Sarnıç Sıvamk | Sarnıç Sıvamk ne demek? | Sarnıç Sıvamk anlamı nedir?

Sarnıç Sıvamk | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sarnic sivamk

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sarnıç, mahzen, su deposu; (anat). vücutta herhangi bir sıvının toplandığı kese.

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Kuyu, sarnıç. 2. Vaktiyle zindan gibi kullanılan çukur, susuz kuyu.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (boş kap vesaire) İçine bir şey konup boşluktan kurtulmak, dolu hale gelmek: Testi, sandık, havuz doldu; sarnıç daha dolmadı. 2. Bir kap ve zarf vesaire içine girmek, girip onu doldurmak: Dışarıda bırakılan kazana su dolmuş; karnına hava dolmuş; çocuklar kapıyı açık bulup içeri dolmuşlar. 3. Şişmek, kabarmak: Midem doldu; bu minder çok dolmuş. 4. Sabrederek hiddet ve kinini içinde saklamakla taşacak dereceye gelmek: Artık sabrede ede dolmuştum. 5. Tam olmak, tamamlanmak. Osm. ikmal olunmak: Tamam, hesap doldu. 6. Boş yeri kalma mak, artık alamamak: Araba, vapur, doldu. Kulak dolmak = Çok işitmekle öğrenmek. Gözler dolmak = Ağlayacak olmak, göze yaş gelmek. Yürek dolmak = Çok üzgün hale gelmek, ağlamaklı olmak.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hazâin) (Türkçe: hazne). 1. Para konan ve saklanan yer, vezne, sandık: Devlet hazinesi (maliye bakanlığına yalnız hazine de denir). 2. Değerli şeyler saklamak üzere yapılmış muhafazalı yer depo. 3. Akar suyun veya yağmur suyunun birikip saklandığı yer, sarnıç, depo, su hazinesi de denir (Türkçe’de bu mânâda daha çok «hazne» denir). 4. Top ve tüfek barutunun konduğu yer. 5. Gönjülü mal, defîne. 6. İrin biriken yer. 7. Para vesair değerli şeylerden ibaret yük. 8. Vaktiyle on altı bin altın kurüş miktarı. Hazîne-i hâssa = Osmanlı hükümdarına ait emlâk, arâzi vesairenin gelir ve masraf dairesi. Hazîne kethudâsı — Eskiden Enderûn-ı Hümâyûn’daki değerli mal ve eşyanın muhafaza ve idaresine memur zat.

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). 1. Dolma: Sarnıcın yağmur suyu ile imtilâsı. 2. Dolgunluk: Imtilâ-yı mide: Mide dolgunluğu. 3. (tıp) Kan durma, kan toplanma: Imtilâ-yı ev’iye, imtilây-ı dem, imtilây-ı kilye (eski terimler).

Türkçe Sözlük

(i. A. «kalb» ten imef.) (mü. maklûbe). 1. Tersine çevrilmiş, altı üstüne yahut içi dışına döndürülmüş. 2. Değiştirilmiş, başka bir hale konulmuş: Eski bir sarnıçtan maklûb havuz. 3. Harfleri aşağıdan yukarıya okunduğu halde yine aynı olan kelime veya terkip.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. su haznesi, su deposu, sarnıç, bent; hazne; havza; depoda saklanan ihtiyat eşya; f. hazne veya depoda saklamak.

Türkçe Sözlük

(i. «sahrinc» tan galat). 1. Yazın kullanılmak üzere yağmur sularının birikmesine mahsus yeraltı haznesi. 2. Gemide tatlı su koymak için saçtan hazne.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cistern. reservoir. tank.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cistern. tank. reservoir. vat.

Türkçe Sözlük

(i. ing ). 1. Zırhlı ve silâhlı, tekerlekleri paletlerden yapılma tırtıl üzerinde dönen savaş otomobili. 2. Demir sarnıç.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. sarnıç, su deposu; depo, tank; havuz, golcük; ask. tank; f. sarnıca koymak. tank town (A.B.D.), k.dili. eskiden trenlerin su aldığı ara istasyon. tank up k.dili. istimini almak; yakıt almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. f. tekne, fıçı; gerdel; boya fıçısı; sarnıç; f. tekneye koymak; teknede ıslatmak.