şeker-hand ne demek? | şeker-hand anlamı nedir? | şeker-hand

şeker-hand anlamı nedir?

şeker-hand ne demek?

şeker-hand anlamı nedir?

şeker-hand | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: seker hand

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şeker gibi tatlı gülme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rock candy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sugar candy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s)., (z). elin tersi öne gelecek şekilde yapllan vuruş; geriye doğru veya sola yatık olan el yazısı; (s). elin tersi öne doğru olarak yapllan ; (z). dolayısıyle, dolaylı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). elin tersi öne doğru olduğu halde vurulan; samimi olmayan , sinsice, zıt anlamı ima eden. backhanded compliment tenkit niteliğinde olan kompliman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). avize.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mumcu, mum yapan veya satan kimse; (ing). perakende bakkaliye satan kimse. chandlery (i). mum deposu; (ing). bakkaliye deposu; antrepo, depo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهاندار] büyük hükümdar, imparator.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Delhi, Türk-Hind İmparatorları’nın 13.’sû olup Şah Alem Bahadır’ın büyük oğludur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hükümdara yakışır şekilde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جخان دیده] görmüş geçirmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Dünyayı gezip görmüş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kovboy.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Easy Handycam düğmesine basılarak kolay ‘doğrult ve çek’ işlemine olanak sağlar. En iyi kaydı ve en az karışıklığı garantilemek için tüm fotoğraf makinesi ayarları otomatik olarak kontrol edilir

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toffee toffy taffy apple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s)., tenis sağ vuruş, forhend; atın boynu ve omuzları; menfaatli mevki; (s). sağ vuruşla yapılan; önderlik eden; önceden yapılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (A.B.D). ihtiyatlı, tedbirli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (güz.san). öIçü ve araç kullanmaksızın elle yapılmış (resim).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). cömert, eli açık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Bir çeşit gül reçeli ve tatlısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Gül tatlısı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Bir çeşit gül tatlısı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) elle vermek; el vermek; (den.) yelkeni istinga edip sarmak. hand down nesilden nesile devretmek; karar vermek . hand in yetkili bir kimseye vermek. hand it to argo haklı olarak övmek. hand on babadan oğula geçirmek; başkasına vermek. hand out da

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el; el gibi uzuv (maymun ayağı, şahin pençesi, Istakoz kıskacı); kudret, yetki, salahiyet; parmak, işe karışma; maharet, hüner; el yazısı, imza; yardım; usta; yetki sahibi kimse; işçi, amele; taraf, yan; saat yelkovanı veya akrebi; atın yüksekliği

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Hani? (bk.) Kanda, kanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gülen, şen. Ar. mesrûr. Handan handân = Gülerek, güle güle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خندان] güleç, gülen. handan etmek; güldürmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Gülen, gülücü. 2.Güler yüzlü, sevimli.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el çantası, kadın çantası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), spor hentbol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el ilânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el kitabı, rehber .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir el eninde ölçü (yaklaşık olarak 10 cm.).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) drezin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el arabası, çekçek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el sıkışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) kelepçe; (f.) kelepçe vurmak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Gülme. 2. İstihza, alay, eğlenme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خنده] gülüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Açılış, açılma. 2.Gülme, gülüş.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) eli olan, elli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gülün açması.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خندق] hendek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خنده روی] güleryüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) avuç dolusu; az miktar; (k.dili) başa çıkılması zor olan kimse veya iş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) elle yakalama veya kavma; (çoğ.) göğüs göğüse çatışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tabanca .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tutamaç, tutamak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) (ped, ping) mânia, engel; sakatlık; elverişsiz durum, handikap; spor engelli koşu; (f.) mânia koymak; engel olmak; yarışta mânia koymak .handicapped (s.) sakat, malul. mentally handicapped geri zekâlı. the handicapped sakatlar, yardıma muhta

