Serasker Rıza Paşa Kimdir? ne demek? | Serasker Rıza Paşa Kimdir? anlamı nedir? | Serasker Rıza Paşa Kimdir?

Serasker Rıza Paşa Kimdir? anlamı nedir?

Serasker Rıza Paşa Kimdir? ne demek?

Serasker Rıza Paşa Kimdir? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: serasker riza pasa kimdir

Genel Bilgi

Bir gün ikinci Mahmut Mısır Çarşışı’nda halk arasında gezinirken uğradığı bir dükkanda kendisine kahve getiren sevimli bir kahveci çırağını çok sevdi. Hemen o gün saraya alınan çocuk sonradan tarihimizin meşhur Serasker Rıza Paşa’sı olmuştur.

Genel Bilgi by

Genel Bilgi

ABD Temsilciler Meclisi’nin salonunun duvarlarında dünyaya ün salmış kanun koyucularından 23 tanesinin mermerden yapılmış kabartma portresi asılıdır. Bunlardan biri de ünlü heykeltraş Joseph Kiselewski tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman portresidir.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). maden veya fosillerde bulunan ağaç gibi şekil; (anat). dallanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Avârız). Arız olan hâlet, sonradan meydana gelen eksiklik: Bir arızaya uğradı. Avârız-ı mütenevviaya (çeşitli Arızalara) dûçâr oldu. Yeryüzünün düzlüğünü bozan her çeşit iniş, çıkış, tepe, çukur v.s., engebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Asttan üste takdim olunan mektup. Bir maslahat arzı için yazılan tahrirat ve nâme: Takdim-i arîzada kusurum çoktur. Arîza-i kemterânem = Eskiden çok kullanılan klişe tâbirlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. defect. fault. hitch. obstruction. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakdown. bug. fault. malfunction. failure. defect. hitch. roughness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malfunction. defect. fault. failure. breakdown. trouble. obstruction. unevenness. roughness of a country. accidental. tie-up. profile. accident. hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break down. to go out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break down. to go out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arızası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken. faulty. defective. out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faulty. broken-down. out of order. defective. uneven. rough. rugged. broken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of order. defective. rugged. rough. uneven. broken. damaged. accidented. undulating. hilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Arızası olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in working order. smooth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). izin, ruhsat, cevaz; tensip, uygun görme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu gün Ay yüzeyine dikilmiş tek bayrak ABD’ye ait. Aya ilk ayak basmanın yanında 1969-1972 yılları arasında 12 ABD’li astronot ay yüzeyinde dolaştılar, toplam 170 saat Ay’da kaldılar. Bu arada sağa sola kilometrelerce yürüyüş yaptılar. Dünyaya dönüşlerinde 400 kilogram kaya ve toprak örneği, 30 bin fotoğraf getirdiler.

Bütün bunlar az şey değil. Onca çalışma, emek, bilgi, para ve risk. Ay için sarf edilen ve katlanılan bunca şeye karşılık Ay’ın ABD’ye ait olması pek mantıksız gelmiyor. Niçin Ay’ı da bir eyaletleri ilan edip bayraklarına bir yıldız daha ilave etmediler? Aslında insanların çoğu tarafından, Neil Armstrong’un aya ilk ayak basığından ve oraya ABD bayrağını dikmesinden beri Ay’ın ABD malı ve toprağı olduğu sanılıyor. Ancak bu bayrak sembolik açıdan bir önem taşıyor ve şimdilik Ay kimseye ait değil.

Sovyet Rusya ile ABD’nin uzaya gitme yarışına başlamaları ile birlikle uzayı sahiplenme konusu da gündeme geldi. Sonunda 1968 yılında, yani Ay’a seyahatten bir yıl önce yapılan uluslararası bir anlaşma ile çözüme ulaşıldı. Ay’ın ve diğer gökcisimlerinin ve uzayın araşlırılması ve kullanılması konusunda belirli kurallar getirildi.

