Sera-perde ne demek? | Sera-perde anlamı nedir? | Sera-perde

Sera-perde anlamı nedir?

Sera-perde ne demek?

Sera-perde anlamı nedir?

Sera-perde | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: sera perde

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Saray perdesi. 2. Pâdişahlara mahsus otağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ajer) (matematik). Onluklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

movie screen. the cinema.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. T. F.). Türk musikisinde orta sekizlideki «si» perdesi ki portenin üçüncü çizgisine yazılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Bahçe içinde bulunan köşk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kervansaray, büyük yolcu hanı veya otel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F). Türk musikisinde orta sekizlideki «do» perdesi ki, portenin üçüncü aralığına yazılır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kederini paylaşmak, dert ortağı olmak, rikkat göstermek. commisera'tion (i). teselli, rikkat, acıma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Desten okuyan, destancı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iron curtain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Para basılan yer. (bk.) Darb-hâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Droseragiller.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A genus of low perennial or biennial plants, the leaves of which are beset with gland-tipped bristles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Sundew. the type genus of Droseraceae including many low bog-inhabiting insectivorous plants.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. T. botanik), ikiçeneklilerden, yapraklarıyla böcek yakalayan bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i T. F.). Türk musikisinde bir perde adı. Portenin ikinci aralığına yazılan lâ notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a curtain of secrecy. concealment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk musikisinde bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.) (I İnce okunur). Bağları sarıp üzüm kütüklerini bozan böcek ve bunun yol açtığı bağ hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Gazel söyleyen yani yazan şair. «Gazel okuyan» mânâsındaki gazel-hân ile karıştırmamalıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غزل سرا] gazel şairi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.). Türk musikisinde bir perdenin adı. Portenin beşinci çizgisi üzerindeki boşluğa yazılan sol notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خواجه سرا] harem ağası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tenhaya çekilip oturmaya mahsus köşk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harem dairesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حرم سرای] harem dairesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حشرات] haşereler, börtü böcek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki) Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yabanturpu, bayırturpu, yabani lahana, acırga, karaturp, bot. Armoracia lapathifolia. horseradish tree banağacı, bot. Moringa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde bir perde adı. Portenin dördüncü aralığına yazılan «mi» notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کاروان سرای] kervansaray.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (c. kasîdeserâyân). Kasîde söyleyen, kasîde yazan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. kasîde-serâ). Kaside söyleyenler, kaside yazanlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قصيده سرا] kaside şairi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde bir perde, orta sekizlinin si bemolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ماتمسرا] yas tutulan ev.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مهمان سرا] misafirhane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sefil, pek fakir; dertli, bedbaht, perişan; mutsuz; acınacak halde; zavallı; k.dili hasta; sefalet getiren; süfli, aşağılık, pek kötü; utanmaz. miserably z. pek fena.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) Türk musikisinde tiz sekizlideki lâ perdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde orta sekizlideki re notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kapı ve pencereye asılan örtü: Pencere, kapı perdesi. 2. Bir yeri ayırmak ve görünmesine mâni olmak için asılan çarşaf. 3. Yüze asılan örtü, peçe. 4. iki yeri birbirinden ayıran şey, bölme, ara zarı: Burun perdesi. 5. mec. Irz, namus, iffet. Tahta perde = Tahtadan iğreti bölme. Göz perdesi = Gaflet. Perde yırtılmak = Hayâsız olmak Ust perdeden başlamak = Ağız bozmak, sert konuşmak

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Ses, nota: Mi perdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curtain. screen. cloak. episode. cataract. key. tone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. blind. cloak. cover. curtain. drapes. pall. pitch. screen. shade. tone. cataract. partition. act of a play. pitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. curtain. diaphragm. membrane. pitch. screen. tone. veil. web. drape. drapery. movie screen. act of a play. cataract in the eye. shield. mask. blinding. hanging. apron. sunblind. light baffle. sunshade. partition. sheeting. sheet. pi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

behind the scenes. backstage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curtain wall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaz ve ördek gibi parmaklarında perde bulunan kuşlar

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Tiyatroda sahne perdesini açıp kapayan kimse. (bk.) Perdedâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. perde, dâşten = tutmak). Eskiden bir büyük zâtın kapısında bekleyen ve girme izni olanlara perdeyi kaldıran kapıcı; perdeci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرده دار] kapı görevlisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

