Sava ne demek? | Sava anlamı nedir? | Sava

Sava anlamı nedir?

Sava ne demek?

Sava anlamı nedir?

Sava | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sava

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük ör», bileği örsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Müjde, Ar. beşâret.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). manyok, (bot). Manihot; tapyoka, manyok kökünden çıkarılan nişasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gang warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ersal).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guerilla war. guerilla fighting / war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خوش آواز] tatlıses, güzelses.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civil war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civil war. domestic warfare. internal war. civil commotion. intestine war. war exclusion clause.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chemical warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chemical warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «merzibân) dan galat). 1. Hudut muhafızı. 2. Gayet iyi eşek. (bk.) Marsıvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sevâ» den masdar). Aynı hâl ve derecede olma, beraberlik, farksızlık, birinin diğerinden İmtiyazı ve başkalarına üstünlüğü olmaması hâli, eşit olma, eşitlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مساوات] eşitlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) eşitsizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Doğru olmayan, yanlış, haksız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mortal struggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yurt dışında tarlası, bahçesi olan kimselere, serbestçe gidip gelmeleri için verilen vesika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laissez-passer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laissez-passer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychological warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychological warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doğruluk, dürüstlük, sıhhat. 2. Doğru iş ve hareket, (bk.) Sevap.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثواب] doğru. 2.dürüstlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. savâb = hak, Fars. dîden = görmek). Doğru ve hak görülmüş, öyle hükmolunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Haber veren, haber götüren, muhbir. 2. Müjde götüren.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., f. vahşi, yabani, medeniyet görmemiş; canavar ruhlu, yırtıcı, zalim: i. medeniyet görmemiş kimse; vahşi adam; zalim ve canavar ruhlu kimse; f. vahşice saldırmak. savagely z. vahşicesine. savageness i. yabanilik vahşet. savagery, savagism i. yaba

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Bir akarsuyun kollara ayrıldığı yer. 2. Suyun taksim olunduğu yerdeki örtülü ve lüleli havuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sluice. lock. floodgate. flume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sluice. mechanism or construction designed to distribute water or control its flow. gate. lock. canal lock. launder. weir. forebay. deflector. flume. crib. penthrough. penstock. pound lock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Geçen, devamsız, muvakkat. 2. Az kıymetli, değersiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Haiti dilinden). Ekvator kuşağındaki geniş çayırlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Belirgin kuraklığa sahip tropik yaz yağışları zonunun (Muson) göreceli homojen bitki toplumlarıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

savanna. savannah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

savannah. savanna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

savanna savannah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. savana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alim, bilgin, hakim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).Harp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

war. fighting. wartime. war. warfare. battle. fight. combat. fighting. struggle. campaign. conflict. crusade. fray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

war. fighting. wartime. warfare. battle. fight. combat. struggle. campaign. conflict. crusade. fray. action.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fight. war. warfare. struggle. striving. battle. hostilities. hostility. sword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İki taraf teşkilat, ülke veya ülkeler topluluğu arasında meydana gelen silahlı vuruşma, cenk, muharebe, harb. Doğuş, kavga. Mücadele uğraş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battleship. warship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting ship. war vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Savaşan, Ar. muhârib. 2. iyi savaşan, çok savaşan, cengâver.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting. combatant. warlike. belligerent. bellicose. martial. trigger-happy. fighter. warrior. combatant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

combatant. fighter. martial. militant. warlike. warrior. bellicose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Savaşan asker, insan, savaşçı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Savaşmak işi, muharebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighting. shooting stick. warfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Harbetmek, kavga etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fight. make war. war. battle. fight a battle. struggle. campaign. conflict. contend. strive against. strive with. wage war against. wage war on smb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battle. combat. fight. struggle. war. top struggle. dispute. to work and struggle hard. to fight. to battle. to war. to fight sth. to combat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fight. to wage war. to battle. to fight against sth / sb. to make war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.” Ar. «savâd»dan). Gümüş üstüne kurşunla yapılan karakalem nakışlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Derede hayvanlara su İçirilen yer. Ar. şerîa, Fars. Ab-hor.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gümüş üstüne yapılan çizgiler, süsl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Savatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (hayvanları) Çayırda beslemek, otlatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sâkıbe). (bk.) SAkıbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hot war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tuğ savan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tuğ savaş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). 1. Düşman uçaklarıyla yerden savaşmak için kullanılan top, makineli tüfek vs. 2. Aynı maksatla kurulan askerî birlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anti-aircraft. anti-aircraft gun. flak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiaircraft. antiaircraft weapon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by