şeref-nüma ne demek? | şeref-nüma anlamı nedir? | şeref-nüma

şeref-nüma anlamı nedir?

şeref-nüma ne demek?

şeref-nüma anlamı nedir?

şeref-nüma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: seref numa

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Dünyayı gösteren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş gösteren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. bâd = yel, nümâ = gösterici). Rüzgârın cihetini gösterici Alet ki evlerin vesair yüksek yerlerin üstüne konur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. cihân = dünya, nümûden = göstermek). 1. Dünyayı gösteren, harita veya coğrafya. 2. Çatının üzerinde her tarafa nezareti olan açık taraça.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gazebo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. cilve = F. nümûden = göstermek). Cilve gösteren. Cllve-nümâ = Zuhûr ve tecelli etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinin şed makamlarından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ağlar yüzlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ev bark, aile ocağı. (bk.) HAnmân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Hoonoomaun. in Hinduism, the monkey god and helper of Rama; god of devotion and courage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monkey god.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The monkey king, faithful ally of Rama in the Ramayana Hanuman in the whale , Votive image , Alagarkoil mandapa , birthplace , fighting , stele. the monkey God, protagonist in Ramayana.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The 'Monkey-God' who serves Rama in the Ramayana.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A great servant devotee of Lord Rama who crossed the sea by jumping over it with the power of constant remembrance of the name of Rama.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Monkey warrior who became Rama's devoted friend and servant , also called 'Sun of the Wind-God Vayu'. the son of air and faithful servant of Lord Rama, in the form of a mighty monkey According to mythology, he was a half-brother to Bhima. in Hinduism, the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sonbahar görünüşlü. mec. Hüzün verici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. ibret, Fars. nümûden = göstermek). İbret gösteren, ibreti mucip: Bir ibret-nümâ ceza ile cezasını vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. İş, menfaat gösteren. 2. Usta çıkacak çırakların, ustalıklarını göstermek üzere yaptıkları örneklik iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. kıble, Fars. nümûden = göstermek). Kıbleyi gösteren pusule.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (sıfat terkiplerinde geçer). Gösteren, bildiren. Cihân-nümâ = (bk.) Cihannümâ Reh-nümâ = Yol gösteren, pusla. Rû-nümâ = Yüz gösteren, açıkta olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Görünen, görünen, görünücü. 2. Örnek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Nûmân-ı berrî = Gelincik çiçeği. Nûman çiçeği = Osm. Şakaik-ı nûmâniyye.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Kan. 2.Gelincik. Hanefi Mezhebi’nin imamı, Nu’man b. Sabit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şakaik-ı nûmâniyye = NÜmân çiçeği, (bk.) Şakayık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İtalyanca: numero). Adet, sayı, marka yerine bir şey için yazılan rakam: Numara koymak, numarasına bakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

number. no. size. trick. affectation. act. pretence. pretense. stunt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. disguise. gimmick. mark. number. pretence. ruse. stunt. trick. number rakam. grade. size. performance. size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

number. house number. circus. put on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahte davranışlarda bulunan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impostor. faker. tall talker. charlatan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faker. phony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numbering. numeration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

number. to number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to number. to assign a number to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be numbered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numbered. size. sized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numbered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numbered. marked with a number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnumbered. numberless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Görünür, aşikâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Gösteriş, görünüş, miting. 2. Yalandan gösteriş, gözboyama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demonstration. display. pageant. parade. show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gösteriş seven

