şeh-süvar ne demek? | şeh-süvar anlamı nedir? | şeh-süvar

şeh-süvar anlamı nedir?

şeh-süvar ne demek?

şeh-süvar anlamı nedir?

şeh-süvar | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: seh suvar

Türkçe Sözlük

(ŞAH-SÜVAR) (i. F.). Atlılar başı, pek mahir ve şanlı binici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open city. open town. unenclosed // unenclosed town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Seherleyin, seher vakti, gün doğmadan evvel.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, (Al). Allaha ısmarladlk; güle güle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital başkent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital of a country. capital. chief town. principal town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metropolis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metropole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). c. Çâbük-süvârân, iyi at süren, ata iyi binen.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yüzeyden sertleştirilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Dede Korkut hikayelerinde, çocuğu olmadığı için hor görülen sonra da Boğaç Han adında yiğit bir oğula sahip olan kahramanın adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pâdişâhlara lâyık iri inci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.). Alaca ata binmiş, mec. Yiğit, muharip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ata binmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eskisehir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meerschaum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فاحشه خانه] genelev.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fasîh). Fasîhler, açık konuşanlar, (bk.) Fasih.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kaz çobanı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir şehir ahalisinden olan, memleketli: Bir hemşeri gelmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow townsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ هم شهری] hemşeri. 2.yurttaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. at kılı; at kılından dokunmuş kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. ev halkı, aile; s. eve ait; evcil. household word her gün kullanılan kelime. householder i. aile reisi, evsahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kirsehir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [لاشه خوار] leş yiyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fare deliği; çok ufak delik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki). Türk musikisinde tîz sekizlideki bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) burun aşağı uçmaya veya hareket etmeye çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رشحات] sızıntılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Şahlardan bahseden manzum kitap. 2. Firdevsî’nin eski İran hükümdarına dair yazdığı Farsça büyük manzum destân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Odanın sokak tarafına çıkıntısı ki üç tarafı pencereli ve döşemelidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyük cadde, Osm. tarîk-ı sultanî. Şaşırılması mümkün olmayan doğru ve açık yol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAhinşah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şehinşahltk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Şeh-süvâr.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - İyi ata binen yiğit kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eskiden tıpta kullanılan bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Geceden sabaha kadar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞSh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شه] şah, padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAhbâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAh-bâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAh-beyt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAhname.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) ŞAh-nişîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) ŞAh-per.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAh-râh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞAH-SÜVAR) (i. F.). Atlılar başı, pek mahir ve şanlı binici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) ŞAhvâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eshiye) (anatomi). Beyin zarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cömertlik, elaçıklığı. Ar. semâhat, sehâvet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سخا] cömertlik, eliaçıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شها] ey şah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sehavet, kerem, cömertlik.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cömert, eliaçık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sehâib). Bulut, Fars. ebr. mec. T. Karanlık. 2. Uçuşan çekirge gibi şeyler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سحاب] bulut.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Bulut. 2.Karanlık. 3.Bulut gibi uçan böcekl(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سحاب آلود] bulutlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (sondaki e teklik gösterir). Tek bulut.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Tek bulut.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.), (bk.) Şahadet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شهادت] tanıklık. 2.şehitlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - (bkz.Şahadet).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شهادت نامه] diploma, mezuniyet belgesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Akıl noksanlığı, akılsızlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سخاکار] cömert, eliaçık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) cömertlik, eliaçıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Erkek İsmi) - Evrenin hükümdarı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zekâ ile beraber cesaret ve şecâat. Şehîmet-penâh, zât-ı Sll-i şehlmet-penthtleri: Osmanlılar’ın İran şahı hakkında kullandıkları tâbirler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهامت] yiğitlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zeka ve akılla birlikte olan yiğitlik, cesaret.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Zekâ ve şecâati olan. Iran ŞAhı’na verilen unvandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sıcaklık, isilik, kızgınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cömertlik, elaçıklığı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سخاوت] cömertlik, eliaçıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Cömertlik, (bkz.Sahavet).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (müz. Eşheb). (bk.) Eşheb.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kır, akçıl. 2.Haleb şehri.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهبال] kanattaki en uzun tüy.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kuş kanadının en uzun tüyü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Konsolos; başşehbender — başkonsolos. Şehbender vekili = Konsolos muavini (bk. Şâhbender).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهبندر] konsolos.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Konsolosluk bina ve makamı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهبندر خانه] konsolosluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Konsolosluk, konsolos sıfatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Gümeç balı. 2. Bal.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهد] bal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bal şerbeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: şehtâne). 1. Kenevir tohumu; yaban şeh-dânesi. 2. İri taneli ve makbûl inci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. şehd = bal, F. kâm = damak). Damağında lezzet kalmış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهنشاه] büyük şah, şahlar şahı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eshâr). Sabahleyin, tan yerinin ağarmaya başladığı vakit. Alesseher (ale’s-saher) = Sabah sabah, erkenden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıb). Gece uyuyamamak hastalığı, uykusuzluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

