şehd-dane ne demek? | şehd-dane anlamı nedir? | şehd-dane

şehd-dane anlamı nedir?

şehd-dane ne demek?

şehd-dane anlamı nedir?

şehd-dane | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sehd dane

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: şehtâne). 1. Kenevir tohumu; yaban şeh-dânesi. 2. İri taneli ve makbûl inci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Abid ve zâhide yakışır surette, Abidce: Bir Abidâne tavır ile; Abidâne ömür sürüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aşağı tabakanın beğeneceği surette, aydınların hoşuna gitmiyecek kadar kaba ve Adî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Soğukça, soğukçasına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Tepe ile alın arasındaki yer, bıngıldak. 2. Beyin.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İçten, samimi, dost kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) CAvidânî.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Po nehrinin güneyinde bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A native, or a naturalized inhabitant, of Denmark. a native or inhabitant of Denmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a native or inhabitant of Denmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دانه] tohum. 2.yem. 3.tane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Danimarkalı. Great Dane Danua cinsi kopek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dâne = tane, çîden = toplamak). Tane toplayan, döküntü hâlinde dağınık ufak tefek şeylerden faydalanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tâne döken, tohum serpen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dirhemin altıda biri olmak üzere eski bir tartıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tanelemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tanelendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taneletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Taneli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bilen, malûmatlı, vâkıf.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [داننده] bilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Çanakkale Boğazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Diş tanesi. 2. Çark vesaire dişi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). İnci tanesi. mec. Pek güzel ve sevgili çocuk.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.İnci tanesi. 2.Sevgili, kıymetli.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ دردانه] inci tanesi. 2.sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). maddesel evrenin dışında olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Tekli, yalnız.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Erkekçesine çalışma, gayret etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hamiyetli adama yakışır surette, hamiyetle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Hasetçilikle, hasetçiye yakışır bir surette, kıskanarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حسودانه] kıskanarak, kıskançlıkla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Akiline, akıllıca.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خدانکرده] Allah göstermesin, Allah etmesin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «deyn»den masdar). Borç, ödünç verme, ikraz: Kendisine para idâne eden yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Ödünç olarak, idâne yoluyla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Temiz kalble.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «deyn» den masdar). Ödünç alma, borç etme: idâne sandığından istidâneye hakkı olanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. denizcilik). Vaktiyle kapdân-ı deryâdan sonra Osmanlı deniz kuvvetlerinin en büyük amirali, oramiral. Bunun aşağısında patrona ve riyâle unvanları ile iki amiral daha vardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Leventçe: Levendâne yürüyor, bir tavr-ı levendâne ile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Merd olana yakışır şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Matbaa tezgâhında dizilmiş sahifelere mürekkep vermeye mahsus tutkal veya meşinden silindir. 2. Aşçıların yufka açtıkları kalın ve kısa oklava. 3. Tarlanın işlenmiş toprağını bastırmaya mahsus ağırca silindir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling pin. roller. rolling press. wringer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roll. roller. bravely. valiantly. rolling pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling pin. shaft. roller. cylinder. wringer. mangle. road roller. paint roller. lawn roller. bole. cylindrical roller. drum mandrel. muffle. roller stone. muff. trundle. platen press. caster. runner. calender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مردانه] yiğitçe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مسعودانه] mesutça, bahtiyarlıkla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mukallidlikle, taklid ederek, taklitçiye yakışır şekilde: Bir tavr-ı mukallidâne ile.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. günlük, olağan, sıradan; dünyaya ait, dünyevi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Müride yakışır şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Hüzünle, dertli bir şekilde, yalvarırcasına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İnatla: Mütemerridane karşı koydu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. İnsaniyetsizlikle. 2. Korkaklıkla, alçakcasına, nâmertçe: Nâmerdâne hareket etti.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Nar tanesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ümitsizcesine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Yalvararak, niyâz ederek. 2. İhtiyaçla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. sıfat terkiplerinde bulunur). Avâm-pesendSne — Avâmın beğeneceği yolda olan. Hod-pesendâne = Kendini beğenmişçesine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rindce, rindcesine, rind gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. İri inci tanesi. 2. Kenevir tohumu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - İri inci tanesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şeddâda lâyık, pek sağlam ve büyük: Şeddâdâne binalar yaptılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Gümeç balı. 2. Bal.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شهد] bal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bal şerbeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: şehtâne). 1. Kenevir tohumu; yaban şeh-dânesi. 2. İri taneli ve makbûl inci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. şehd = bal, F. kâm = damak). Damağında lezzet kalmış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (çoğ., -s, -nea) vekil; bedel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dünyadan üstün, semavi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hakir ve değersiz kula yakışır surette.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kâinatın veya şimdiki hayatın ötesinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Üstâda yakışır, üstâd elinden çıkmış, maharetle yapılmış, ustaca.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [استادانه] ustaca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Vicdanca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as far as one's conscience is concerned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجدانا] vicdan bakımından.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Eşi benzeri olmayan, tek. 2.Bir çeşit gerdanlık.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [زاهدانه] zahitçe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by