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Gösterişle veya gösteriş için yapılan, gösterişli, gösterişle: Nümayişkârâne bir hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gösterişli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yol gösteren, kılavuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A ). Yol gösteren, kılavuz, delil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F. «revnak, parlaklık gösteren») (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (rû yüz, nümûden = göstermek). Yüz gösteren, ortaya çıkan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شقاءق النعمان] gelincik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Lüzumsuz yere harcama, (İsraf daha çok kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yüksek mânevi derece. 2. İftihar, övünme: Bu, benim için bir şereftir. 3. Bir şahıs veya şeyin benzerlerinden seçilmesi, seçkinlik, imtiyaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yüksek mânevi derece. 2. İftihar, övünme: Bu, benim için bir şereftir. 3. Bir şahıs veya şeyin benzerlerinden seçilmesi, seçkinlik, imtiyaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honor. laurels. honour. dignity. glory. reputation. repute. flower. kudos. pride.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distinction. face. glory. honour. kudos. privilege.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crown. glory. good repute. honour. kudas. lustre luster. reputation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شرف] şeref. 2.üstünlük. 3.kıvanç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Yücelik, ululuk, izzet, seçkinlik. İyi ahlak ve faziletler sonucu meydana gelen manevi yücelik. 2.İyi ün. İftihar edilecek şey.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Şeref-bahşâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Şeref-bahşâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref, Fars. bahşiden = bağışlamak). Şeref veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref, Fars. bahşîden = bağışlamak). Şeref veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. efzâyîden = artırmak). Şeref arttıran, şeref veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. efzâyîden = artırmak). Şeref arttıran, şeref veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). «Şeref-nümâ» makamının eski adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). »Şeref-nümâ» makamının eski adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. resânîden = yetiştirmek). Şeref yetiştiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. resânîden = yetiştirmek). Şeref yetiştiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. rîhten = dökmek). Şeref döken, şeref veren, şeref sunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref, Fars. rîhten = dökmek). Şeref döken, şeref veren, şeref sunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sâdır = sudûr eden, çıkan). Şerefle sudûr eden, çıkan («şeref-sânih» gibi padişah emirleri hakkında kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref; sâdır = sudûr eden, çıkan). Şerefle sudûr eden, çıkan («şeref-sânih» gibi padişah emirleri hakkında kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sudûr = sâdır olma). Şerefle sâdır olan, çıkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sudûr = sâdır olma). Şerefle sâdır olan, çıkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sunûh = akla gelmek). Şerefle akla gelen (padişah emirleri).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. şeref; sunûh = akla gelmek). Şerefle akla gelen (padişah emirleri).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref; Fars. yâften = bulmak). Şeref ve itibar bulan ve kazanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. şeref; Fars. yâften = bulmak). Şeref ve itibar bulan ve kazanan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شرفبخش] şeref veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. şerefât). Minarenin ezan okunan yeri: Uç şerefeli minare.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. şerefât). Minarenin ezan okunan yeri: Uç şerefeli minare.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Büyük, yüce hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir yerin imarından dolayı bir mülke kazandırılan şeref ve itibara karşılık, sahibinden alınan para: Açılan cadde üzerinde bulunan yapılardan şerefiyye alınacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir yerin imarından dolayı bir mülke kazandırılan şeref ve itibara karşılık, sahibinden alınan para: Açılan cadde üzerinde bulunan yapılardan şerefiyye alınacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şeref ve itibar kazandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şeref ve itibar kazandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şeref ve itibar kazanmak, kıymet ve itibarı artmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şeref ve itibar kazanmak, kıymet ve itibarı artmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creditable. glorious. proud. honourable. honorable. esteemed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glorious. good. hono u rable. illustrious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Çok nazlı.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سرافراز] başı yüce. 2.başta gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

padişahın emriyle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şerefi olmıyan, namussuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şerefi olmıyan, namussuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishonorable. dishonourable. dishonored. inglorious. undignified. dishonest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignoble. scurvy. shoddy. dishonourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

/ adj. cad. ignoble. inglorious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dishonorableness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corruption blood. dishonesty. dishonour. ignominy. improbitu. mala fides.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

padişahın emriyle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle çıkmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Naz gösteren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki). Türk Musikisi’nde artık kulanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. sûret = şekil, F. nümûden = göstermek). Şekil ve sûretini gösteren, vücut bulan, vücude gelen.

Türkçe Sözlük by