early morning. twilight. aurora.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daybreak. time just before dawn. early morning. dawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daybreak. dawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. seher = sabah, Fars. gâh, geh = vakit). Sabah vakti, sabah vaktinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. seher = sabah, Fars. hâsten = kalkmak). Sabahları erken kalkan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سحرگاه] seher vakti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سحرخيز] seher vakti kalkan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. seheriyye). Sabahla alâkalı, sabaha ait. Miirg-ı seheri = Sabah kuşu, bülbül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şehvet). Şehvetler. (bk.) Şehvet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهوات] şehvetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şehvetle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carnal. libidinous. lewd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sihr» den İmüb.) (mü. sehhâre). 1. Mübalağa ile büyü yapan, büyücü, sihirbâz. 2. mec. Sihre benzer bir kuvvetle kendine çeken.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سحار] büyüleyici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kuvvetle kendine çeken, büyüleyici.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çok güzel, büyüleyici kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A «sehâ»dan smüş.) (müsehiyye). Cömert, eliaçık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سهی] fidan gibi. 3.düz, doğru.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهيد] şehit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Allah yolunda canını feda eden müslüman, İslam uğruna ölen müslüman, şehadet mertebesine erişen kimse. 2.Fikri, inancı, ülkesi uğruna ölenler için de teşmilen kullanılmaktadır. Vatan şehidi. 3.Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Ayrıca isimlerde ek yapılabilir. Şehidcan, Şehidnur, Şehidhan. - Türk dil kuralına göre «d/t» olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) 1. Nefesi içeriye alarak seslenmek, hıçkırık. 2. tıp: Nefes alma, zıddı: zefîr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [سهی قد] servi boylu, düzgün boylu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [سهی قامت] servi boylu, düzgün boylu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deflection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

share. portion. treasury bond. government bond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سهيم] pay sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Akıllı ve kurnaz yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şehim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

ŞEHİNŞEH, ŞEHENŞEH (bk.) ŞShinşâh.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Şahların şahı, en büyük hükümdar. 1.Daha çok unvan olarak verilir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ŞEHR) (i. F.). Büyük belde, büyük kasaba. Bugünkü anlayışa göre nüfusu 20.000’i geçen meskûn yer; İstanbul şehri; Şehr-i Bağdâd. Şehr-emâneti = İstanbul belediyesinin eski adı. Şehr-emîni = Eskiden İstanbul belediye başkanı. Şehiroğlanı = İstanbullu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(L A., »şöhret» den smüş.). Şöhret kazanmış, meşhur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urban. city. town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

city. town. town kent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

city. community. place. town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهير] ünlü, meşhur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

