şefi ne demek? | şefi anlamı nedir? | şefi

şefi anlamı nedir?

şefi ne demek?

şefi anlamı nedir?

şefi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sefi

Türkçe Sözlük

(i. A. «şefâat» tan smüş.) (mü. Şefîa). Şefâat eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفيع] şefaatçi, şefaat eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şefaat eden. (bkz.Şafi).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. felsefiyye). Felsefe ile alâkalı, felsefeden sayılan, felsefece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philosophical. philosophic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philosophical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فلسفی] felsefe ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.). Felsefe ile alâkalı fikir ve düşünceler. Filozofların fikir ve görüşleri: Felsefiyyâtla uğraşıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Fasîle-i harşefiyye = Enginar çeşidinden dikenli bitkiler.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yapı ustası.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. T.) (musiki). Orkestra yöneticisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conductor. maestro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conductor of an orchestra. conductor. director of music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ak, beyaz. Bahr-i Sefîd = Akdeniz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سفيد] beyaz, ak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Üstübeç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. sefihe). Malını zevk ve eğlencede, hovardalıkta yiyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissolute. dissipated. debauched. recklessly extravagant with money. abandoned. cronk. debauchee. raffish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سفيه] zevk ve eğlence düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şefakat» ten smüş.) (mü. şefîka). Merhamet ve sevgisi olan, şefkatli («müşfik» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شفيق] müşfik, şefkatli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şefkatli, acıması olan, esirgeyici.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şefik).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.A.). 1. Sefalet çeken, zaruret ve ihtiyaç içinde yaşayan. 2. mec. Alçak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

miserable. wretched. poor. abject. destitute. beggarly. dead-end. down at heels. hangdog. poverty-stricken. ropy. shabby. sordid. squalid. starveling. down and out. miserable. poor. wretch. rep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abject. miserable. sordid. squalid. poor. destitute. base. low. indigent. mean. vile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

miserable. wretched. extremely poor. pitifully worn-out or dilapidated. abject. reprobate. shabby. sordid. squalid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سفيل] aşağılık. 2.yoksul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سفيله] aşağılık kadın. 2.yoksul kadın. 3.orospu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

misery. wretchedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sefâin). 1. Gemi, Fars. Keştî. 2. Çeşitli bahisleri toplayan kitap: Sefînetü’ş-Şuarâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سفينه] gemi. 2.şiir mecmuası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Vapur, gemi. 2.Uzayın güney yarımı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassador. envoy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassador. envoy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سفير] elçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - El içi. Yabancı diplomat

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.), «sefâret» ten smüş.) (c. süferâ). Elçi. Sefîr-I kebîr = Büyükelçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassadoress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سفيرکبير] büyükelçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassadorship. envoyship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassadorship. envoyship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by