Sans Serif ne demek? | Sans Serif anlamı nedir? | Sans Serif

Sans Serif anlamı nedir?

Sans Serif ne demek?

Sans Serif anlamı nedir?

Sans Serif | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sans serif

İngilizce - Türkçe Sözlük

matb. düz harfler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. ascenseur). Büyük ve yüksek binalarda halkı yukarı çıkarıp aşağı indirmek için makine ile çıkıp inen hücre. (Ar.) mısâd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elevator. lift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elevator. lift. elevator lift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lift. elevator. cage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lift shaft. elevator shaft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Düşünün ki, asansörünüz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hızla düşüyor. Siz de son saniyede yukarı zıplıyorsunuz. Yukarı zıplamanız olsa olsa saniyede 4-5 metre hızla olabilir. Yani siz yine de yaklaşık saniyede 13-14 metre hızla yere düşmeye devam ediyorsunuz.

İster saniyede 18 metre, isterse 13 metre hızla yere düşün, sonuç fark etmez. Sizi yerden kazımak zorunda kalabilirler. Lütfen panik yapmayın, asansörü tutan tek bir kablo değildir, en azından 5 veya 6 kablo vardır. Bu kabloların her biri tek başına asansörün ağırlığım taşıyabilir.

Diyelim ki, bu kabloların hiçbiri görevini yapmadı, asansörü durduracak bir başka fren donanımı daha vardır. Hatta bazı asansör boşluklarında ilaveten yaylı veya yağlı, hayati tehlikeyi Önleyecek özel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hiçbiri çalışmazsa yine de iyimser olmaya çalışın, hiç olmazsa hayatınızda bir kere, hiçbir katta durmadan doğrudan zemine inmiş oluyorsunuz!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Düşünün ki, asansörünüz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hızla düşüyor. Siz de son saniyede yukarı zıplıyorsunuz. Yukarı zıplamanız olsa olsa saniyede 4-5 metre hızla olabilir. Yani siz yine de yaklaşık saniyede 13-14 metre hızla yere düşmeye devam ediyorsunuz.

İşter saniyede 18 metre, isterse 13 metre hızla yere düşün, sonuç fark etmez. Sizi yerden kazımak zorunda kalabilirler. Lütfen panik yapmayın, asansörü tutan tek bir kablo değildir, en azından 5 veya 6 kablo vardır. Bu kabloların her biri tek başına asansörün ağırlığını taşıyabilir.

Diyelim ki, bu kabloların hiçbiri görevini yapmadı, asansörü durduracak bir başka fren donanımı daha vardır. Hatta bazı asansör boşluklarında ilaveten yaylı veya yağlı, hayati tehlikeyi önleyecek özel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hiçbiri çalışmazsa yine de iyimser olmaya çalışın, hiç olmazsa hayatınızda bir kere, hiçbir katta durmadan doğrudan zemine inmiş oluyorsunuz.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lift boy. lift technician. lift attendant. elevator boy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Mevlevî Ayîni’ne verilen ad. (bk.) Ayîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. kimya). Türlü yollarla bitkilerden elde edilen veya sunî olarak yapılan, kokulu ve uçucu sıvı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

essence. extract. perfume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfume. essence. scent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A). Peygamber’irı hırkası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anthropoid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmanned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Mevlevîler’in kudûm’a verdikleri ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Üniversite veya yüksek okul diploması. 2. (ticaret) Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undergraduate. licence. degree. royalty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bachelor's degree. licence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

license. licence. license. certificate of approval. letter of approbation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

licence agreement. lincence contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

licence agreement. lincence contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisi makam ve dizilerinde tam sekizli ve beşlilerin toplam sayısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complete. not lacking in any way. perfect. flawless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Avrupa’da Orta Çağ’dan sonra meydana galen ve eski klasik Aleme dayanan ilim ve sanat çığırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renaissance. renascence. rebirth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renaissance. the renaissance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Renaissance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Talih.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chance. fluky. flukey. luck. odds. chance. fortune. hazard. opportunity. auspiciousness. fluke. good luck. hap. hit. inning. innings. shot. show. star. turnup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chance. fluke. fortune. luck. odds. good fortune. break.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chance. luck. break. cast. fluke. hazard. hit. lucky hit. look in. lucky incident. piece of good luck. shot. show. whack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat) -siz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

matb. düz harfler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Postundan kürk yapılan, kediden büyük bir hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marten. weasel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sensation

dalgalanma

Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation. furor. furore. rouser. splash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation. excitement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sensationnel

