Seri ne demek? | Seri anlamı nedir? | Seri

Seri anlamı nedir?

Seri ne demek?

Seri anlamı nedir?

Seri | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Belli bir düzene göre birbiri arkasından gelen şeyler dizisi: Kitap serisi, pul serisi, kazalar serisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sür’at» ten smüş) (mü. serta). Çabuk, süratli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serial. chain. quick. rapid. speedy. crash. fast. fleet. high-speed. seriate. sharp. summary. serial. series. battery. cycle. sequence. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

battery. course. fast. mass. prompt. ready. round. sequence. series. speedy. serial. quick. swift. rapid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

series. quick. swift. rapid. speedy. fast. gamut. hasty. run. sequence. string. tissue. track.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سریع] hızlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Çabuk, hızlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. şer’iyye). Şer’e, İslâm şerîatine ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شرعی] şeriat ile ilgili, şeriata uyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kaza ait, kaz gibi; aptal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Mevlevî Ayîni’ne verilen ad. (bk.) Ayîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. beşeriyye). İnsana mensup ve müteallik. Ahvâl-ı beşeriyye = İnsanlık halleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

human.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

human.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بشری] insanlıkla ilgili, insanî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(BEŞERİYET) (i. A.). İnsanlık, insanın tabiî hâli: Beşeriyyet icabı. «Beşeriyyet» ile «insaniyyet» arasında çok fark vardır. Beşeriyyet, insanın her türlü tabiî hallerine, insaniyyet ise yalnız faziletlerine ve mânevî büyüklüklerine aittir. Meselâ unutkanlık, korku, iştaha, şehvet gibi haller beşeriyyet; kerem, cömertlik, vefa, kanaat gibi haller ise insaniyyet vasıflarındandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mankind. humanity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanity. humankind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بشریات] antropoloji.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بشریت] insanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange commisionary / warden. exchange commissionary. exchange warden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sohbet, konuşma, söyleşi, hasbıhal; sohbet tarzında yazılmış kısa makale veya deneme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typewriter ribbon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typewriter ribbon. copying ribbon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Deri üzerinde ufak bir şişlik veya bir türlü iyileşmeyen bir yara şeklinde başlayabilen bir çeşit kanserdir. Şişlik, başlangıçta ufak bir yumru şeklindedir. Bir süre sonra aynı yer açılır ve yara haline dönüşür, sonra kabuk bağlar. Bu gibi durumlarda telaşlanmamak; ancak acele etmek gerekir. Erken tedavi edildiği takdirde iyileşir. Aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Menekşe yaprağı.

Hazırlanışı : 10 tane menekşe yaprağı, havanda iyice dövülür, lapa haline getirilir. Kanserli yere sürülür. Aynı işlem hergün tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Dilde görülen; etrafı kırmızı, içi su dolu küçük kabarcıklar, dil ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir. Diğer dil yaraları, hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilir. Bunların tedavisi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Meyankökü, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 200 gram meyan kökü konur. 20 dakika kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere, gargara yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.) (ekseriya’dan kısalmış yahut sonundaki «i» Türkçe iyelik ekidir). En ziyade, çok zaman, ekseriya, umumiyetle: İnsanlar ekseri kendi nefisleriyle mukayese ederek karar verirler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mostly. usually. most of the time. quite often.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اکثری] çoğu. 2.çoğu kez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Pek çok zaman, en ziyade, ekseriyet üzere, alel-ekser: Şairler ekseriyâ ilhamlarına tâbi olurlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(EKSERİYYET) (i. A.).

1.En büyük kısım, çokluk.

2.Bir topluluk ve heyetin yarısından fazlası: Bu taburda ekseriyet Ankaralılar’dadır.

3.Bir mecliste üyelerin verdikleri reylerin büyük kısmı ve bunların üstünlüğü: Mahkemede ekseriyet benim lehimde idi. Bu görüş mecliste ekseriyeti kazandı. Ekseriyyet-i Arâ = Bir mecliste verilen reylerin çoğu ve bunların üstünlüğü: Bu mecliste ekseriyet-i Arâ ile karar verilir. Ekseriyyet-i mahzâ, mutlaka = Mutlak bir ekseriyet. Ekseriyyet-i sülüsân = Ekseriyet kazanacak tarafın en az mevcudun üçte ikisi miktarında bulunması şartıyle olan ekseriyet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

majority. generality. plurality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