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el sanatı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). 1. Kazanma imkânları birbirine yakın çeşitli vasıflarda atlarla yapılan koşu. 2. mec. Elverişsiz durum, engel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handicap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handicap. odds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) beceriklilik, maharet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), iş, elişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ). Nerdeyse.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mendil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) el sürmek, dokunmak; ele almak; kullanmak, elle kullanmak; elle idare etmek; idare etmek, muamele etmek; satmak; ele gelmek, ele uygun olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sap, kulp, kabza, tutamaç, tutamak; tokmak; alet, bahane, vasıta; (k,dili.) bir kimseye verilen acayip isim. fly off the handle (k.dili.) kızmak, köpürmek, tepesi atmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (bisiklette) gidon; ABD, (k.dili) palabıyık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) elle dokunma; işleme tarzı. handling charges elden geçirme masrafları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) elişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) eski hizmetçi kız ,evlatlık, besleme; cariye, odalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (k.dili) kullanılmış, elden düşme; (i.) kullanılmış elbise veya eşya .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bedava dağıtılan yiyecek, sadaka; bildiri .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) elle toplamak; dikkatle seçmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) merdiven parmaklığı, tırabzan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el testeresi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) (ed, ing veya led, ling) uğur getirmesi için verilen hediye; siftah; pey; ilk taksit; (f.) siftah ettirmek; pey vermek; yeni yapılan bir işin veya yeni alınan bir şeyin şerefine ziyafet vermek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) telefon makinası .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) el sıkma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) yakışıklı; çok, bol, mebzul, iyi; cömert. handsomely (z.) cömertçe; bol bol .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) manivela .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) perende atma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) elişi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) e! yazısı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hazır, yakın, el altında; eli işe yatkın, becerikli, usta, mahir; elverişli, kullanışlı. handily (z.) kolay bir şekilde, elverişli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) elinden her iş gelen işçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tahakküm eden, amirlik taslayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lump sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuse sugar. lump sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. solak; sağdan sola; acemice, acemi; salak; sinsi, entrikacı; ikiyuzlü; asil olmayan bir kadınla evlenmiş bir prensin evliliğine ait.lefthanded com- pliment acemice veya samimi olmayan iltifat. lefthandedness i. solak olma; gizli anlamı olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eli hafif; becerikli; yükü hafif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. el yazısı (stenografinin aksi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kabaca itmek; kaba kuvvetle itip kakmak; makina kullanmadan kaba kuvvetle kaldırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ticari eşya, satış eşyası, emtia, mal; f. alışveriş etmek, ticaret yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kötü kullanmak, kötü idare etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peppermint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Şeker kamışı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Yarım gülüş, gülümseme.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (z.) düşünmeden yapılmış, rasgele yapılmış; (z.) düşünmeden, rasgele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek elli; bir elden çıkmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eli açık, cömert.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with a middling amount of suger in it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with a middling amount of suger in it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yukarıdan aşağı inen (yumruk, raket darbesi); iğne ardı gibi dikilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tava sapı; A.B.D. ileri doğru uzanan dar kara parçası; f., (argo) dilenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yazı tura atma oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confectioner's sugar. icing sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) suçüstü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sağdaki; sağ tarafa ait, sağa dönen; güvenilen. righthand man en çok güvenilen kimse, sağ kol (özellikle iş sahasında) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sağ elini kullanan; sağ elle yapılan; soldan sağa dönen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bıyık altından gülme, istihzâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ریشخند] bıyık altından gülüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Mutlu, memnun.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kullanılmış, elden düşme; dolaylı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Arapça sükker’den. Şiirde vezin için çift k ile de okunur). Pancar veya şekerkamışından elde edilen tetlı madde. Tatlı ve lezzet sözüyle kullanılır: Ne şekerdir, şeker gibi. Şeker İlleti: Şeker hastalığı. ŞIr-G şeker: Sütle şeker, uygun, muvafık. Gül-be-şeker: Gül yaprakları reçelinden ibaret tatlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sugar. sweet. sucrose. candy. sugar candy. drop. taffy. sacchar-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candy. sugar. tuck. lump of sugar. sugar lump. sugar cube. diabetes. sweet. pretty. lovely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sugar. candy. diabetes. commodity exchange. mincemeat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکر] şeker.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir.

Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra :

- Normal kimselerde 80 mg. 140 mg.

- Orta derecede 130 mg. 190 mg.

- Ağır derecede 160 mg. 215 mg.

İki çeşit şeker hastalığı vardır.