çarpıcı

Etkili, dikkat çeken.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyük Fransız ihtilalinde cumhuriyetçi; aşırı ihtilalci. sansculottism i. aşırı ihtilalcilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sanseverya, paşa kılıcı, bot. Sansevieria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Şöhretsiz, nâmsız, meçhul. 2. Çalımsız, gösterişsiz: Pek şansız adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çalımsız, gösterişsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Hint Avrupa dil ailesinden olan eski . bir kültür dili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanskrit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The ancient language of the Hindoos, long since obsolete in vernacular use, but preserved to the present day as the literary and sacred dialect of India.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is nearly allied to the Persian, and to the principal languages of Europe, classical and modern, and by its more perfect preservation of the roots and forms of the primitive language from which they are all descended, is a most important assistance in

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Prakrit, and Veda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to Sanskrit; written in Sanskrit; as, a Sanskrit dictionary or inscription. an ancient language of India ; an official language of India although it is now used only for religious purposes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An ancient language of India ; an official language of India, although it is now used only for religious purposes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Learned language of India Canonical texts of Mahayana Buddhism in its Indian stage were written in Sanskrit. the ancient language of the Hindus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The classical language of India in which most religious and spiritual literature was composed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Our main reference page on the Sanskrit language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Brahma letters The classical Aryan language of ancient India, systematized by scholars With the exception of a few ancient translations probably from Pali versions, most of the original texts in Buddhism used in China were Sanskrit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Vedic and mantric language. an ancient language of India, which is usually used only in songs, prayers , and scriptures Many composers have composed in Sanskrit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The 'perfected/purified' language of the ancient Hindu religious scripts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The classical Aryan language of ancient India, systematized by scholars With the exception of a few ancient translations probably from Pali versions, most of the original texts in Buddhism used in China were Sanskrit. an ancient language of India ; an off

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sanskrit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Sanskrit; s. bu dile ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanskrit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lucky. fortunate. well-off. auspicious. jammy. prosperous. providential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortunate. lucky. well. jammy. lucky devil. lucky dog. jammy so-and-solucky. jammy so-and-so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lucky. fortunate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Almanya’da federal başbakan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Sansür işiyle görevli kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlucky. unfortunate. unsuccessful. fortuneless. star-crossed. ill-starred. distressed. evil. hapless. ill-fated. inauspicious. out of luck. luckless. unhappy. untoward. down on one's luck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfortunate. unlucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adversity. mischance. shame. misfortune. bad luck. bad break.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unluckiness. hard lines. hard luck. ill- fortune. hard line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Yeşilköy'un eski ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sensualisme

ruh b. duyumculuk

Her bilginin temelinde duyumların bulunduğu ileri sürülen öğretilerin genel adı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(bk.) Samsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Samsuncu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Her türlü neşriyatın ve postayla yollanan mektupların hükümetçe kontrolü.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. censure

sıkı denetim

1. Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi. 2. Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowdlerization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to censor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be censored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şeref» ten smüş). (mü. şerîfe) (c. eşraf, şürefâ). 1. Şeref sahibi: Câmî-i şerîf, tefsîr-i şerîf. 2. Soyunda şeref bulunan, asil, ileri gelen (Bu mânâ ile başlıca cem’i «eşrâf» kullanılır). 3. Hz. Hasan yoluyla Peygamber’den inenler veya bu iddiada bulunan (bu mânâ ile cem’i «şürefâ» gelir), (bk.) Seyyid.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sheriff. sherif. shereef.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sheriff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شریف] şerefli. 2.Hz. Hüseyin soyundan gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şerefli, kutsal. Soylu temiz.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (matb.) harfin altında veya üstünde bulunan ince çizgilerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şerif).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

service elevator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

service elevator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goods lift. goods-hoist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by