largely. generally. mostly. usually çoğunlukla.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generally. usually. mostly. with a majority of votes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اکثریا] çoğu zaman, sık sık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اکثریت] çoğunluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Reylerin, oyların çokluğu, en az yarıdan bir fazlası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اکثریت آراء] oy çokluğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Yarımın bir fazlasıyle elde edilen ekseriyet, mutlak ekseriyet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اکثریت مطلقه] çoğunluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Serim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ESER-İ CEDID) (i), iyi vasıflı yazı kâğıdı mânâsında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. giyerine). Tatlımsı yumuşatıcı bir sıvı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glycerin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glycerine. glycerol. glycerin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glycerine. glycerol. glyceryl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İnsanlık İcâbı olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haşarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir şehir ahalisinden olan, memleketli: Bir hemşeri gelmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hemşehrî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir memleket ahalisinden olanlar arasındaki münasebet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A). Peygamber’irı hırkası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government commissioner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overwhelming majority. crushing majority. whooping majority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leukemia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Otomobillerde, motor, makine, tekerlek ve şasi gibi kısımların dışında kalan doğrama, döşeme gibi şeylerin tamamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kayseri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kayseriyye). Kaysere ait (Kayseri şehrinin adı buradan gelir ve aslı Kaysariyye’dir). (tıp) Ameliyyât-ı kayseriyye = Sezaryen. Çocuğun sezaryenle alınması ki, meşhur Sezar bu şekilde dünyaya gelmiştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Toprağı rüzgar erozyonundan korumak için dikilen ağaçlar ve çalılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Mevlevîler’in kudûm’a verdikleri ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mahşeri andıran, mahşerle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mâşere, topluluğa alt olan, ortaklaşa: Mâşerî vicdan, mâşerî devlet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشری] kollektif, ortaklaşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشری] kollektif.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.).

1.Parlaklık verilmiş iplik.

2.Bu iplikle yapılmış.


Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tedavi edilmeyen mide ülseri, müzmin gastrit ve çok içki içmenin neden olduğu bir çeşit kanserdir. Hastanın göğüs boşluğunda, yanma ve ağrı, sık sık susama, bulantı, kusma, kansızlık, ruhi çöküntü, az idrar ve sert büyük abdest görülür. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, iyileşme ihtimali o kadar fazla olur. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Karanfil, su.

Hazırlanışı : Bir bardak sıcak suya, taze koparılmış ve ufalanmış 1 tane karanfil çiçeği konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülüp, aç karnına içilir. Bu işlem her yemekten önce tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir.

- Tedavi süresince istirahat edin.

- Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin.

- Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın.

- Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın.

- Diş sağlığına önem verin.

- Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin Ayrıca aşağıdaki reçetelerden herhangi birini kullanmak da faydalıdır.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana

Hazırlanışı : İki avuç dolusu lahana yaprağı, önce soğuk su ile yıkanır. Sonra ezilerek suyu çıkarılıp, 1 kahve fincanı içilir. Aynı işlem 6 saat ara ile 3 hafta boyunca yapılır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ortaçağda yaralı şovalyeyi azaptan kurtarmak için son darbenin vurulduğu hançer; manastırda oruç gibi bir vecibeden affedilme; manastırda böyle affedilenlere mahsus oda; kilisede ayakta ilâhi soyleyenlerin dayandığı küçük çıkıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Lat. merhamet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şerh» ten if.). (mü. münşerihe). Açık, ferahlı, eğlenen, sıkılmayan: Hatırı, kalbi münşerih olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisi makam ve dizilerinde tam sekizli ve beşlilerin toplam sayısı.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Limon suyu, bal.

Hazırlanışı : Bir çay bardağı sıcak suya 3 çorba kaşığı limon suyu ve 1 tatlı kaşığı süzme bal konur. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Aynı işlem günde 3 kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., zool. tüneyen ötücü kuş; serçegillerden herhangi bir kuş; s. tüneyen ötücü kuşlar takımına ait; serçe gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Prostat bezinin genişleyip, büyümesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastanın karın bölgesinin alt kısımlarında ve bacak aralarında ağrı vardır. Bazen sırtta ve kollarda da ağrı hissedilir. Doktor tedavisi gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Atkestanesi, su.