town centre. city center. centre of the town. city centre. centre center of the town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mimarlığın, yeni mahalleler, şehirler kurmak veye eskileri düzenlemekle alâkalı kısmı. Şehircilik mütehassısı = Bu işte ihtisas sahibi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interurban. intercity. long-distance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-distance. intercity. interurban. inter city. overland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şehir ahalisinden olan, zıddı: taşralı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEHİD) (i. A. «şehâdet» ten smüş.) (c. şühedâ). Din uğrunda cenini fedâ eden, savaşta ölen Müslüman (Müslüman olmayanlar için kullanılması kesin şekilde yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

martyr. casualty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

martyr.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Muslim who had died for Islam or who has died while serving the Turkish sta. martyr.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sehv.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEHİYY) (i. A., «şehvet» den smüş.) (mü. Şehiyye). Arzu olunacak, iştiha veren, şehvetli, şehvet uyandıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A ). Dövme, ezme, kırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hıçkırık, keskin çığlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kolay, Fars. Asân. Sehl-i mümtenî = (edebiyat) Kolay ve sade göründüğü hâlde bulunup söylenmesi ve taklidi zor olan söz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سهل] kolay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kolay, sade. Sahabe isimlerindendir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (müz. «eşhel»). 1. Koyu mavi, elâ. 2. Şaşı, yan bakan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شهلا] hafif şaşı. 2.ela gözlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Koyu mavi ela göz. 2.Hafif, tatlı şaşı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - 1.Yumuşak. 2.Kolay. 3.Taze, körpe. Habeşistan’a hicret eden kadın sahabelerden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kolaylıkla. Ehlen ve sehlen = Hoşgeldiniz, safa geldiniz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Leventlerin şahı, boylu poslu, canlı, yakışıklı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sihâm, eshâm). 1. Ok, yayla atılan ucu sivri demirli kamış (bu mânâ ile birinci cem’i kullanılır). 2. Hisse, pay, Ar. nasîb, Fars. behre. 3. Devlet tarafından ikraz olunan paraya mukabil alınan resmi senet (bu mânâ ile ikinci cem’i kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Korku, dehşet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سهم] pay. 2.ok.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سهم] korkunç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Korkunç, dehşetli, müthiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سهمگين] korkunç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سهمناک] korkunç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Şah, hükümdar soyundan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) ŞAhnameci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «nazlı şûh, güzel») (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Türk musikisinde mürekkep bir makam ve perde. 2.Çok nazlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde ttz sekizlide bir perde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهنشين] cumba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. şehd = bal, Fars. Ab = su). Bal şerbeti. (bk.) Şehd-Abe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coffee table. stand. tripod. horse. stillage. trestle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stand. trestle. tripod. coffee table. easel. gallows. three-legged stool or table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coffee table. trestle. tripod. easel. gallows. gantry. carriage. horsejack. horse cradle. sawbuck. sawhorse. lifting jack. jacktable. derrick. rack. block. buck mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Satıcıların üstüne tablayı oturtmak üzere kullandıkları üç ayaklı masa. 2. Uç ayaklı küçük iskemle. 3. Darağacı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهپر] kuş kanadındaki en uzun tüy.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kuş kanadının en uzun tüyü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. şuhûr). 1. Yeni ay, hilâldir. 2. Tahrir ayı. Şehri ramazan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهر] ay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(Pehlevî>F.) [شهر] kent, şehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., şehr = şehir, Arâsten = tutmak). Şehri süsleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Hükümdara yakışacak şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hükümdara ait, şâhâne. •

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Geceleri uyanık duran.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Şehri süsleyen, şehre süs veren. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهر آشوب] şehir karıştıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEHR-AYİN) (i. F„ şehr = şehir, Ayin = tören). Şehrin donatılmasıyle yapılan umumî eğlence, şenlik, donanma.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kendi kendine yaşayan, özgür.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civic. urban.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden İstanbul belediyesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.-T.) 1.belediye. 2.belediye başkanlığı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden İstanbul belediye başkanı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.-T.) belediye başkanı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Şehir ahalisinden, bir şehirde doğup büyümüş, köylü ve taşralı olmayan. 2. İstanbullu. 3. Nâzik, zarif, hareketlerinde kabalık eseri olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. şehriyye). Aya ait olan, ayda bir olan, aylık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهری] şehirli, kentli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). 1.Şehirli. 2.Nazik, terbiyeli. 3.Aya ait, aylık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ŞEHR-YAR) (i. F.). Hükümdâr, şâh, imparator.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Şehrin büyüğü, ileri geleni.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Türk müziğinin en eski makamlarından.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyük şehir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهرستان] kent, büyük şehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Padişah, hükümdar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şâriyye» den galattır). Çorbalık makarna, (bk.) ŞAriyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noodle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

