Sası ne demek? | Sası anlamı nedir? | Sası

Sası anlamı nedir?

Sası ne demek?

Sası anlamı nedir?

Sası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sasi

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küf ve çürük kokan: Sası sası kokuyor. 2. Rutubetten gelen küf ve çürük kokusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Fotoğrafçılıkta aynı boyda kopya yapmak için filmle kartı bir araya koyup poz vermeye yarayan çerçeve. 2. Otomobilin, üzerine karoser! oturtulen iskelet kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğru bakmayıp bir veya !k; gözü iğri bakan, bir şeye bakarken başka tarafa bakar gibi görünen (adam veya göz): Şaşı adam, şaşı göz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Tuvalin üzerine gerildiği ahşap çerçeve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squinting. squint. squint-eyed. cross-eyed. boss-eyed. cockeyed. skew-eyed. crosseyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-eyed. squinting. squint-eyed. cockeyed. boss-eyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-eyed. boss eyed. cross eyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moral code.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operating table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Bear Market)

Gelecek hakkında karamsarlığın ve fiyatların düşeceği beklentisinin hakim olduğu piyasalardır. Bu piyasalarda kişiler ellerindeki hisse senetlerini gelecekte daha düşük fiyattan satın alabilecekleri düşüncesi ile satarlar.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Sony DVD oynatıcılar, elektriksel parazitlere karşı mükemmel bir dayanıklılık sağlayan bir bakır kaplı şasi ile donatılmışlardır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

billiard table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Bull Market)

Talebin arzdan daha çok olduğu ve borsada fiyatların tırmanışa geçtiği dönemi ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typewriter table. typist's desk. typewriter desk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. esâsiyye). Asıl ve temele ait, asıl meseleye ve hâlin gerçeğine dair: Kavâid-i esâsiyye = Esas kaideler: Tedbîr-i esasi = Esaslı tedbir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotionality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeling. sensibility. sentiment. sensitiveness. sensitivity. touchiness. susceptibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitivity. sensitiveness. touchiness. oversensitivity. sensibility. susceptibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

ISO ile ölçülür ve fotoğraf makinesinin ışığa karşı hassaslık derecesini belirtir. Fotoğraf makinelerinin çoğunda hassasiyet, alanın parlaklığına göre otomatik olarak ayarlanır. Birçok makinede manuel ayar da yapılabilir. Zayıf ışık koşullarında genellikle yüksek ayarlar kullanılır, ancak çok yüksek ayarlar görüntü parazitini arttırır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Hassaslık, duygululuk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حساسيت] hassaslık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankrupt's estate. trustee of the bankrupt's estate. bankruptcy assets. insolvent estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. ihtisâsiyye). ihtisâse alt: Bu doktorun kadın hastalıkları hakkında malûmât-ı ihtisâsiyyesi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Mütehassıslar, Fransızca: sp6cialistes.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğrafçılıkta ISO sayıları, bir fotoğraf filminin hassasiyetini göstermektedir. Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO), eski ASA ve DIN numaralarının yerine, ISO 100/21° gibi sayılar içeren yeni bir sistem kullanmaya başladı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geleneksel filmli fotoğraf makinelerinin ISO ayarlarını gösteren beş ayar mevcuttur: ISO 100, 200, 400, 800 ve otomatik. Bu sayede fotoğrafçı, kolayca doğru hassasiyet seviyesini belirleyebilmekte ve zorlu koşullarda en iyi görüntüyü elde edebilmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geleneksel filmli fotoğraf makinelerinin ISO ayarlarını gösteren dört ayar mevcuttur: ISO 100, 200, 400 ve otomatik. Bu sayede fotoğrafçı, kolayca doğru hassasiyet seviyesini belirleyebilmekte ve zorlu koşullarda en iyi görüntüyü elde edebilmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I. A.). TeşSşO eden, şâşaalanan, parlayan, gösterişli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

card table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaming table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

card table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaming table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Tabiî olarak masaya benzer dik taşların üstüne yerleşmiş yassı kaya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. eşeklerin köprüsü; geom. Öklid'in ikizkenar üçgenin tabanındaki iki açının birbirine eşit olduğunu kabul eden teoremi; acemilere uy gulanan test.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amazing. astonishing. astounding. prodigious. wonderful. wondrous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wondrous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şaşı bakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şaşı adamın veya gözün hâli: Şaşılık bazı çehrelere yakışır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-eye. cast. squint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be at one's wits end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düşünmenin sırası kaybedip yanılmak, ne yapacağını bilememek, hayrette kalmak: Ben şaşırdım ne yapacağımı bilmiyorum. 2. Sırasını kaybetmek, bulamamak, doğrultamamak: Yolu, pusulayı, hesabı şaşırdım; ayağını şaşırdı; ne yapacağını şaşırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be surprised. be amazed. be at a loss. be mixed up. be confused. be puzzled. puzzle. be baffled. blink at. be scandalize at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mistake. reel. to be surprised. to be confused. to be astonished. to be taken aback. to make a mistake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be bewildered / confused. to be astonished / surprised. to wonder. to get muddled. to lose track. to be baffle d. confound. to become entangled. flabbergast. jolt. lose. puzzle. strike dumb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surprising. astonishing. striking. spectacular. amazing. astounding. incredible. bewildering. twisty. confusing. puzzling. mind-bending. dazzling. perplexing. baffling. colossal. confused. intriguing. rum. staggering. startling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amazing. baffling. dynamite. shocking. spectacular. surprising. unaccountable. unbelievable. astonishing. starting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confusing. astonishing. amazing. baffling. breathtaking. mind- bending. mind boggling. off- putting. surprising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Şaşırtmak işi, yanıltma, aldatma. 2. Fidanların yerini değiştirip yeniden dikme. 3. Birden söylenmesi zor kelimelerden mürekkep cümle. 4. Değişerek giden sıra, setrançvârî tertip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amazement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bewildering or confusing sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Şaşırmasını mucip olmak: Beni şaşırtmayın; hesabımı şaşırttınız. 2. Fidanın yerini değiştirmek, çıkarıp başka yere dikmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

put smb. out of countenance. confuse. puzzle. bewilder. disorient. disorientate. stun. mystify. mislead. take aback. surprise. amaze. astonish. astound. bemuse. addle. baffle. bamboozle. bedevil. befog. befuddle. bowl over. confound. daze. discompose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

addle. amaze. astonish. baffle. bedevil. bewilder. boggle. confound. confuse. dazzle. embarrass. floor. flummox. fluster. fog. lick. mystify. nonplus. obfuscate. perplex. puzzle. rock. stagger. startle. stump. stun. surprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bewilder. to confuse. to astound. to amaze. to flabbergast. baffle. bedazzle. bedevil. befog. befuddle. discomfit. discompose. disconcert. disorientate. distract the mind. embarrass. entrap. floor. flummox. get. gravel. intrigue. knock. mesmerise. to b

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital market. money market. capital / issue market. capital / money market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in brief. in short. the long and the short of it is that. to cut long story short.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gamsız, kaygusuz. 2. Üzerine hiçbir sorumluluk almayan, kayıtsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. happy-go-lucky. light-hearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefree. lighthearted. blithe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tasasız olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carefreeness. lightheartedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commodity exchange. commercial exchange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing table. toilet. toilet table. vanity. vanity table / dresser. dress- table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ironing board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Foreign Capital Market Instruments)

Çıkarıldıkları ülke borsalarında alım satım konusu olan ve Kurulca niteliği belirlenen menkul kıymetler ile hak ve alacakları temsil eden diğer kağıtlardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

writing table. writing desk / table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by