Hazırlanışı : Bir tencere suda 2 avuç atkestanesi haşlanır. Günde 5 tane yenir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Çoğunlukla rahim boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran kadınlarda daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus kanseri denir. Vajinadan kan veya fena kokulu akıntı gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Menekşe çiçeği, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya, 1 tutam kuru menekşe çiçeği konur. Kaynatıldıktan sonra 20 dakika bekletilip, süzülür. Bu suyla rahim yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. döner şişi; pişmiş yemek dükkânı; müşterilerin seçtikleri yemeği pişirip veren lokanta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shoreline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artistic production.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work of art. artistic work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

matb. düz harfler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tek tel ya da optik arayüz üzerinden veri iletme yöntemi. Kontrol verileri, veri bloklarının arasına yerleştirilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) seri halinde olan; tefrika halinde yayımlanan, devamı olan; (i.) tefrika. serial number seri numarası. serially (z.) tefrika halinde. serialize (f.) tefrika halinde yayımlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çabuk, sür’atle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (i. şerâyî) (Ar. tâbirlerde «şerîa» şeklinde geçer).

1.Doğru yol.

2.Bir kavim ve ümmetin idaresi için ilâhî kanun: Hazret-i MÜsâ’nın şerîati. 3.Bilhassa islâm hukuku ki «şer’, şer’-i şerif» denir. (bk.) Şer’.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شریعت] din hükümleri. 2.doğru yol.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şerîat taraftarı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) birer birer, sıra ile, seri halinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ipek gibi, atlas gibi; (bot.) üIgerli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ipekböcekçiliği, ipekçilik. sericul'turist (i.) ipekböceği yetiştiricisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Brezilya ve Paraguay'a özgü kariyama denilen kuş, (zool.) Cariama cristata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), tek ve (çoğ.) sıra, silsile, seri, dizi. in series sıra halinde, arka arkaya. series winding (elek.) seri sargısı, dizi sargısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Seri 60, Nokia tarafından geliştirilmiş Smartphone yazılımı platformudur. Symbian kullanan telefonlara uyumlu bir platformdur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şeref» ten smüş). (mü. şerîfe) (c. eşraf, şürefâ).

1.Şeref sahibi: Câmî-i şerîf, tefsîr-i şerîf.

2.Soyunda şeref bulunan, asil, ileri gelen (Bu mânâ ile başlıca cem’i «eşrâf» kullanılır).

3.Hz. Hasan yoluyla Peygamber’den inenler veya bu iddiada bulunan (bu mânâ ile cem’i «şürefâ» gelir), (bk.) Seyyid.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sheriff. sherif. shereef.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sheriff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شریف] şerefli. 2.Hz. Hüseyin soyundan gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Şerefli, kutsal. Soylu temiz.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (matb.) harfin altında veya üstünde bulunan ince çizgilerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Şerif).

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

Fr. sérigraphie

ipek baskı

Bir lastik silindir ile uygun bir malzemenin şablon maskeye bastırılarak görüntünün bir yüzey üzerine geçirilmesi işlemi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silk screen printing. screen printing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serigraphy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dokuma veya kâğıt ve derinin kuvvet ve esnekliğini öIçen aygıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Et dilimi. 2.(cerrahî) Büsbütün kopmaksızın bedenden ayrılmış et parçası.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞERİK) (i. A. «şirket» ten smüş.) (mü. şerîke) (c. şürekâ).

1.Ortak, müşterek, bir şirketteki üyelerin hepsi. 2.Arkadaş: O, benim mektep şerikimdir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

associate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ شریک] ortak. 2.okul arkadaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ortaklık.

2.Arkadaşlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Serilmiş, yayılmış, döşenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yayılmak, döşenmek, Osm. inbisât etmek: Nişasta kurumak için güneşe serilir.

2.Yatmak, hastalanıp yatağa düşmek: Nezleden bütün ev halkı serildi. 3.Düşmek, dökülmek: Rüzgârdan bütün meyveler serildi; kuraklıktan ağaçların yaprakları serildi. Açılmak, döşenmek: Yataklar serildi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be spread out. to be hung up. to be flattened by a blow. to sprawl oneself out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). 1.Serme işi. 2.Sabırlı. 3.Genellikle öykülerde başlangıç bölümüne verilen ad. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sabırlı kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. chilly. fresh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chilly. cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A European finch closely related to the canary. any of various brown and yellow finches of pats of Europe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chilly. cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any of various brown and yellow finches of pats of Europe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kanarya, (zool.) Serinus canarius.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Brezilya'da yetişen kauçuk ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. dispassionate. cool-headed. imperturbable. coolheaded. self-possessed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool-headed. imperturbable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool-headedness. imperturbability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Serinlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

