aslanı Şeyh Şamil.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kapsamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şamil).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bir şeyin merkezi, içi, asli kısmı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Her şeyin içi, göbeği, merkezi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صميمانه] içtenlikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Samim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(SAMİMİ) (i. A.) (mü. samîmlyye). Yüreğin içinden gelen, kalbten, içten, candan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincere. cordial. genuine. intimate. familiar. friendly. heart-to-heart. warm. candid. childlike. chummy. companionable. devout. earnest. folksy. forthright. frank. free. freehearted. heart-whole. heartfelt. jannock. near. open-armed. openhearted. ou.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincere. cordial. genuine. intimate. familiar. friendly. heart-to-heart. warm. candid. childlike. chummy. companionable. devout. earnest. folksy. forthright. frank. free. freehearted. heart-whole. heartfelt. jannock. near. open-armed. openhearted. ou. ami

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. genuine. sincere. heartfelt. intimate. candid. cheek by jowl. childlike. chummy. cordial. cosy. cozy. plain dealer. earnest. guileless. hail fellow well met. heart- to-heart. heart to heart. hearty. outspoken. thick. true. unaffected. unreserved. w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صميمی] içten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow intimate. thaw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaffectedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

familiarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candour. intimacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Samimilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerity. terms. bona fides. cordiality. sincereness. familiarity. camaraderie. candor. candour. earnestness. frankness. friendliness. heartiness. intimacy. outspokennes. unaffectedness. warmth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amicability. candour. sincerity. cordiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversance. sincerity. truth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صميميت] içtenlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. cordially. dearly. in good faith. bona fide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. truly içtenlikle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sincerely. candidly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincere. formal. reserved. distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal. reserved. stiff. distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insincerity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formality. reserve. stiffness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A. «semân, semâniye» den if.). Sekizinci, yedinciden sonra gelen: Bâb-ı sâmin = Sekizinci kısım, bölüm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامن] sekezinci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sekizinci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(si. A.): Sekizinci olarak, sekizinci derecede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامنا] sekizincisi, sekizinci olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Samire).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Meyveli, meyva veren.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Samaritan s., i. Samiriye ile ilgili; i. Samiriyeli; Samiriye dili. a good Samaritan merhametli kimse, özellikle hastalara yardım eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz üç telli Japon çalgısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «samt» tan if.). (mü. sâmite). 1. Susan, konuşmayan. 2. Sessiz, ses çıkarmaz. 3. Cansız (mal), hayvanlar gibi canlı olmayan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. altın veya gümüşle dokunmuş ipekli kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yüksek, yüce.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirsty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Koramiral.

Türkçe Sözlük by