screening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

screening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to curtain. to conceal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curtained. fretted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable for making curtains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncurtained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde porte’nin ikinci çizgisine yazılan sol notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk Musikisi’nde orta sekizlide koma bemollü si perdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde ttz sekizlide bir perde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). t. Asker ve ordu kumandanı, Ar. kaaid. 2. Harbiye nâzırı, millî savunma bakanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Toprak, Fars. hâk. 2. Yer, arz, zemin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Söyliyen: Gazel-serâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservatory. forcing bed. forcing frame. forcing house. frame. garden frame. glasshouse. greenery. greenhouse. hothouse. orangery. plant-house. span. stove. winter garden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greenhouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greenhouse. hothouse. coolhouse. glasshouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثرا] toprak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرا] saray.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Saray. Büyük konak. Köşk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Saray perdesi. 2. Pâdişahlara mahsus otağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Arapça’da da kullanılır). Çölde uzaktan vâha gibi görünen ve ışık kırılmasından ileri gelen hâl, pusarık, ılgım salgım.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سراب] serap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Çöllük arazide, ışık kırılması sonucu görülen aldatıcı gerçek olmayan hayal, ılgım, salgım. - Türk dili açısından “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شرابخوار] şarap içen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Küçük saray, saraycık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Saraycık, küçük saray, konak.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

building or selling greenhouses. commercial growing of hothouse flowers. vegetables or fruits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. serâdıkat). 1. Büyük perde. 2. Otağ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin şereflisi, büyüğü. - Türk dil kuralına göre «d/t» olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شرافت] şereflilik. 2.soyluluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şerefli olma hali. Soydanlık, asalet. Hz.Muhammed (s.a.s)’in soyundan olma.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرآغاز] başlangıç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) saray; harem dairesi. the Seraglio Topkapı Sarayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kervansaray; saray.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerife). Şerifler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerîfe). Şerifler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şeriha). Et dilimleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerîha). Et dilimleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. serîre). (bk.) Serîre.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرائر] sırlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerîta) (dilimizde olmadığı için «şart» ın cem’i olarak kullanılır). Şartlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şerîta) (dilimizde olmadığı için «şart» ın cem’i olarak kullanılır). Şartlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شرائط] koşullar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شراکت] ortaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Baş yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرآمد] ileri gelen, önde gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سر آمدان] ileri gelenler, önde gelenler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.) 1. Çömlek, çömlekçilik. 2. Çömlek çeşidinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceramic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceramic. made of ceramic. ceramic objects. tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceramicist. ceramist. seller of ceramic object.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Işıklı, parlak.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Serâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fata morgana. mirage. will-o'-the-wisp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mirage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mirage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

totally. completely. from head to foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سراپا] baştan ayağa, bir baştan bir başa, tüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Baştan ayağa, bütün, hep.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ ساراپرده] saray perdesi. 2.otağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. phim) en yüksek melekler sınıfından biri. seraphic(al) (s.) meleğe ait, melek gibi, çok güzel. seraph'ically (z.) melek gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. şerârât). Kıvılcım. Şerâre-pâş = Kıvılcım saçan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. şerârât). Kıvılcım. Şerâre-pâş = Kıvılcım saçan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شراره] kıvılcım.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kıvılcım.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şer işleme, fenalık, kötülük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şer işleme, fenalık, kötülük.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شرارت] kötülük, şerlilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Baştanbaşa, bütün, tekmil, birdüziye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سراسر] bir baştan bir başa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Baştan başa, büsbütün. 2.Altın veya gümüş telle dokunmuş kıymetli bir çeşit kumaş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Titizlik, geçinememe, geçimsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Titizlik, geçinememe, geçimsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hayran, şaşkın.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سراسيمه] afallamış, sersemleşmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ سرعسکر] başkomutan. 2.savunma bakanı, harbiye nazırı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir gün ikinci Mahmut Mısır Çarşışı’nda halk arasında gezinirken uğradığı bir dükkanda kendisine kahve getiren sevimli bir kahveci çırağını çok sevdi. Hemen o gün saraya alınan çocuk sonradan tarihimizin meşhur Serasker Rıza Paşa’sı olmuştur.

Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ سرعسکری] başkomutanlık. 2.savunma bakanlığı, harbiye nazırlığı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serasker makamı, unvan ve sıfatı: Filân paşa iki kere seraskerlik etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Don, şalvar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Saray.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرای] saray.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Ay gibi güzellerin başı. 2.Büyük konak. Saray.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Düşman üzerine gönderilen küçük süvari müfrezeleri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şeriat). Şeriatlar. (bk.) Şeriat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şeriat). Şeriatlar. (bk.) Şeriat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شرایع] şeriat hükümleri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. şiryân). Şiryanlar. (bk.) Şiryân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. şiryân). Şiryânlar. (bk.) Şiryân.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Serbest, özgür. Rahat, dertsiz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

voice range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curtain of mist. shroud of mist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ahenkli söz söyleyen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk Musikisi’nde tiz sekizlideki si bemol perdesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. serae) mozaikçilikte kullanılan dört köşe küçük mermer veya cam; eski Romalıların kullandıkları oyun zarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (mat.) dört boyutlu küp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. esîr). Esirler, (bk.) Esir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسرا] tutsaklar, esirler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki), T Ürk musikisinde pest sekizlideki re notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Türk musikisinde orta sekizlide bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zengûle perdesi.

Türkçe Sözlük by