noodle. vermicelli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vermicelli. noodle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Büyük çay, nehir.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهریار] hükümdar, şah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهریاری] hükümdarlık, şahlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهسوار] binici, usta binici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEH-DANE) (I. F. şeh-dâne’den galat), (bk.) Şeh-dâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Söz, lâkırdı, Ar. kelâm, nutuk. (bk.) Suhan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yanlış, hata, Ar. galat. Sehv-i kalem = Dalgınlıkla yanlış yazma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سهو] yanılgı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. şehvâniyye). Şehvete ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شهوانی] şehvetle ilgili. 2.şehvet düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهوات] şehvetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yanlışlıkla, yanılarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سهوا] yanlışlıkla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. şehevât). 1. Cin»! arzu. 2. Çok şiddetli ve mâkul olmayan istek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensuality. lust. sexual desire. lech. eroticism. lustfulness. carnality. concupiscence. desire. flesh. salacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appetite. concupiscence. lust. sensuality. sexual desire. sexual appetite. concupiscence kösnü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lust. concupiscence. desire. salacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شهوت] aşırı cinsel istek. 2.aşırı istek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

libidinous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lascivious. lewd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

licentious. lascivous. libidinous. lustful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şehvet, Fars. engîhten = kopmak). Şehveti artıran, şehvetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. şehvet, Fars. peresten = tapınmak). Şehvete tapan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شهوت انگيز] şehvet verici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lustful. hot. sensual. lascivious. concupiscent. fleshly. prurient. randy. salacious. voluptuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hot. lascivious. licentious. lustful. lusty. randy. raunchy. sensual. voluptuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lustful. horny. hot. hot- blooded. lascivous. passionate. raunchy. salacious. steamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شهوت پرست] şehvet düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Yanlışlar, yanlışlıklar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سهویات] yanlışlıklar. 2.yanılgılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEH-ZADE) yahut ŞAH-ZADE (i. F. şeh = hükümdar; zâden — doğmak) (c. şehzâde-gân). 1. Hükümdar oğlu. 2. Osmanoğulları’nın erkek üyeleri: Şehzâde Ertuğrul Efendi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهزاده] şah çocuğu, şehzade.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. şeh-zâde). Şehzâdeler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شهزادگان] şehzadeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - (bkz.Şahzat).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. (=.). Hudut muhafızı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Atlı, ata binmiş, binici. Esb-süvfr = Ata binmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SUARE) (i. Fr. soir«). Akşam yemeğinden sonra yapılan eğlence.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SÜVARİ) (i.) (F. suvâr’dan). 1. Atlı. 2. Atlı asker, zıddı: piyâde. Süvari alayı, bölüğü. 3. Gemi kaptanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalry. cavalry man. captain of a ship. cavalryman. captain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalryman. rider. horseman. captain. cavalier. sea captain. ship master. shipmaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Atlı. Atlı ask(Erkek İsmi) 2.Gemi kaptanı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalcade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

troop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squadron. troops.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atlı askerin işi ve sıfatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sulamak tarz ve usûlü ve araziye bir kerede verilen su miktarı: Bir suvarım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (Hayvanlara) Su vermek, (araziye) su koyuvermek. 2. Demiri kızdırıp sertleştirmek için suya daldırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vermicelli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vermicelli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamamlanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. Şüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 488 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan New York ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamalanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. İüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 448 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara göre bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan NewYork ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şehâdet» ten). Namazda «ettahiyyât» duasını okuma.

Türkçe Sözlük by