Bu anlaşmaya göre, uzay hiç bir şekilde ve hiç bir ulus tarafından sahiplenilemez. Tüm dünyanın malı olarak kabul edilen Antarktika gibi uzay ve Ay kimseye ait değil veya herkese ait. İsteyen gidebilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Eskiden borçları olanlar Baba Cafer Zindanı’na atılırlardı. Hapsedilen borçlular zindanın tek penceresinden yardım isterler, borçlarını ödemeleri için halka yalvarırlardı. Baba Cafer’den bir borçlu kurtarmak büyük sevap sayılırdı.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tavsif, tanımlama, tarif, nitelendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Yunan filozofudur (M.Ö. 460-370). Doğa filozoflarının sonuncusu olan Demokritos, Abdera’da doğdu. Mısır’da beş yıl kalan ve Asya’yı baştan başa dolaşan Demokritos, çeşitli bilginlerle, özellikle matematikçilerle dostluk kurduktan sonra Atina’ya dönerek kendisini bütünüyle felsefeye adamıştır

M.Ö. 420’ye doğru Abdera’da kendi felsefe okulunu kurmuştur. Mekanist ve atomcu bir maddeciliğe dayanan felsefesine göre doğa, bölünmez parçacıklar olan atomlardan oluşmuştur ve her şey sürekli hareket eden bu atomların çeşitli biçimlerde bir araya gelmelerinden oluşur; yani “hiçbir şey hiçten doğmaz”.

Demokritos için, atom teorisinin öncüsüdür denebilir. Demokritos’a göre atomların devinimlerinin ardında hiçbir bilinçli “amaç” yoktur. Doğa, tamamen mekanik bir şeydir. Bu her şeyin “rastlantısal” bir biçimde oluştuğu anlamına gelmez, çünkü her şey doğanın değişmez yasalarını izler.

Demokritos, olup biten her şeyin ardında bir doğallık, bir neden olduğunu ileri sürüyordu. Bir keresinde de, Pers ülkesine kral olmaktansa böyle bir doğal neden keşfetmiş olmayı yeğlediğini söylemişti.

Demokritos’a göre atom teorisi algılarımızı da açıklayabiliyordu. Ona göre algılayışımızın nedeni, atomların boşlukta hareket edişleriydi. Ay’ı görmemizin nedeni “Ay’ın atomlarının” gözümüze girmesiydi.

Demokritos, insanlık tarihinin başlangıcını merak etmiş ve insanların önceleri hayvanlarınkine benzer bir yaşam sürdüklerini ileri sürmüştür. Ona göre akıllı bir yaratık olan insanı, buluşlara yönelten zorunluluklardır ve insanlar “ilerleme” sonucu “kültür”e sahip olmuştur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. feraîz). 1. Şer’an yapılması mecburî olan dînî işler: Namaz fârîzadır. 2. Vârislerden beherine şer’ an düşen hisse. 3. (c.) Ilm-i ferâiz. (bk.) Ferâiz. 4. mec. Yerine getirilmesi şart olan vazife: Bu, benim için farizadır. Fariza-i zimmetimdir = Boynumun borcudur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فریضه] farz. 2.borç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kaçan, kaçıcı: Girizân olmak = Kaçmak. 2. Kaçarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) GirîzSn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گریزان] kaçan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kara Mehmet halk arasında gücüyle ün yapmış bir pehlivandır. Ne kadar güçlü olduğunu ölmek üzereyken başından geçen bir olayla son kez kanıtlamıştır. Kara Mehmet bir semt kahvehanesinde kalp krizi geçirerek ölmüştür. Kriz anında dayandığı dokuz çubuklu demir parmaklığı kağıt gibi birbirinin içine geçirmişti. Çubuklar öylesine iç içe geçmişti ki daha sonra onları demir küskü ile açmak isteyenler başarılı olamadılar.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

official passport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Bir böceğin kelebek olmadan önce koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysalis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. botanik). Kasımpatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysanthemum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysanthemum. chrysanthemum kasımpatı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysanthemum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autorisation

yetkilendirim

Yetkilendirme işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: baş ağa). Osmanlı imparatorluğu devrinde vezirlere ve yüksek rütbeli askerî ve mülkî erkâna verilen unvandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasha. pacha.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasha. general. admiral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasha. general. admiral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Osmanlı devletinde yüksek rütbeli askerlere verilen unvan. General. 2.Uslu, ağırbaşlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

