Sand, Sandal ne demek? | Sand, Sandal anlamı nedir? | Sand, Sandal

Sand, Sandal anlamı nedir?

Sand, Sandal ne demek?

Sand, Sandal anlamı nedir?

Sand, Sandal | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sand sandal

Türkçe Sözlük

(I. A.). Hindistan’dan gelen bir cins kokulu ve sağlam ağaç.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (matb) 've anlamına gelen işaret: &.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). psikanalize tabi tutulan hasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life-boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(Yu).(mit). sözüne asla inanılmayan Truva'lı kadın peygamber; kotü olayları önceden haber veren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electric chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz parmağı piyano tuşlarının üzerinden çabuk geçirerek çıkarılan ses; kayma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Amerika’nın Güneyinde, Güney Atlas Okyanusunda adalar. Güney Georgia Falkland Adaları’nın yaklaşık 1300 km doğu-güneydoğusunda yer alır. Güney Sandwich Adaları ise Güney Georgia’nın yaklaşık 640 km güneydoğusunda bulunmaktadır.

Coğrafi konumu: 54 30 Güney enlemi, 37 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Antarktik Bölgesi.

Yüzölçümü: 3,903 km².

Sınırları: 0 km.

İklimi: Çeşitlilik göstermektedir. Batıdan esen rüzgarlar yıl boyunca çeşitli aralıklarla görülmektedir. Bütün yağışlarla birlikte, adalara kar da düşmektedir.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Paget Dağı (Güney Georgia) 2,934 m.

Doğal kaynakları: Balık (Adaların toprakları ya koruma altında alanlar ya da özel bilimsel bölgelerdir; dört özel fok türü ve dört özel penguen cinsi yaşamaktadır.

Doğal afetler: Volkanik aktivite ve gemiler için zor deniz şartları.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: Issızdır. (Temmuz 2006 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Güney Georgia ve Güney Sandwich Adaları.

ingilizce: South Georgia and the South Sandwich Islands.

Bağımsızlık durumu: Birleşik Krallıklara bağlıdır. Adalar şimdi aynı zamanda Falkland Adaları’nın valisi de olan bir Komisyoner tarafından yönetilen bir Birleşik Krallık Denizaşırı Toprak alanıdır.

Milli bayram: Liberasyon Günü, 14 Haziran (1982).

Anayasa: 3 Ekim 1985.

Hukuk sistemi: İngiltere hukuku.

Ekonomik Göstergeler

Ekonomiye genel bakış: Ekonomi balıkçılık ve çevre turizmi güdümlüdür. Güney Georgia’yı ziyaret başvuruları, ziyaretçilere bir enformasyon bülteni sunan Komisyoner’e yazılı olarak yapılmaktadır. Grytviken’da bir balina avcılığı müzesi mevcuttur. Isles Koyu fok ve kuş gözlemciliği için pek çok fırsat sunar.

İletişim Bilgileri

İletişim notu: Bütün telefon, faks ve e-posta iletişimleri uluslararası uydu sistemleri vasıtasıyla kullanılmaktadır. Halka açık telefon ve faks imkanları yoktur. Güney Georgia’yla yapılacak telefon görüşmelerinin uluslararası operatör tarafından kaydının alınması gerekir. Güney Georgia pulları kullanılarak posta gönderilebilir, fakat postanın ulaşması iki aya kadar uzayabilir.

Internet kısaltması:.gs.

Ulaşım ve Taşımacılık

Su yolları: yok.

Limanları: Grytviken.

Hava alanları: yok.


Ülke by

Türkçe Sözlük

(f.). Atı durdurup işetmek. Orada hayvanlarımızı kaşandıracak kadar birkaç’dakika durduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yük katarı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. marchandise

yük treni

Yük taşımada kullanılan tren, yük katarı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merchandise train. freight train. baggage train. freight. goods train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Odanın kapı tarafındaki yüzünde büyük dolap ki içine yatak vesaire konurdu. Çingene evinde musandıra aramak = Olmayacak yerde bir şey istemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Durmuş, durdurulmuş, dikilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot box. ballot / voting box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot box. ballot / voting box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütleğene benzer bir bitki, bot. Pachysandra terminalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bataklık kumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kum; kum saatindeki kum; çoğ. kumluk, kumsal; çoğ. ömrün dakikaları; (argo) cesaret, yiğitlik; f. üstüne kum serpmek; içine kum katmak; (sık sık) up ile kum dolmak (liman). sand flea kumluk yerlerde bulunan. pire sand fly tatarcık, zool. Phleb