- Şekersiz Diabet :

Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir.

- Şekerli Diabet :

Pankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir.

Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir.

İki çeşit şeker koması vardır.

- Diabetik Koma :

Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır.

- Şeker Eksikliği Koması :

Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir.

Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Karadut, su.

Hazırlanışı : Beş çorba kaşığı karadut ezilip, suyu çıkarılır. Yemeklerden 10 dakika önce, 1 su bardağı suya 10 damla konup içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diabetes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diabetes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Şekerle su gibi hiç uyuşamıyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., şeker; bârîden = yağdırmak). Şeker yağdıran, etrafa şeker saçarcasına tatlı ve lezzetli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ şeker; güftâr = söz). Sözü şeker gibi tatlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Otururken gelen tatlı uyku. (Türkçe’de: Şekerleme).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şeker gibi tatlı gülme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. şeker; leb = dudak). Dudağı şeker gibi tatlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i F.). 1. Çok şekerli ve tatlı olan bir kayısı çeşidi. 2. Bir çeşit nakış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). 1. Şeker renginde, bulanıkça, saf ve berrak olmayan, sarıya çalar beyaz. 2. mec. Bozuşuk: Komşumuzla münasebâtımız şeker-renktir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. şeker; rîhten: dökmek). Şeker döken, saçan, pek tatlı ve leziz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکراب] tatsızlık, kırgınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sekre lisanımızda kullanılmamıştır). Sarhoşluk, mestlik. Sekerâtü’l-mevt ‘= Can çekişirken gelen dalgınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Şeker yapan ve satan. 2. Şekerden, şekerleme, reçel ve şuruplar yapıp satan: Şekerci dükkânı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Şekerciboyasıgillerden, üzüme benzer meyvesinden kırmızı bir boya çıkarılan bitki (phytolacca).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İklçeneklllerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şekerci işi ve ticareti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکرخند] tatlı gülüş, sevgilinin tatlı gülüşü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Buğdaygillerden 10 metreye kadar uzayan, kamışı andırır bir bitki (saccharium officinarum).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شکرلب] tatlı dudaklı. 2.şirin sözlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şeker şerbeti içinde terbiye olunmuş meyve vesaire: Kestane, elma, kayısı şekerlemesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweeties. sweets. sugar candy. sugarplum. goodies. toffy. nap. snooze. catnap. forty winks. lay-down. lie-down. doze. boiled sweet. bonbon. butterscotch. candy. confection. confectionery. fondant. goody. kip. kiss. sweetie. sweetmeat. sweety. taffy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candy. catnap. confection. doss. doze. goody. kip. nap. snooze. sweet. toffee. zizz. sugaring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetmeat. glacéed fruit. dozing off. sugar candy. sugar plum. sugar coating. candied. iced. sugar icing. conserve. ice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şeker koymak, şeker şerbeti ile terbiye etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Şeker şerbeti içinde terbiye olunmak: Kestane pek iyi şekerlenir, bazı meyveler şekerlenmez. 2. Usû lüne göre yapılmamak veya fazla beklemek yüzünden reçel içinde şeker billûrları hâsıl olması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sugary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

containing sugar. well-sugared. afflicted with diabetes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şeker kabı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) içine zencefilli gazoz karıştırılmış hafif bira.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). stenografi, steno.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yardımcısı az.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok hareketli, canlı, hızlı kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek kişi ile işletilen; tek el ile çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sahne görevlisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Söz sahibi, güzel söz söyleyen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lactose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lactose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سخندان] söz bilen, sözden anlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kürek ve yelkenle yürüyen bir çeşit küçük gemi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tehlikeli, nazik; baştan savma, gelişigüzel, yüzeysel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki elli; iki el ile kullanılır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s. el altından, gizlice, sinsi şekilde, hile ile, alçakça; (beysbol, kriket) omuzdan aşağı bir hareketle atılan. underhanded s. el altından, hile ile, alçakça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bırakmak koyvermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güzel olmayan, çirkin, yakışıksız; cimri .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kullanışsız, elverişsiz; acemi, eli işe yakışmaz. unhandily z. elverişsiz bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dextrose. glucose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زهرخند] acı gülüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by