husband's tea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Büyük hanların, yapıların altında, yayaların bir sokaktan öbürüne geçebileceği ve çok defa içinde dükkânlar bulunan geçit. 2. Bir yazıdan alınan parça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passage. passageway. arcade. alley. gangway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arcade. passage. arcade with shops. passage. precinct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passage. covered shopping arcade. passageway lined with shops. gangway. passageway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kirli ve biçimsiz esvap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. filth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. filth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kirli ve biçimsiz kıyafetli, çapaçul, salkımsaçak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenly. sloppy. untidy. dowdy. dowdyish. draggled. frowzy. gay. messy. ratty. slatternly. slipshod. sluttish. out of trim. sloven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scrubby. sloppy. sloven. slovenly. slut. dirty. filthy. dowdy. tatty. shabby. scruffy. scruff. slob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty and slovenly looking. frowzy. scruffy. sloppy. slovenly. slummy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slatternliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frowziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slatternliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frowziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vaktiyle paşa hizmetinde bulunanlar için söylenirdi: Paşalı kıyafeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Paşa unvanı. 2. Bir paşanın idaresinde bulunan yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order passed through the ranks by word of month.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order passed through the ranks by word of month.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. passaporte). Girişçıkış tezkeresi, yabancı ülkelere gidenlere verilen yol tezkeresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passport. pass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yurt dışında tarlası, bahçesi olan kimselere, serbestçe gidip gelmeleri için verilen vesika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laissez-passer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laissez-passer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pastorize etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Pastörize etme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Peri çocuğu. 2.Güzel, çok güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). (bk.) Polarma.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. polarisation

fiz. 1. kutuplanma, 2. polarma

1. Kutuplanmak işi. 2. Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Püskürtme cihazı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pulvérisateur

püskürteç

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomizer. sprayer. spray gun. duster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hoşnutluk, memnunluk: Allah rızâsı için! 2. Razı olma: Bu işe rızânız var mı? 3. İstek, irâde: Kendi rızâsıyle gitti. 4. Kadere baş eğme, tevekkül: İnsan için dünyada rızâ ve tevekkülden başka çare yoktur. Rızâen li’llaıh = Allah rızâsı İçin. Rızâ vermek = RAzı olmak, muvafakat etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Süt emme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compliance. consent. implied consent. approval. assent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assent. consent. approval. choice. volition. acceptance. acquiescence. allowance. consent accession. countenance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رضا] razılık, memnunluk. 2.istek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Razılık, razı olma, hoşnutluk, memnuniyet, muvafakat, kabul. Bir şeyin olmasına muvafakat etme. Kadere mukadderata boyun eğme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Dökülen, akan, Ar. cârî: Rİzân olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safe and sound. in perfect health. as sound as bell. sound. copper-bottomed. iron. knockabout. as large as life. rude. fit as a fiddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well and sound. very strong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast iron constitution. as hard as nails. in the best / pink of health. sound health. sound as a bell / dollar. sound in wind and limb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). t. Asker ve ordu kumandanı, Ar. kaaid. 2. Harbiye nâzırı, millî savunma bakanı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ سرعسکر] başkomutan. 2.savunma bakanı, harbiye nazırı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir gün ikinci Mahmut Mısır Çarşışı’nda halk arasında gezinirken uğradığı bir dükkanda kendisine kahve getiren sevimli bir kahveci çırağını çok sevdi. Hemen o gün saraya alınan çocuk sonradan tarihimizin meşhur Serasker Rıza Paşa’sı olmuştur.

Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [ سرعسکری] başkomutanlık. 2.savunma bakanlığı, harbiye nazırlığı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serasker makamı, unvan ve sıfatı: Filân paşa iki kere seraskerlik etti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hükümetçe fiyat tespiti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

17’nci Yüzyılda yaşadığı öne sürülen ve zalimliğiyle ünlü Bosnalı İbrahim Voyvoda aslında 18 yaşında Rabia adlı bir kızdı. Kimsenin baş edemediği Rabia’nın ölümü biraz acı oldu. Bir çengele asıldı ve halkın gözü önünde ölüme terk edildi...

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. Fr ). Vülgarize etme.

Türkçe Sözlük by