become cool. become cooler. cool. freshen. freshen up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. to cool. get cool or chilly. to become cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cool off. to get cool. to get chilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Az ve hoşa gider surette soğuk olmak, hafif surette soğumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Serinlenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get cool / chilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Serin hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cool. refresh. refrigerate. to cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cool sb / sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serin olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coolness. chill. cool. freshness. fresh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coolness. chilliness. the cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coolness. chilly. cool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hem ciddi hem de güIünçlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ağır, temkinli, aklı başında, vakarlı, ciddi, ağırbaşlı; gerçek, hakiki; önemli; tehlikeli, vahim. seriously (z.) cidden, ciddi olarak. seriousness (i.) ciddiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Taht: Serîr-i saltanat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şerr» den smüş.) (mü. şerire) (c. eşrâr, eşirrâ). Hayırsız, kötü adam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سریر] taht.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شریر] kötü, şirret.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شریر] kötü insan, kötülük eden insan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) Taht. Yatacak y(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. serâir). Gizli şey, sır, gizli fikir ve hâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. tıp) (mü. serîriyye). Yatırıp kontrol altında bulundurarak hastaya bakma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. tıp). Hasta koğuşları, hastaya bakılan yerler, klinikler. Sertriyylt-ı dâhiliyye = iç hastalıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Hurma kabuğundan ip veya şerit.

2.(cerrahî) Dar ve uzun sargı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Bir barsak paraziti, tenya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. belki Arapça şerît’ten). Örme yassı kaytan: Sırma yün, ipek şerit: Kenarlarına şerit çevirmek, pantalon şeriti, kol şeriti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

band. strip. cord. stripe. ribbon. tape. braid. lane. traffic lane. roadway. tapeworm. fascia. fillet. gut. lace. riband. strap. tab. welt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

band. braid. cord. cordon. edging. lane. ribbon. strap. string. strip. tape. tapeworm. belt. lane. tapeworm tenya.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ribbon. band. streamer. lane. cord. lacing. piping. strap. striation. string. strip. tab. tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شریطه] koşul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şeritle süslemek, şerit çevirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Vücutları şerit biçiminde ve parçalı olan, asalak olarak insan veya hayvan bağırsaklarında yaşayan yassısolucanlar takımı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سریع الانتقال] kıvrak zekalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Hz.Peygamber (s.a.s)’in bulunmadığı küçük askeri birliklere verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şerîate uygun ve tâbî işler: Şer’iyyât ile uğraşmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سریه] müfreze.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. a.). Şeriata uygun olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ötede beride gezen, başı boş, işi gücü olmayıp boşta dolaşan, derbeder, haylaz, Avâre: Serseri oldu, serseri geziyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagrant. vagabond. wandering. good-for-nothing. adrift. errant. larrikin. no-good. outcast. roguish. stray. strayed. vagabond. tramp. rascal. bummer. rogue. beat. bum. dawdler. dosser. down and out. drifter. flotsam. flotsam and jetsam. gadabout. hob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bum. drifter. fiddler. hobo. hooligan. outcast. stray. tramp. vagabond. vagrant. drifting. wandering. footloose. stray. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tramp. vagabond. vagrant. good-for-nothing. bum. loafer. adrift. beggar. hedge bird. hiker. layabout. ne'er do well. piker. plug ugly. prowler. punk. runabout. varmint. yob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سرسری] aylak. 2.anlamsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stray bullet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

floating mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serseri bir şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become loafer / vagrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Serserinin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rascality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a ne'er-do-well. loafer. hoboism. hooliganism. vagabondage. vagrancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Serserice.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. İngiliz şairi Edmund Spenser'a ait. Spenserian stanza Faerie Queen şiirinde kullanılan nazım şekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Sukamışıgillerden, bir metreye kadar uzayabilen bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

climbing lane. climbing lane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lane. traffic lane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç sıra olarak tertip edilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Son dönem elektronik cihazlarda bulunan bağlantı standartıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bilgisayarlar ve çevre birimlerinde bulunan bir veri bağlantı noktası.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Daha çok, bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni, varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır. Hastalık bacağın alt kısmında, bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar. Ayak bileği şişer, deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir. Doktor tedavisi şarttır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Ceviz veya fındık, su.

Hazırlanışı : Altı bardak suya 1 avuç kabukları çıkarılmamış ceviz veya kabuklu fındık konur. Yarım saat kaynatıldıktan sonra süzülüp, ülserli yere pansuman yapılır.


Sağlık Bilgisi by