Sarkık Parça ne demek? | Sarkık Parça anlamı nedir? | Sarkık Parça

Sarkık Parça anlamı nedir?

Sarkık Parça ne demek?

Sarkık Parça anlamı nedir?

Sarkık Parça | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sarkik parca

Türkçe - İngilizce Sözlük

flap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patch. lot. parcel of land. spread of land. tract. tract of land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a bar of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

segment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fragment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Parça parça olmuş, pek çok parçalara ayrılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all in pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smashed to bits. in tatters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all in pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smashed to bits. in tatters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. pâre’den). 1. Bölük, kısım, kıt’a: Ekmek parçası, bez, kâğıt parçası. 2. mec. Ehemmiyetsiz ve adî şahıs: Kâtip parçası, esnaf parçası. Bir parça = 1. Bir kısım, bölük, bir parça kâğıt. 2. Az miktar, az şey, biraz, cüz’İ: Bir parça su, bir parça yemek. 3. Az vakit, biraz: Bir parça bekleyin, bir parça gezeceğim. Parça parça, bin parça = Birçok kısımlara ayrılacak şekilde kırık: Bardak elimden düşüp parça parça, bin parça oldu. Elmas parçası = Pek güzel ve parlak şahıs. Yedek parça = Bir makinanın bozulan kısımlarını değiştirmekte kullanılan parçalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

piece. bit. cut. fragment. part. component. passage. attachment. batch. cake. cantle. dribblet. driblet. fraction. item. lump. moiety. morsel. patch. portion. scrap. segment. shred. snatch. tool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

article. bar. bit. cut. extract. fragment. grain. iota. item. jot. length. lump. morsel. ounce. part. particle. passage. piece. portion. quotation. section. segment. shred. snatch. text. track. unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fragmentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apart. fragmentary. piecemeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fragmentary. piecesmeal. piecemeal. in tatters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller of piece goods. seller of spare parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller of cloth remmants. seller of spare parts. outlet store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller of piece goods. seller of spare parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller of cloth remmants. seller of spare parts. outlet store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

particle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

particle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Parça parça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking into pieces. dismantlement. dismemberment. fragmentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tearing. splitting. hackling. smashing. shattering. fission. piercing. breaking. wreckage. wrecking. parting. demolishment. carving. dashing. disintegration. chopping. crashing. decomposition. fractioning. fractional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking into pieces. dismantlement. dismemberment. fragmentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tearing. splitting. hackling. smashing. shattering. fission. piercing. breaking. wreckage. wrecking. parting. demolishment. carving. dashing. disintegration. chopping. crashing. decomposition. fractioning. fractional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kırıp paralamak, doğramak, parça parça etmek, ufak ufak kesmek: Kurban etini parçalayıp dağıttı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pull to pieces. break into pieces. tear to pieces. take to pieces. split. break up. dismember. smash. cut smth. asunder. bash in. comminute. crumble. cut up. dash. disintegrate. disjoint. dismantle. disrupt. lacerate. rend. scrap. shatter. shiver. sh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. bust. disintegrate. dismember. lacerate. mangle. maul. rip. savage. sever. shred. smash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tear / to break / to pull sth into pieces. to tear / to cut to pieces. to piece. split. to smash. to shatter. to wreck. to break. to pare. to part. to dash. to chop. to demolish. to chop off. to crash. to decompose. to carve. to stave. to disintegrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakup. disintegration. being torn. being broken. crash. disjunction. dismemberment. disruption. fragmentation. rent. schism. smash. smash-up. split. split-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smash. break-up. disintegration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crash. disintegration. fraction. crumbling. fragmentation. fissioning. smash. decomposition. breaking. shattering. rupture. break up. dismemberment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). 1. Parça parça olmak, doğranmak, ufak ufak kırılmak veya kesilmek: Kumaş öyle parçalandıktan sonra ne işe yarar? 2. mec. Çok çalışıp çabalamak, öteye beriye koşup çok uğraşmak: Zavallı adam bize ikram etmek için parçalandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break up. disintegrate. come apart. fall to pieces. break to pieces. go splinters. smash. go into splinters. go to pieces. break. crash. crumble. crush. decay. digest. disrupt. fly to pieces. rend. rupture. shatter. shiver. shred. spall. splinter. sp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. disintegrate. fragment. sever. smash. to break into pieces. to break up. to smash. to disintegrate. to fragment. to wear oneself out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fragment. to be broken into pieces. to wear oneself out trying to please sb. to break. to break up. to tear. to fraction. to fission. to crash. to shatter. to rupture. to decompose. to crumble. to disintegrate. burst. jag. part. to come to pieces. fall to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

section. segment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demount. disjoin. fragment. share out. take down. take to pieces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Parçalı hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divisive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divisive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in piece. pieced. sectional. partite. splintery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitty. pieced. in parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth made up of pieces. patchwork. limited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşağıya asılan, asılı duran, aşağıya uzanmış: Sarkık dudak. İ. Gevşek, sülpük: Sarkık etler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lappet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baggy. flabby. flaccid. pendulous. saggy. slack. dangling. hanging loosely. drooping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendulous. drooping. flabby and drooping. hanging. suspended. loose. sag. overhanging. projecting. flaccid. flowing. pendent. saggy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snippet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dollop. scrap. snippet. split.

Türkçe - İngilizce Sözlük by