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Hindistan’dan gelen bir cins kokulu ve sağlam ağaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kısa boylu ve genişçe kayık. 2. Bir çeşit hafif ayakkabı (vaktiyle sandal ağacından yapıldığından bu adı almıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandalwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boat. sandal. rowboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Sendal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sandalwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of shoe consisting of a sole strapped to the foot; a protection for the foot, covering its lower surface, but not its upper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of slipper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An overshoe with parallel openings across the instep. a shoe consisting of a sole fastened by straps to the foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rowboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a shoe consisting of a sole fastened by straps to the foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çarık, sandal, mest; ayakkabı üzerine giyilen kısa şoson; sandal bağı veya şeridi. sandal(l)ed s. çarık giymiş, çarıklı sandal. sandalwood i. sandal, sandal ağacı tahtası. red sandal wood tree kırmızı sandal ağacı bot. Ptero carpus. santalinus wh

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandal sandalwood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arkadan dayanacak yeri olup yandan kol dayayacak yerleri olmayan hafif iskemle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sandalyası olmayan. Sanda lyasız nâzır, bakan = Devlet bakanı.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kalanga): Sandalgiller familyasından; küçük boylu bir ağaçtır. Hindistan ve Malakka’nın dağlık bölgelerinde yetişir. Yaprak dökmez. Yaprakları karşılıklıdır. Çiçekleri sarımtırak kırmızıdır. Meyveleri kiraz büyüklüğünde olup, siyah renklidir. Odunu sarımtırak renktedir ve kokuludur. Bu odundan uçucu bir yağ olan santal esansı çıkarılır. Hekimlikte kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdraryollarındaki mikropları giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Sandal kullanan kayıkçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandals. sandal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Avrupa hükümdarlarının (esasen sandal ağacından yapılma) tahtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins mazının zamkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sandalya yapan ve satan veya tamir eden adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chair. office. post. position. seat (right to sit in a legislative body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

struggle to get or maintain an administrative post.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sandarak ağacı; dağ ardıcı, bot. Callitris quadrivalvis; bu ağacın buhur ve cilâ olarak kullanılan reçinesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. siperlik kum torbası; f. kum torbası ile etrafını çevirmek; kum torbası ile bir kimsenin kafasına vurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sığlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kum püskürterek temizlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. demiryolu veya tramvay raylarına serpilen kumu taşımaya mahsus sandık; kum bahçesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz çulluğu, zool. Crocethia alba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tazyikli hava içinde çalışan işçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sanâdık) (Ar. sandûk’tan). 1. Elbise vesaire koymaya mahsus tahtadan, kapaklı mahfaza 2. Resmî bir dairenin veya bir şirketin parasının konduğu yer, hazine, vezne. 3. Su altında rıhtım vesaire temeline indirilen taş ve harçları olan kereste: Sandık atmak. 4. Yapılarda kum, çakıl vs. ölçmeye yarayan, altı ve üstü açık tahta ölçü. 5. Eskiden tulumbacıların kullandığı sandık biçiminde takımlar. Sandık amini = Resmî bir dairenin veznedarı. Sandık •minliği = Hükümet veznedarlığı. Sandık odası = Eşya sandıklarını koymaya mahsus küçük oda. Sandık sapet = Bütün eşya. Mal sandığı = Hükümet veznesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soapbox. chest. coffer. box. packing case. ark. crate. soapbox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

box. case. chest. coffer. hopper. crate. ballot box. bank. fund. cash department.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large chest. dowerchest. strongbox. bank. fund. credit union cashier's office. treasurer's office. caisson. cofferdam. packing case. roadbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumberroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

box / trunk / store / lumber room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maker or seller of chests. trunks. cates or strong boxes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encasement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to box. to crate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be boxed. to be crated. to be packed in a box or crate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaplama için kullanılır bir nevi ince tahta. 2. Eski süs altınlarından biri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., A.B.D. boş arsada oynanan (top oyunu).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çocukların gözlerine kum serpmekle uykularını getirdiği farzolunan peri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. zımpara kağıdı; f. zımparalamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. beyaz karınlı yeşil bacak, zool. Tringa hypoleuca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kumtaşı, kefeki taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kum fırtınası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صندوق] sandık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Ar. küçük sandık demektir). Mermerden veya çuha kaplı tahtadan mezar üstü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Küçük sandık, çekmece, kutu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صندوقدار] veznedar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). İki dilim ekmek arasına sucuk, peynir gibi şeyler konarak hazırlanan yiyecek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandwiches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandwich. roll.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sandwitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. sandviç; f. sandviç yapmak; iki şey veya madde arasına sıkıştırmak. sandwich man k.dili önünde ve arkasında ilân levhaları asılı olan adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kumlu, kuma benzer; kumsal; kum rengi (saç). sandiness i. kumlu olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lifeboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheelchair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bin; i. bin rakamı; çok büyük sayı. thousandfold i., s. bin kat, bin misli. thousandth s. bininci; binde bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transcendantal

fel. deneyüstü

Deneyle kazanılması imkânsız, akılla ilgili olan bilgi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transcendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transcendental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transcendantalisme

fel. deneyüstücülük

1. İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış.2. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Bıktıran, bezdiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weary. wearisome. wearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harassment. imposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bıktırmak, bezdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski) gırtlak, nefes borusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by